Şekerin şekerlemesi

Şeker milattan önce 5. veya 6. yüzyıllarında bilinen o zamanlarda şeker kamışından elde edilen bir gıda. Yunan tarihçisi ve tarihin babası sayılan gezginci Herodot hatıralarında, Nil boyu seyahatinde Mısır’da üretilen şeker kamışı şekerinde bahseder.
Şeker Arapçadan alınan bir kelime olduğuna göre bu işi ilk yapanında onların olduğuna işaret eder. Romalılar tarafında istila edilen ülkelere taşındığı söylenirse de, Asurlular ve Perslerin saraylarında misafirlere şeker ve şekerden yapılan değişik tatlılar ikram edilirmiş. Öyle herkese verilmez bir nevi değerli ve üst seviyeli diplomatlara ve elçilere sunulurmuş.
Türkiye’de ilk şeker üretimi teşebbüsü Osmanlı zamanında 1840’li yıllarda teşebbüse geçilmiş fakat teknik imkânların yetersizliği kurulmasına el vermemiş. Zengin bir iş adamı olan Molla Ömeroğlu Nuri tarafından Uşak’ta kurulan fabrikada şekerin tadına 1926 yılında ulaşılmış.
Alpullu 1933 Eskişehir, 1934 Turhal fabrikalarıyla dörde yükselen tesisler, yönetim kolaylığı ve daha fazla tesis kurmak niyetiyle Şeker Fabrikaları A.Ş.(Türk Şeker) adı tek çatı altında toplanarak şirket kuruldu. Bugün özel sektörle beraber 33 tane üretim tesisine sahip olan Türkiye, yanlış politikalar sayesinde her gün biraz daha dışa bağımlı duruma getirildi.
Ülkemizde ve Kırşehir’de şeker üretimi, şeker pancarından üretilir. Şeker kamışında üretilen miktar çok cüzi bir yekûn teşkil etmesine rağmen bu tarımda da geçimini temin eden aileler vardır. Fakat şeker kamışı rutubetli ve sıcak iklimi seven bir bitki olduğu için, sadece Akdeniz havzasında yetiştiğinden pek fazla rağbet görmez üretimi. Şeker pancarı münavebeli ekildiği için, bir sonraki yılda yerine ekilecek mahsule güzel ve verimli bir alan bırakır.
Ülkemizde kotayla ekimine müsaade edilen pancarın girdisinin pahalı olması, verilen desteğin gübre ve mazot fiyatlarının yanında cüce kalması, çiftçinin pancar üretiminden yavaş yavaş uzaklaşmasına sebep oluyor.
Çiftçinin diğer tarım ürünlerine rağmen en çok kar edebileceği pancar yetiştiriciliği, değişik ve anlaşılmaz politikalar sayesinde, bu alanda da Türkiye’yi dışa bağımlı duruma getiriyor. Yarattığı istihdam alanı ve atık olan küspeden elde edilen alkol ve hayvan yiyeceği bakımından çok ucuz ve aynı zamanda besin değeri yüksek bir kaba yem olarak kullanılır.
Özelleştirme furyasına dâhil edilen ve kâr oranı yüksek olan fabrikalara peşkeş çekilirken, zarar eden fabrikalar yine devlete bir yük olarak elde kaldı.
2000’li yıllarda Kırşehir’de yaptırılan Şeker Fabrikası kar eden bir kuruluş olmasına rağmen, birkaç kez özelleştirilme kapsamına alındı, ancak mahkeme kararı ile satışı durduruldu. Bu fabrikanın Kırşehir’e , ülke ve ilimiz ekonomisine katkısı büyük. Kırşehir’de pancar ekimi yapan ve bundan ekmek yiyen binlerce çiftçi var. Kar eden bir kuruluşun özelleştirme adı altında devletin elinden çıkarılmasını da anlamakta güçlük çekiyorum.
Esasında bir çatı altında birleştirilen tesislerin zarar etmesi söz konusu olmamalı. Şekere rakip olarak ve patenti Coni’ye ait olan mısır şurubu tesisleri, Kemal Derviş zamanında memleketimize sokuldu. Bu tesislerin bildiğim kadarı ile dört tanesi faal durumda. Bu tatlandırıcıların insan sağlığına zararı tartışıladursun maalesef şekerli mamul üreten bütün tesisler kullanıyor ve hiçbir kontrolü yok. Amerika’da bazı bölgelerde bu mamulün kullanılması yasak. Bu yasakta bir türlü anlaşılmayan bir uygulama ile yerlilerin çoğunluk olduğu yerlerde geçerli değilmiş.
Son araştırmalarda pankreas kanserinin yoğun olduğu yerlerde bu bölgelermiş. Dünyada beyaz altın veya beyaz petrol olarak bilinen şekerin, tarıma ve ekonomiye büyük katkısı düşünülürken, ekimi ve hasadı için modern makinelerin üretiminde sanayiye büyük kastı vardır. Devletin bu konuda istikrarlı ve ısrarlı bir politikası olmalı. Yalnız yetiştiriciliğinde olması şart olan sulama problemi var.
Bilinçsiz kullanılan sulama kuyuları tek hat üzerinde aynı şehir şebekesi gibi tarlaların başına çekilmesi lazım. Türkiye genelinde taban suyunun daha derinlere inmesi ve yağışlarında yetersiz olması zamanla kuraklığa sebep olacağı için daha modern bir sulama düzenine geçilmelidir.
YORUM EKLE