
Türkiye İstatistik Kurumu ülkemizin 2017 yılı ekonomik büyüme rakamını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Kamuoyu tamamen büyüme olarak açıklanan 7.4 rakamını konuşuyor, tartışıyor. Öyle ya bu büyüme ile OECD ülkeleri arasında İrlanda’dan sonra ikinci sıradayız. G20 ülkeleri içinde de birinci sıradayız, yapılan açıklamaya göre durum böyle.
Ekonomistler açıklama yaparken büyümenin gelir artışı ve istihdam olduğunu izah ederler. Ülkemizde ekonomik olarak 7.4 büyümeden söz ediliyor da halka yansıyıp yansımadığını pek söyleyen yok. Yoksulluk biraz daha artmış, işsizlik oranı yine yüksek, o zaman büyüme her nedense halka yansımamış durumda. TÜİK’ in yaptığı açıklamaya göre kişi başı milli gelir 38.660 TL, dört kişilik bir ailenin yıllık geliri ise 154.640 TL, olarak belirlenmiştir.
Büyüme demek kişi başı gelir artışı demektir,
Büyüme demek işsizliğin azalması demektir,
Büyüme demek iş çevrelerinin işlerini geliştirmesi büyütmesi demektir,
Büyüme yeni fabrikalar, yeni yatırımlar demektir.
Bugün Anadolu’ya baktığımızda yeni yatırımlar yok, yeni fabrikalar yok, işsizlik azalmıyor, bir bir kapanan işletmeleri hep görüyoruz, yoksul insanlar bir nebze olsun refah içerisinde yaşayacak gelir elde edemiyor, ama büyüyormuşuz anlaşılması son derece garip bir durum.
Rakamlara göre büyüyormuşuz, ama ülkemiz borçtan kurtulamıyor. Üretici de borçlu, tüketici de borçlu. Çalışan borçlu, emekli borçlu, işçi, çiftçi kısaca her kesimden insanlar borçlu. Tüm bunlara rağmen ekonomik olarak büyüyormuşuz. İyi güzel de halka yansımayan büyümenin anlaşılır bir yanı da sanki yok gibi.
Anlayabileceğimiz şekliyle büyüme halka yansıyor ve yoksul insanların gelir düzeyleri artıyorsa, işsizlik oranı her yıl küçülüyor ve tamamen bitme noktasına geliyorsa, insanların alım gücü artıyorsa, yatırımlar artıyorsa, yeni yeni iş yerleri açılıyorsa, her geçen gün üretim artıyorsa, o zaman gerçek büyüme diyebiliriz.
Kırşehir’in çarşı ve pazarında ekonomide bir canlılık görünmüyor. Sanki insanların alış veriş yapacak ekonomik gücü kalmamış. Euro 5 bin liraya, dolar 4 bin liraya dayanmış. Akaryakıt fiyatları günlük artış gösteriyor, enflasyon yüksek, bu halde bırakın büyümeyi ekonomi de ciddi sorunlar var demektir.
Kırşehir gibi küçük bir kentte yaşanan ekonomik sıkıntılar bu halde iken, büyük illerdeki durumu hiç düşünemiyor insan.
Şimdi bu yaşadığımız olumsuz tabloyu, sahiden büyüyüp büyümediğimizi, ekonomi uzmanları, siyasiler yüksek sesle dile getirmeli ve halka içerik olarak somut bir şekilde anlatılmalıdırlar.