Din; Hüküm, kanun, şe­ri­at, dev­let, top­lum, ahlak, si­ya­set vel­ha­sıl insan ha­ya­tı­nı her yö­nüy­le kap­sa­mı içine ala­rak Allah’a halis kıl­ma­nın adı­dır.
Din sa­de­ce İslam’ı içe­ren ya­şa­mın adı de­ğil­dir. Ko­mü­nizm, fa­şizm, de­mok­ra­si, la­ik­lik gibi insan ya­şa­mı­na mü­da­ha­le eden her şey ol­du­ğu gibi… Ken­di­sin­den üstün gör­dü­ğü ki­şi­le­rin dü­şün­ce­le­ri­ni kabul etmek ve dahi ayet­ler­de kendi yo­rum­la­rı­nı in­san­la­ra dinin hü­küm­le­riy­miş gibi sunan in­san­la­rın yo­rum­la­rı­nı ha­ya­tı­na ak­ta­ran in­san­la­rın ak­tar­dık­la­rı yaşam şek­li­de din­dir.
Bir in­sa­nın evine, eş­ya­sı­na, ara­ba­sı­na vs. ta­par­ca­sı­na esir ol­ma­sı dahi din edin­me­si­dir.
Eğer bir kişi kendi yo­rum­la­rıy­la helal haram ko­ya­bi­li­yor­sa oda dinin ken­di­si­dir.
Kur’an’da ‘’ Onlar Ha­ham­la­rı­nı Ra­hip­le­ri­ni ve Mer­yem oğlu İsa’yı rab edin­di­ler…’’ aye­ti­ni pey­gam­ber as. Okur­ken as­hap­tan daha önce Ya­hu­di olan Hz. Adiy b. Hatem ‘’ ya Re­su­lal­lah biz on­la­rı ilah edin­mi­yor­duk ki’’ de­di­ğin­de…
Re­su­lul­lah As. ‘’ siz on­la­rın helal de­di­ği­ne helal, haram de­di­ği­ne de haram deyip ona göre ya­şa­mı­yor muy­du­nuz?’’ Adiy b.​Hatem ‘’Evet ya Re­su­lul­lah’’ İşte din adam­la­rı­nı bu şe­kil­de kabul etmek on­la­rı İlah kabul et­mek­tir.’’
Yani; İnsan­la­rın ha­ya­ta ak­tar­dı­ğı yaşam şekli o ki­şi­nin Dini, o ya­şa­mı or­ta­ya ko­yan­da ki­şi­nin Rabbi
(İlahı) olu­yor.
İNSAN­LAR BEN MÜS­LÜ­MA­NIM AMA ŞERİATI KABUL ETMİYORUM DİYEBİLİRMİ?
Bu cümle söy­le­yen ki­şi­nin İslam di­nin­den çık­ma­sı için ye­ter­li­dir. Çünkü Şe­ri­at Allah’ın biz­ler için koy­du­ğu ka­nun­la­rın bü­tü­nü­dür.
Kişi şe­ri­atı red­de­de­rek Allah’ın kesin hüküm ola­rak koy­du­ğu ka­nun­la­rı red­det­mek­te­dir ki…
Bunu söy­le­yen­ler gece gün­düz namaz kılsa, yirmi dört saat oruç tutsa fakir do­yur­sa, öğ­ren­ci okut­sa de­ğiş­mez.
Bir kişi namaz kılsa, hacca gitse oruç tutsa ama İslam’ın dı­şın­da insan ya­pı­sı bir sis­te­mi kabul edip Allah’ın koy­du­ğu ka­nun­la­rı red­det­se yani ‘’ şe­ri­atı’’ bu din Allah’ın em­ret­ti­ği din olmaz.
Çünkü diğer yö­ne­tim­le­rin ken­di­le­ri­ne has ka­nun­la­rı var ol­du­ğu gibi İslam’ın da ken­di­si­ne has ka­nun­la­rı var. Allah’ta di­ğer­le­ri­ni değil kendi ka­nun­la­rı­nı kabul edi­yor.
‘’Kim ki Allah’ın in­dir­di­ği ile hük­met­mez­se ka­fir­le­rin ta ken­di­si­dir.’’ Maide 44
Amaaa! İnsan­lar şe­ri­ata karşı de­ği­lim, Allah’ın emir­le­ri­ni kabul edi­yo­rum fakat uy­gu­la­ya­mı­yo­rum, iç­ki­nin haram ol­du­ğu­nu bi­li­yo­rum, ku­ma­rın haram ol­du­ğu­nu vs. bi­li­yo­rum ama ya­pı­yo­rum dese din­den çık­maz ve gü­nah­kâr olur.
Hesap günü se­va­bı ağır ge­lir­se cen­ne­te, gü­na­hı ağır ge­lir­se ce­hen­ne­me gider. Yani kabul edip ya­pa­ma­mak­la, red­det­mek çok fark­lı şey­ler.
Allah’a rağ­men hiç kimse kendi ka­fa­sı­na göre din üret­me hak­kı­na sahip de­ğil­dir.
Eğer kişi kur­tu­lu­şu­nu kendi inan­dı­ğı ide­olo­ji­ler­de ol­du­ğu­na ina­nı­yor ve onun ik­ti­dar ol­ma­sı için mü­ca­de­le edi­yor­sa ve o ide­olo­ji­si­nin emir­le­ri­ni ye­ri­ne ge­ti­ri­yor­sa o emir­ler ki­şi­nin dini, o emir­le­ri yazan, çizen kimse oda o ki­şi­nin İlahı olur.
Kim kimin söy­le­dik­le­ri­ni kabul edi­yor ve onun­la hük­mo­lun­mak is­ti­yor­sa o Allah in­din­de kabul gören din de­ğil­dir.
Yusuf sü­re­si 40’cı ayet bile tek ba­şı­na her şeyi an­lat­mak için ye­ter­li­dir. ‘’ Hüküm yal­nız­ca Al­la­ha ait­tir. O size ken­di­sin­den baş­ka­sı­na tap­ma­ma­nı­zı em­ret­ti. İşte dos­doğ­ru din budur.
Kur’an’a ba­kar­sak ve araş­tı­rır­sak, din ve tü­rev­le­ri hak­kın­da 100 ci­va­rın­da ayete, yal­nız­ca din le il­gi­li ayet ise 50 ci­va­rın­da­dır.
Bun­dan do­la­yı kişi hem başka yaşam şek­li­ni kabul edip, hem de şe­ra­iti yani Allah’ın koy­du­ğu ka­nun­la­rı, ku­ral­la­rı red­de­de­mez. Red­det­ti­ği an o ki­şi­ye Müs­lü­man de­ni­le­mez.
Ko­mü­nist de­ni­lir, laik, de­mok­rat, fa­şist, li­be­ral de­ni­lir.
Ke­sin­lik­le Müs­lü­man de­nil­mez. Müs­lü­man de­ne­bil­me­si için önce İslam’ı a’dan z’sine kadar kabul et­me­si lazım. İslam dinin adı, Müs­lü­man o dini bü­tü­nüy­le kabul edip şüp­he­siz iman eden­le­rin adı­dır.
Kı­sa­ca­sı; Din bir dünya gö­rü­şü ve yaşam bi­çi­mi­dir. Her dinin iba­de­ti, sos­yal dü­ze­ni, eko­no­mik ku­ral­la­rı, Hü­küm­le, ce­zay­la il­gi­li ya­sa­la­rı var­dır. Durum böyle olun­ca; Her dinin bir ‘’mabud’’u ve kur­tu­lu­şu­nu bu ‘’Mabut’’ta ara­yan ve iman eden men­sup­la­rı var­dır.
Kim neye ina­nıp ona göre ya­şa­yıp şe­ri­atı (Allah’ın koy­du­ğu ka­nun­la­rı) red­det­me­de inat edi­yor­sa...
Bunun en net ce­va­bı da Kur’an’ını ken­di­sin­de bu­lu­yo­ruz. ‘’ Sizin di­ni­niz size benim dinim bana’’ Maide 6
Yani; Hiç kim­se­nin kendi ka­fa­sı­na, çı­ka­rı­na, men­fa­ati­ne göre din ku­ral­la­rı koyma yet­ki­si ma­ale­sef yok.
Kim kendi nef­si­ne uygun ku­ral­lar ko­yu­yor­sa o ku­ral­lar o ki­şi­ni di­ni­dir.
Çünkü din koyma yet­ki­si yal­nız­ca Allah’a ait­tir.
Bize düşen ise o ko­nu­lan ku­ral­la­rı ya kabul edip ha­ya­tı­mı­za ak­ta­ra­ca­ğız ya da kabul et­me­ye­rek başka uy­du­ruk din­ler edi­ne­ce­ğiz.
Kabul edi­len her yaşam şekli dinin ken­di­si­dir.
Rab­bim hi­da­ye­te eren­ler­den ey­le­sin.