Mekke’de üç ülke; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan birbirine olan saldırılar karşısında askeri anlaşma yaptılar.
İktidar taraftarları kendisine gelecekte yer bulmak için ve o cenahta beslenenler ağzı sulanarak bu ittifakı göklere çıkartırken, karşı olanlarda yerin dibine sokuyor.
Her iki kesimde ‘’adil’’ davranmıyor. Kendi menfaatleri için yazıyor ve konuşuyor.
Çocuklar öldürülüyor, okullar, hastaneler bombalanıyor hiç kimsenin umurunda değil.
Varsa yoksa bulundukları cenahta ahkam kesmek.
Bu durumda sizin o katillerde geriye kalır yanınız nedir?
Var mı bir farkınız?
İran Şii ve kanunları Şii fıkhına göre uygulanıyor diye bangır bangır bağırarak saf dışına atarken…
Siz Sünnilerin onlardan farkınız ne oluyor?
Gelelim asıl konuya.
Bu ittifak, bu ülkelerin kendi kendilerine aldıkları bir karar mı?
Hiç sanmıyorum. ABD’nin haberi olmadan yapılan bir ittifak olduğunu söylemek saflık olur.
Eğer bu ittifak yapılırken ABD ve İsraillin veya başka bir devletin Müslüman halklara karşı saldırılarını bertaraf etmek içinse neden İran yok?
Asıl FİLİSTİN neden yok?
Alın Filistin’i bitirin İsrail zulmünü.
Neden Arap ülkelerindeki ABD üslerinde kalkan uçakların bombalandığı yerleri korumak için ittifak yaparken…
Filistin’de, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da yapılanlar için onları ittifakın içine alarak zulmü durdurmuyorsunuz da İran’ın kendisini korumak için bombaladığı ABD üsleri için bir araya gelmekten imtina etmiyorsunuz?
İran kendi üzerine gelen uçakların kalktığı yeri bombaladı, ne yapacaksınız? ABD VE İsrail için İran’ımı vuracaksınız veya Yemeni?
Evet! Bu işin asıl başlangıç yeri de Yemene müdahale olacaktır. Çünkü Husiler İsrail’e karşı boş durmuyor ve en çok onlar İsrail katillerini rahatsız ediyor.
İsraillin daha rahat hareket etmesini ve ABD emperyalizminin daha güçlü hale gelmesi için bu ittifak kurulurken...Gelecekte iki mezhebin birbirini yemesiyle, hem parçalanmak istenen yerler daha kolay olacak, emde köleliğe alışmış kişiler kendi koltuğunu daha uzun koruyabilecekler.
Bu hegemonyanın en kolay yolu da halkları galeyana getirerek olacaktır. En etkili yolu da Kâbe’nin ve kutsal yerlerin bombalanarak bunu da Husiler’in ve İran’ın üzerine atarak halledeceklerdir.
İşte o zaman tutun SUNİ VE Şİİ düşmanlığını.
Tamam hepiniz birlik oldunuz ve ABD üslerini bombalayan İran’ı ve Yemende Husiler’i koro halinde kınadınız.
Tersini düşünelim. Türkiye İsrail’le savaşa girse ABD üslerinde uçaklar kalksa ve halkını. Toprağını bombalasa gelen uçaklara selam mı duracağız?
Yoksa bataklığımı kurutacağız?
Bırakın üsleri bombalamayı biz o üsleri teslim alırız.
Peki kendisi için kötülük düşünmeyen komşusuna, yapılanları kınayacak kadar kör olursa, bunu İslam’ın neresine sığdıracağız? Veya bunu yapanlara Müslüman denilirse İslam’daki adaleti nereye koyacağız?
Bırakalım Dini insan olan bile bu yapılan katliamlar karşısında duramaz. Aynen ispanyanın duramadığı gibi.
Adamlar hiç olmazsa katilin konsolosluğunu kapattı biz kıytırık konsolosluğu bile kapatamadık üstüne birde suçsuz yere öldürülen İran’ı ve Yemeni kınadık. Bilmiyorum, belki de gizli gizli vuruyoruzdur da.
Yetmedi İran’a karşı üçlü çektik.
Yemin olsun ki bunun sonu bu dünyada olmasa da ahirette çok kötü olur.
Ben bu ittifaka karşıyım. Ne zaman İran, Filistin, Lübnan, Suriye içine alınır o zaman desteklerim.
Değilse bu ittifak hayra alamet değil.
Eğer doğruysa ABD kongresinin Cumhuriyetçi üyelerinden Joe Wilson Mekke anlaşmasının Trump un bilgisi dahilinde olduğu ve Trump un bir başarısı olduğunu açıkladı.
ABD’nin haberi olmadan Pakistan’ın uzaktan atanmış lideri ile Suudi lideri ABD den habersiz tuvalete gidebilir mi?
Trump Salmandan için ‘’ Benim k…nı öpeceğini hiç düşünmemişti...’’ dediğinde ne oldu?
Trump’a daha çok bağlandı. Belli ki yalata yalata k… alıştı.
Bundan dolayı bu ittifak pekte hayra alamet gözükmüyor. Sonu bana çok tehlikeli geliyor.
Aynen katil Esad’ı devirip, yerine daha önce kellesine ödül konulup da örgüt kurdurarak silahlandırılıp on iki günde devrim yaptırarak Hamas’a ve Hizbullah’a giden silahların önü kestirip, birde üstüne barış anlaşması adı altında gösteri yaparak, İsraillin önünü tümden açıp, Gazze’nin gitmesi yetmediği gibi, Lübnan’ın doğusu ile Suriye’de Şama on beş km ye kadar gelmesini sağladılar ve katil İsrail bayrağını diktirdiler.
Ne hikmetse İsrail Suriye’nin beş yüz civarında askeri yerlerini bombalarken ve bazı kişileri katlederken, Suriye’nin İsrail’e tek bir kurşun atmayışı baya baya manidar.
Yani şunu söyleyebilirim ki; Ortadoğu’da ABD’nin haberi olmadan (İran hariç) kuş dahi uçmuyordur.
Asıl tehlike: İnsanın gözünün kör olması değil, aklının, kalbinin, vicdanının kör olmasıdır.
Kör olmaya körüz de gözün görmesini engelleyenler kim? Bunu bir anlayabilsek, ilaca zerre gerek kalmaz.
Gerisi bana göre hikâye.