İnsanın içini karartan ve her geçen gün derinleşerek kötüye giden ülke ekonomisi, her kesimden tüm insanların yaşamlarını doğrudan etkilemektedir. Bu gün ülkemizde her kesimden insanların ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu artık belirgin bir şekilde görülmekte, işsizlik her geçen gün artış gösterirken, tarımda çalışanlar, atölye işçileri, emekliler, memurlar, ev kadınları, öğrenciler geçim sıkıntısı içindeler.

İnsanın içini karartan ve her geçen gün derinleşerek kötüye giden ülke ekonomisi, her kesimden tüm insanların yaşamlarını doğrudan etkilemektedir.

Bu gün ülkemizde her kesimden insanların ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu artık belirgin bir şekilde görülmekte, işsizlik her geçen gün artış gösterirken, tarımda çalışanlar, atölye işçileri, emekliler, memurlar, ev kadınları, öğrenciler geçim sıkıntısı içindeler. Hatta küçük sermaye sahibi esnafın, şirketlerin ve turizm sektörünün ciddi sıkıntılar içerisinde olduğu aşikâr.

AKP hükümeti dış politikasında komşularımızla sıfır sorun diye yola çıkmıştı ama bu gün gelinen noktaya baktığımız zaman sıfır komşumuzun kaldığını görebiliyoruz. Bu da ekonomi ile doğrudan bağlantılı, zira ticaret dost ülkelerle yapılır ve ticaretten kazanç elde edilir. 

Yabancı ülkelerden ülkemize gelen turist sayısında her yıl biraz daha düşüş yaşanırken özellikle Rusya’dan gelen turist sayısı adeta yok denecek hale gelmiş vaziyet de. Komşu ülkelerle ticari ilişkiler de bitme noktasında olunca birçok sektörün bundan olumsuz etkileneceği bilinmektedir.

Ülkemize gelen yabancı turistin azalması ile ulaşım, gıda, tarım, hizmet sektörlerinde krizin daha da derinleşecek olması kaçınılmazdır.

İhraç edilemeyen el emeği tarım ürünleri elde kaldığı gibi, imalat sanayideki daralma da devam ettiği ekonomistlerce yazılıp çizilmektedir.

Ülkeyi idare edenler siyasette sağlayamadığı istikrarı, ekonomide de sağlayamadılar. Zira dolar ve Euro durdurulamaz artışını sürdürürken, Türk lirası değer kaybetmektedir.

İyi yönetilemeyen ekonomik nedenlerden dolayı fakir halkın her geçen gün alım gücü biraz daha düşüyor, ülkeyi yönetemeyenler ekonomideki olumsuzluklar karşısında çözüm de üretememektedirler.

Ülkemizde maalesef ekonomi gidişatı kötü iyi yönetilemiyor. Tüm yaşanılan bu olumsuzlukları gördükleri ve bildikleri halde korkudan yazıp çizemeyen sözde ekonomistlere, konuşup tartışarak ülke gündemine getiremeyen aydın geçinenlere, köy, kasaba, ilçe ve il demeden gezip halka gerçekleri anlatamayan muhalefet parti yöneticilerine yeter artık gerçekleri görün demek çok daha doğru olur.     

Yılları alıp geriye doğru giderek tarihin akışına bakıyorum da, döviz kurlarının hızla yükseldiği, akaryakıt fiyatlarının sürekli arttığı, alım gücünün taban yaptığı, fakirin biraz daha fakirleştiği bir dönemi ben hatırlamıyorum.

Yaşamın içerisinde mutluluğu, sevgiyi, saygıyı, huzuru, güveni, özgürlüğü, adaleti ve insanca refah içinde yaşamayı temel değer olarak görmemiz gerekirken, maalesef böyle olmuyor.

Kırşehir’de zamanla sohbet etme olanağı bulduğum insanlara bir söz ettim bin ah işittim. Sokakta insanların yaşanılan ekonomik sıkıntılardan, yaratılan gerginlikten ve baskılardan bıkmış usanmış olduğunu izledim. 

Bu gün, Kırşehir sokaklarında;

Ülkeyi yönetemeyenlere,

Yönetemeyenlere alternatif olamayanlara,

Düşünemeyenlere,

Konuşamayanlara,

Yazıp çizemeyenlere,

Yazılanları okumayanlara,

Yüksek sesli sitem etmenin yankıları vardı.