1937 doğumlu Dursun Yastıman bir süreden beri İzmir Menemen’de yaşayan Kırşehir’in en büyük gazetecisi olup Kırşehir basın tarihine altın harflerle adı yazılacak bir büyüğümüzdür.

2022’de çıkan “Kırşehir: Sayılarla Bütünsel Bir Bakış” kitabımın yazım sürecinde kendine ulaşmış kitaba aldığım yazılarına izin dışında kitap için sunuş ya da özgün makale yazmasını istediğimde olur demesine karşın ne yazı gelmiş ne de bağlantı kurabilmiştim. Herhalde ilerleyen yaşından dolayı telefonla arası pek iyi olmasa gerek diye düşünmüş üzerinde durmamıştım.

Geçen yılın son gününde son kitabım “Cengiz Çelikten: Kırşehir’de Aydın Bir Diş Hekimi” kitabımı alıp Kırşehir’e dönmüş, toplumsal iletişim ağında paylaşıp okurlarıma kitabın çıktığını duyurmuştum. Facebook hesabında güzel yazılarını severek okuduğum Dursun Yastıman bu paylaşımımı büyük bir nezakette bulunarak paylaşmış ben de şu yorumda bulunmuştum: “Sevgili büyüğüm Dursun Yastıman bu paylaşım inceliğinize çok teşekkür ediyorum. Siz Cengiz Çelikten'i en iyi bilenlerdensiniz. Kim bilir belgeliğinizde (arşivinizde) neler vardır. Bunlar güvenli yerde değil mi. Selam ve saygılarımla...”

Benim bu yorumuma Dursun Yastıman (4 Ocak 2026 Pazar, 17:08) şu yanıtı vermişti: “Gazi Baran Çok değerli hemşehrim Gazi Bey, sıcak alâkanız için teşekkürler... Şimdiye kadar mukabelede bulunamadığım için üzgünüm. Zaman zaman rahatsızlıklarım oldu, sizi yanıtsız bıraktım, özür diliyorum. İnşallah bundan böyle sıkça mesajlaşırız. Değerli eserlerinizin kısa bir dökümünü yaparsanız sevinirim. Çalışmalarınıza her zaman katkıda bulunmak isterim. Şurada ne kadar ömrümüz kaldı ki! Sevgili Cengizimizi biz sevenleriyle buluşturmanıza da çok sevindim. Son kitabınızı bedeli mukabilinde göndermenizi bekliyorum. Ayrıca sizin diğer eserlerinizi de kitaplığıma katmaktan sevinç duyarım. Geç kalmış olsak [da] ben de anılarımı ve önemli yazılarımı kitaplaştırmayı düşünüyorum. Geç mi kaldık dersiniz? Sizi özledim desem yalan olmaz. Sonsuz sevgi ve selâmlar... Adresim şöyle: (…)” (Adresini vererek ileti noktalanıyor.)

Ardından kitaplarımdan gönderdim. Birkaç telefon görüşmemiz daha oldu. Kendisine dağarcığındaki belgeliğindeki bilgilerin bir an önce kitaplaşmasını önemsediğimi, bunun Kırşehir’in Cumhuriyetle özdeş tarihini anlamamıza büyük katkı sunacağını söyledim. Bu konuda yardım istenildiğinde seve seve yardıma hazır olduğumu da bildirdim.

Dursun Yastıman’ın -kendisi de vurguladığı gibi- kitaplaşacak anıları, belgeliğindeki bilgiler öyle tek kitaplık bir çalışma değildir. Ciltler dolusu yayınlar çıkacak bir bilgi hazinesiyle karşı karşıyayız. Öyle ki üniversitelerde tez konusu yapılabilir, akademisyenlerden oluşan yayın kurulu oluşturulabilir, valilik, belediye yetkilileri ile özel girişimciler çalışmaların yayına dönüşmesi için devreye girebilirler. Bunu önemsiyor özellikle Kırşehir Valiliği, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğü, Kırşehir Belediyesi, Kırşehir İl Özel İdaresi, Kırşehir Esnaf ve Sanaatkârlar Odası, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası gibi bütçesi akçesi olan kurumların konuya el atmalarını dileyip buradan sesleniyorum.

Dursun Yastıman büyüğümüz siz benim gözümde yaşayan insan hazinesisiniz (YİH). YİH’in tanımı şu: “Somut Olmayan Kültürel Mirasın belli unsurlarını yeniden yaratmak ve yorumlamak açısından gerekli bilgi ve beceriye yüksek düzeyde sahip kişileri anlatır.” Bence bu tanım size uymaktadır. Kırşehir Çiğdem Gazetesi yazarlarından, hukukçu, şair-yazar Adil Vahaboğlu’nun “Dursun Yastıman’a Kırşehir’den Selam” başlıklı 26.01.2017 tarihinde yayımlanan köşe yazısında anlattıkları bu görüşümü desteklemektedir. İşte kısa bir alıntı: “Dursun Yastıman, Kırşehir adıyla özdeş bir isimdir. Kırşehir, tarihi, coğrafyası, folkloru, dili, kültürü, siyasetiyle… onun kimliğinde odaklanmıştır. Cumhuriyet Türkiyesi hafızasında ve arşivindedir. Gazete ve gazetecilik dendiğinde ilk akla gelen Yastıman'dır. (…) Dursun Yastıman bu büyük arşivden yararlanarak bir büyük gazetede 50 yıl köşe yazarlığı yapabilir. Bitmez tükenmez bir kaynak. Zaten çok titiz bir yazardır Yastıman. Onun yazıları Cumhuriyet gazetesinin ayarındadır. Sabırla, büyük bir dikkatle yazar. Kaynağa iner. Yüzeysel yazmaz. Yazı olsun da ne olursa olsun, kabilinden bir alışkanlığı yoktur. Yazılarını tartar endezeden geçirir. Kompozisyon güzellikleri, estetik ön plandadır. Anlam ve bilgi verme temeldir. Yazıları doyurucudur. Kalıcıdır. Tarihseldir… ”

Sevgili Dursan Yastıman, sizin Kırşehir için yaşayan bir insan hazinesi olarak bir an önce anılarınızı kitaplaştırmak üzere bilgisayar karşısına oturmanızı diliyorum. Yazdıklarınız yazacaklarınızla birlikte derlendiğinde bunun Kırşehir’in kültür dünyasına, gazetecilikle basın tarihine, Kırşehir siyasal yaşamına büyük bir katkı sunup bu alanda büyük bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Bu anlamda sizi yüreklendirmek, kitap çıkarmanın korkulacak bir şey olmadığını üstesinden gelebileceğinizi söylemek, sizi adeta kışkırtıp bir an önce anılarınızı yazmaya yönlendirmek istiyorum. Yazamadığınızda benim gibi gönüllü yardımcıların her zaman için çıkacağına inanıyorum. Basma işini valilik, üniversite, belediye, esnaf ve sanaatkârlar odası, ticaret ve sanayi odası gibi resmi-tüzel kurumlar üstlenir sanıyorum. Olmadı benim gibi gönüllü insanların maddi katkılarıyla baskı sayısı az da olsa kitaplar gün yüzüne çıkarılacaktır. Diyorsunuz ya: Şurada ne kadar ömrümüz kaldı ki! Sevgili büyüğüm Dursun Yastıman, hiçbir şey için geç değildir. Siz yeter ki anılarınızı yazın ya da yardıma çağırın: kitabınız çıkacaktır!

Kurancılı’dan Haber veriYorum…