Elime kalem kâğıt aldığımda hep içimden insanları, dostluğu, yabani hayvanları, evcil hayvanları, ülkemizin en güzel yörelerini, Akdeniz in mavi derinliklerini, Marmara denizinde uçuşan martıları, şiirleri, türküleri, sevgiyi ve hatta aşkı yazıp anlatmak istiyorum, ama ülkemizde yaşanan acı dolu günler buna izin vermiyor. Kırşehir sokaklarına bakıyorum da insanlar birbirleriyle konuşmalarında hep terörden, yaşanan acıdan, çekilen ızdıraplardan söz ediyorlar.
Elime kalem kâğıt aldığımda hep içimden insanları, dostluğu, yabani hayvanları, evcil hayvanları, ülkemizin en güzel yörelerini, Akdeniz in mavi derinliklerini, Marmara denizinde uçuşan martıları, şiirleri, türküleri, sevgiyi ve hatta aşkı yazıp anlatmak istiyorum, ama ülkemizde yaşanan acı dolu günler buna izin vermiyor.Kırşehir sokaklarına bakıyorum da insanlar birbirleriyle konuşmalarında hep terörden, yaşanan acıdan, çekilen ızdıraplardan söz ediyorlar. İşini kaybetmiş ticaret erbapları, mesleğinden olmuş kamu görevlileri, açığa alınanlar, cezaevine konulanlar, yüreği yanan ve gözyaşı dinmeyen anneler FETÖ kandırdı AKP kandı 2002 yılında başlayan süreç 15 Temmuz 2016 da sona erdi, insanlar mağdur ve perişan oldu söylemleri sıkça duyulmaktadır.
Öyle ya, insanlarımız yaşama sevinçlerini, umutlarını kaybetmiş. Herkeste bir huzursuzluk ve gelecek korkusu oluşmuş. Yarının ne olacağını kimse bilmiyor, düşünemiyor. Hal böyle olunca da öyle anlaşılıyor ki, Atatürk’e onun ilkelerine, onun kurduğu Cumhuriyete ve onun kurduğu Cumhuriyet halk partisine ihtiyacın her geçen gün arttığı günlerden geçtiğimiz daha iyi anlaşılıyor.
İç savaşların yaşandığı, kanın aktığı, silahların susmadığı, ölümün kol gezdiği Ortadoğu ülkelerinden farkımız kalmadı. Metropollerde patlayan bombalar, doğu ve güneydoğu bölgelerimizde yaşanan terör olayları, toprağa düşen cansız bedenler, anaların dinmek bilmeyen gözyaşları, tüm bunlar acı ama maalesef ülkemizin yaşanan gerçekleri.
15 Temmuz günü gecesini düşünüyorum da, gafiller, hainler yıllarca sinsi bir şekilde Türkiye Cumhuriyetinin tüm kalelerine yerleştirilmiş, girilmedik yer ve kurum bırakılmamış 15 Temmuz günü gecesi de işgal hareketine başlanılmıştır. Ancak bu terör çetesinin akıllarına gelmediği ya da unuttukları Mustafa Kemal’in askerleri hainlere gerekli dersi vermekten geri kalmamıştır.
1970’li yıllarda dış emperyalist güçlerin desteği ile hazırlanan sinsi plan ile ülkemizin kurumlarına tek tek sızmalar yapılmış, 2002 yılından sonra da bilerek yerleştirilen özellikle askeri üniforma içindeki beyni yıkanmış ve uyuşturulmuş çeteler ihanetin bedelini ödemelidirler.