Kim diyor?
Milli Eğitim Bakanı açıklamış!
Ne diyor?
Bu yıl okullarda Bakanlığın dağıttığı kitaplardan başka kitap okutulamayacakmış!
Kesinlikle öğretmenler kaynak kitap öneremeyeceklermiş!
Deneme kitapları da olmayacakmış!
Hatta dördüncü sınıfa kadar yazılıda olmayacakmış!
Mış ki mış!
Sormazlar mı? Sayın Bakanım…? Daha önceki senelerde de bu söylediğiniz kurallar yasaktı.
Ama hem Valiliğin hem de Milli Eğitim Müdürlüğünün okul denetimlerinde: Ne hikmetse önerilen kaynak kitap tespit edilememişti.
Oysa biz daha dördüncü sınıf öğrencimize 20 bin TL üzerinde öğretmenler tarafında önerilen kitaplardan almıştık.
Bırakın piyasada var olan yayınları, diğer şehirlerdeki dershanelerdeki denemeleri PDF olarak çıkartmıştık.
Yani bu kararlar laf olsun, bir şikâyet gelirse suç bizde gitsin diye alınan kararlardır.
Eğer bu konuda ciddi yaptırımlar düşünülüyorsa, kitapçıların önüne koyun ikişer tane görevli, velinin aldığı kitaplar her şeyi anlatır.
Pardon! Çoğu veli bu yıl okutulması düşünülen kitapları taaa bir ay önceden almaya başladı.
Çok tuaf değil mi? Okul yeni kapanmış ama kitaplar bir iki ay önceden seçilmiş ve takır takır kitap alınıyor.
Okul açılmadığı halde torunuma sadece fen kitabında altı (6) kaynak aldık.
Sanırım öğretmenler kitapların yasak olduğunu bilmiyordu(!) Karar çıkmadan aldıralım, soran olursa da haberimiz yoktu, biz önce önermiştik(!) derler.
Bence en komik olanı anlatayım mı?
Bu Valimizden önceki Valimiz, Milli eğitim Müdürü öğretmenleri belki korur diye defterdarı görevlendirmiş.
Bilir kişimi dersiniz yoksa fikrinde yararlanmak mı dersiniz, beni çağırdılar.
Birde Bayan Noter Hanım gelmiş güya bizim tespitlerimizi not edecek.
Defterdar bey bana sordu ‘’ Bahri Bey! Bu kitap işini çözmede bize nasıl yardımcı olursunuz?’’
Bende ‘’ Millî Eğitim Bakanlığının bu konuda samimi olduğunu düşünmüyorum’’ dedim ve bana biraz sertleşti.
Bende ‘’kızma biraz sonra ispatlarım’’ dedim.
Bana nasıl çözeceğimizi sordu. Bende ‘’ çok kolay, isterseniz bu işi bana bırakın bir günde çözeyim, eğer çözemez isem sezonda benim işyerimi 15 gün kapatın’’
Çünkü bende kitap kırtasiyeciyim. Sezonda on beş gün kapalı kalmak o işyerinin tümden kapanması anlamına gelir.
‘’ Bize kitap öneren bir iki öğretmen isimi verebilir misin’’ dediğinde bende çok sert bir şekilde ‘’ karşınızda onursuz, şerefsiz bir muhabir mi oturuyor sandınız’’ diye cevap verdim.
Kendisine sordum? ‘’Sizin çocuğunuz var mı? ‘’ evet ‘’dedi ‘’ ‘’Nerde okuyor dedim Cacabey de’’ dedi.
‘’Hiç kitap almıyor musun? Alıyorum. Kafana göre mi alıyorsun? Hayır telefona mesaj geliyor bizde ona göre alıyoruz.’’
‘’Hani başta samimi değilsiniz dediğimde bana kızmıştınız, bende sabredin ispatlayacağım demiştim ya! İşte ispatı; Bana neden isim soruyorsunuz? Öğretmen isimleri telefonunda var ya! Açın soruşturmayı, alın müdürü açığa, burası küçük yer sabaha tüm müdür ve öğretmenler duyar ve sabah müdürlerde öğretmenlerde okulun kapısında kitap kontrolü yaparak okulun önünü aldırdıkları kitabı, kitap kalesine dönüştürürler.’’
Değilse benim size vereceğim isim bir iki öğretmeni açığa aldırmaya yararken diğerleri paçayı yırtar.
Buda bana göre hiç adil olmaz.
Ben şunu söyleyeyim ki; ‘’Bu konuştuklarımızı noter hanım yazmayacak, siz okula göstermelik gideceksiniz. Tuttuğunuz tutanağı ben okumadan imzalayıp size vereceğim sizde imzalayıp Sayın Valimize sunacaksınız.
Bu tutanaklar Bakanlığa gidecek ve bize bir yazı gelecek; Şikayetler üzere okullara gidilmiştir ama herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır denilecek.’’
Aynen öyle oldu.
Gelelim bu kararlar doğrumu yanlış mı konusuna.
Kesinlikle Bakanlığın bu kararı yanlış. Çünkü bir karar alırken mevcuttaki kitap kalitesini kontrol ederek alınması gerekir.
Bakanlığın dağıttığı kitapla ciddi eğitim verilmesi mümkün değil.
Konu anlatımı çok zayıf ve karmaşık. Konu sonlarında soru kısmı çok az. Konu ile ilgili resimler silik, anlaşılmaz şekilde.
Öğretmenlerin önerdiği kitap ise her şeyiyle harika. Çünkü para kazanılmak için yayımcılar arasında ciddi rekabet var. Kitap hazırlayan öğretmenler en ince detaylarına kadar inceliyor ve ona göre kitap hazırlıyorlar.
Peki! Milli Eğitim Bakanlığı neden elinin altında yığınlarca cevher varken ve dışardaki kitapları hazırlayan kendi öğretmenlerine harika kitaplar yazdırmıyor?
Bir komisyon oluşturup dışardaki kitaplar incelenerek daha mükemmelini hazırlatıp, öğretmenlere dışarda kitap seçtirmeme imkânı sunamaz mı?
Bal gibide sunar. Hem de en alasını sunar.
Bu durumda mesele kitap alımını yasaklamak değil, birden fazla kaynak almayı yasaklasalar daha tutarlı olur ve veliyi ciddi anlamda maddi yükten kurtarırken çocukların beyni zorlanarak sosyalite yönü kurtarılmış olur.
Çocuklar bu kitaplarla yarış atına dönmekten kurtulur.
Gerçekten yeter artık. Bu kadarı fazla. İlk okul çocuğuna on beş, yirmi bin liralık kitap aldırılmaz.
‘’Ben velilere Milli Eğitime dilekçe verin’’ diyorum. Aldığım cevap sindirilmiş velileri görüyorum.
’’ Bizim dilekçe verdiğimiz ortaya çıkarsa çocuğumuza öğretmen kafayı takarsa ne yapacağız?’’
Halimize acımamak elden değil. Bir toplum nasıl bu kadar sindirilebilir?
Gerçekten yazık ki ne yazık!
Üsttekinin aldığı kararlara bakıyorum, öğretmenlerin uygulamasına bakıyorum, alttaki sürünen velilerin isyan ederek kuzu kuzu kitap alışına yanıyorum.
Gerçekten burada bir terslik var. Üst Ast uyumsuzluğu çok basit olmasına rağmen neden çözülemiyor?
Ben Avrupa’yı da çok iyi biliyorum. Neden Avrupa’da bu kargaşa yok ve çok enteresan kaynak kitap yok.?
Hollandalı eğitmenlerle konuşmuştum. Neden devletin verdiği kitapların dışında kitap önermiyorsunuz?
El cevap! ‘’Kitaplar konu anlatımı için yeterli ve bizim anlatımımızda onu perçinliyor. Daha fazla kitap çocukları eğitimde usandırır. Okuyacak çocuk bile okumaktan vazgeçebilir. kafa karışımına neden olur. Seçeceği branşlarda soğutur ve en önemlisi çocukları sosyal yaşamda uzaklaştırarak kontrolden çıkmasını sağlar’’
Doğrumu? Doğru. Hem de külliyen doğru.
Elin adamları bunu düşünürken, biz çocuklarımızı sokaklarda bugünkü hale düşmelerini sağladık.
Ne büyük kaldı ne küçük.
Ne saygı kaldı nede sevgi.
Nereye koşuyoruz belli değil.
Bu nesli mahvettik, kimin ne yaptığı belli değil.
Kesinlikle bir suçlu var ama kim?
Üsttekiler mi, öğretmenler mi, ailemi? Kitap yasakmış! Eh göreceğiz diyeceğim ama kitaplar seçileli ve alınalı çok oldu. Üzerine bir bardak su içelim diyeceğim ama suyu içeli de çok oldu.
Şimdiden askıda kalan Yeni yönetmenliğe hayırlı olsun(!)