Yine bir Yıl geride kalırken, yeni bir Yılla buluşup adını unutmayıp kutlamasını yaptığımız Ahilik haftasıyla buluşuyoruz.

Yine dışarıdan misafirlerimiz gelecek, onlar kürsüye çıkacak; ‘’ Ahi’ler, Şeyh Edebali’ler, Süleyman Türkmani’ler, Aşıkpaşa’lar, Ahmedi Gülşehirli’ler diyarı, değerli Kırşehir’liler…’’ Diyerek ‘’klişeleşmiş’’ süslü sözlerle başlayıp…

Üstü etli pilav dağıtıp, birde, Ahiliğe hiç yakışmayan ‘’set’’ kuşatması ile bu yılda Ahi’yi ve Ahiliği anlamadan kutlamış olacağız.

Benim niyetim hiçbir zaman insanları ve kutlamaları küçümsemek değil, olamazda.

Ben sadece ve sadece, Ahilik kutlamalarının, Nasruddin Mahmud b. Ahmed El Hoy (Ahi Evran’ı Veliyi) ile pekte bağının olmadığını söylüyorum.

Peygamber (as) i anarken veya İslam’ı yaşamaya çalışırken ne yapıyoruz?

İslam’ı ve yaşamımızı (Müslümansak) onun yaşantısına ve anlattıklarına göre düzenlemeye çalışıyoruz.

Ahi Evran ne yapmış?

O da ortaya çıkan Toplumsal sorunları İslam’a ters düşmeyecek şekilde çözmeye çalışmış.

Çözmüş mü?

Çözmüş!

Sosyal, Ekonomik, Siyasi, Askeri, eğitim gibi sorunları o gün ’ün şartlarına göre en güzel şekilde çözmüş.

Hiç kimse kafasına göre işyeri açamamış. Kafasına göre, parasına, sermayesine güvenerek önüne gelen her şeyi satarak başkasının rızkını elinden alamamış.

Hileli mal satan tespit edildiğinde (halkta uyanık olsun almasın değil) ayakkabısı dükkânın önüne asılarak halka o esnafın ne mal olduğunu deklare etmiş.

Şimdi ise bunun adı ucuzu var kalitelisi var oldu,

İyide nasıl oluyor aynı malın hem ucuzu hem de kalitelisi?

Mesela; Bir kalemin, bir defterin vs. Nasıl oluyor?

En önemlisi bunların sahte olup olmadığını tespit edebilecek ekiplerimiz var mı? Varsa neden yılda bir tanede olsa bir işyeri tespit edilip kapatılamıyor?

Bunlar Ahilikte olması gereken kurallardı. Bu kurallar bizde olmadığına göre, biz neyi kutluyoruz?

Örneğin; Kırtasiye ürünü, elektronik, giyim vs. gibi ürünler tüm AVM’lerde, Ucuzlukçularda, pazardaki kap kaşık satanlarda, Pazar da giyim satan yerlerde’’vel’ha’sıl ‘’ her yerde Kırtasiye satılamamış.

BU devleti yöneten bir Allah’ın kulu da çıkıp; ‘’ ya kardeşim sen gıda ürünleri satmak için yer açmışsın bu ürünler nedir diye soranda yok, düzenleme yapabilecek babayiğit de yok.

Peki, Etli pilav yiyip, süslü kelimelerle kutlamaya çalıştığınız, Ahi Evran’ın uygulamasına bir kez de olsa zahmet edip baksanız. Acaba nasıl bir uygulaması varmış diye!

Var mıymış Ahi Evran’da; nüfusu az olan yerlerde her meslekte fazla fazla işyeri açma müsaadesi…?

Veya herkesin her işi yapma müsaadesi!

Var mıymış Ahi Evra’da, başkasının sattığı malı, sermayesine sermaye katmak için, malına ve makamına güvenerek satması…?

Ahi Evran bunları yaparken neyin mücadelesini veriyordu? Ve kime karşı…?

Yemişim sizin ahilik kutlamanızı!...

Ahilikle uzaktan yakından, hiç, ama hiç benzerliği olmayan bir yerde, Ahilik kutlaması yapmak Ahi ‘Evran’a ’da Ahiligede küllüğen ters.

Ne bu sistemin ne bu ticaret odalarının ne bu esnaf kooperatiflerinin Ahilikle zerre alakası yok.

Söyler misiniz, HANGİ ESNAF KURULUŞU BATAN ESNAFA FAİZSİZ para vererek kurtarmaya çalışıyor?

Ahi’lik’te Para verilen esnaf, kendisini kurtaramadıysa; Malı satılıp, borcu silinip, ailesini geçindirecek şekilde maaşa bağlıyordu?

Ahi kime faizli para verip, ödeyemezse evine, işyerine haciz kaldırıp ‘’ incir acı diktiriyordu?’’

Beyler! Kuru kuruya şenlik kutlamak abesle iştigal gibi.

Kutlayacaksanız; sisteminize, hayatınıza aktarmak için kutlayın.

Anlatacaksanız, Ahi gibi yaşayıp ondan sonra anlatın.

Aman dikkat edin! Ahilik Moğol hizmetçisi Mevlâna ile Moğolların Kırşehir Valisi Cacabey’e benzemez. Bu Halk Ahiliği öğrenirse başınıza iş alırsınız.

Çünkü Ahi’ler; bozulan Selçuklulara ve Moğol sürülerine karşı cephe almış ve onlara alternatif kendi sistemini yavaş yavaş uygulamaya başlamıştı.

Ahiliği bu halk gerçek anlamıyla öğrenirse bir daha buraya kutlamaya da gelemezsiniz.

En iyisi ‘’yılanı uyandırmadan’’ karnı tok olanların ‘’etli pilavı’’ bir kaşık yiyerek, dışarıda pirzolayla karnını doyurup dağılması.

Kafamı karıştın bir konuda; Neden Mevlâna kutlamalarına milyonlar harcanıp, dindarı- dinsizi, milliyetçisi- komünisti, Türkü -Ecnebisi velhasıl her kesimden şaşalı kutlamalar yapılırken, Ahilik sönük geçiyor?

Acaba diyorum? Mevlâna felsefesini öğrenenler sistemle barışık yaşarken...

Ahilik felsefesini öğrenen sisteme karşı gelirler diye mi sönük geçiyor?

Vallahi ben 6 ay gibi süre Ahiliği araştırdım. Ahiliğin bu sistemle uzaktan, yakından zerre alakası yok.

Gerçekçi olmadığı içinde esnaf zerre ilgi göstermiyor.

Seneye etli pilavda buluşmak üzere.