İnsanlar günlerdir bir heyecan, bir endişe içindeydi. 7 Haziran seçimlerinin hemen ertesi günü yağan yağmur şehrin üzerine çöken kasvetli havayı dağıtmaya yetmişti.
İnsanlar günlerdir bir heyecan, bir endişe içindeydi.7 Haziran seçimlerinin hemen ertesi günü yağan yağmur şehrin üzerine çöken kasvetli havayı dağıtmaya yetmişti.
Derin bir oh çektiler.
İnsanlarda bir hafifleme, bir rahatlama ortaya çıkmıştı.
13 yıldır iktidar olan AKP uyguladığı politikalarla iktidarını kaybetmişti.
Düşünüyorsunuz “AKP niye kaybetti?” diye…
Pek çok sebepleri var.
13 yıl önce iktidar yolculuğuna çıkarken Kürt kökenli Doğu ve Güneydoğu’lu pek çok şahsiyeti yanına almış, Prof. Dr. Reha Çamuroğlu gibi Alevileri de kadrosuna ekleyerek iktidar yolculuğunu sürdürüyordu.
Yani AKP’yi Kürtler iktidar yapmıştı.
Sonra AKP onları tek tek tasfiye etmeye başladı.
Onlar da boş durmuyordu. HDP’ye geçtiler.
İktidar yaptıkları, politika yaptıkları AKP’yi 7 Haziran seçimlerinde iktidardan indirmişlerdi. Eski AKP’li, yeni HDP’li Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, eski CHP’li, yeni HDP’li Celâl Doğan gibi…
Yani indir-bindir dünyası işte…
Türkiye genelinde AKP oy kaybetti.
Kazanan MHP ve HDP oldu, sonuçlar ortada…
Kazanan demokrasimiz oldu.
Kaybeden, muhalefeti kabul etmeyen AKP oldu.
Atatürk’ün Türkiye’sinde bütün bunlar yaşanırken, bu devleti kuran, ülkemize Cumhuriyeti ve demokrasiyi getiren, mavi gözlü, sarı saçlının tüm değerleriyle oynamadılar mı? T.C.’yi kaldırmak istediler, bazı işgüzar vali ve kaymakamlar kaldırdılar bile. Soranlara “Tabelada yer kalmadı!” diyebildiler. Okullarımızda andımızı kaldırmadılar mı?
Atatürk’ün 17 Aralık 1927 tarihinde Ankara’da dile getirdiği şu sözleri sizlere neleri hatırlatıyor:
“Efendiler,
“Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, din ve devlet düşmanı oldukları için, Selçuklu’yu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdıkları için yasakladık.
“Çok değil, yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler, bazı cemaatler bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduklarımızı öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek. Ama devleti bölüşmeye geldiklerinde birbirlerine düşeceklerdir.
“Ayrıca unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerlerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.”
Ülkemizin 90 yılda geldiği yer burası olsa gerek.
AKP ile Fethullahçılar birlikte değiller miydi?
Onların oyları ile iktidar olmadılar mı?
Peki kavganın sebebi, paralel olmanın nedeni neydi acaba?
Bu millet yaşananları unutmadı.
Hatırlayınız cemaatler de işi iyice azıya almışlardı, sözde cemaatci gözüken bazı esnaf, tüccar memurların şımarıklıklarını hatırlayınız.
Resmi törenlerde, protokollerde valinin önüne geçenleri bu millet içine sindiremiyordu.
Ettiler, buldular!
Seçim gecesi, sabah ezanına kadar sonucu bekledik.
Sonuçlar açıklandı.
Bazı medyacıların yüz ifadesi ve beden dilleri inanılır gibi değildi.
Dümdüz kaldırım gibi suratlar!
Dünya başlarına yıkılmış gibiydi!
Onca ankete, araştırmalara rağmen bu sonucu beklemiyor gibiydiler.
7 Haziran seçimleri şunu da ortaya koydu. Cumhurbaşkanı’nın başkanlık hayali de son buldu.
Büyük çoğunluğun bu sisteme karşı olduğu da anlaşılmış oldu.
7 Haziran seçimleri öncesi mitinglerde, toplu açılışlarda gümbür gümbür boy gösterenler seçim gecesi balkona da, pencereye de çıkmaması manidardı. Buna karşılık Davutoğlu’nun “Biz kazandık, biz kazandık” diye sevinç çığlıkları atması da şaşırtıcıydı.
AKP’nin 13 yıllık iktidarı döneminde bütün Türkiye gibi Kırşehir de bu partiye oy verdi.
Kaç tane AKP’den milletvekili seçtik. Bir tek Mikâil Arslan’ın Kırşehir’e hizmeti geçti.
Ya diğerleri?
Kendilerini kurtardılar, milyarlarca lira maaş alıyorlar.
Var mı bir eserleri?
Hep söylüyorum bir tek Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin kişisel hizmetleri var. Zaten bir milletvekili de onun sayesinde kazanıldı. Herkes böyle diyor.
Şimdi ülkemizde AKP iktidarı bitti.
Başbakan istifasını Cumhurbaşkanı’na sundu.
Cumhurbaşkanı da kabul etti, yeni hükümet kuruluncaya kadar görevini sürdürmesini istedi.
Yeni bir süreç başladı yani…
CHP ya da MHP mutlaka koalisyon hükümetinin içinde yer alması herkesin ortak görüşü. Zaten halkın beklentisi de bu yönde.
Bu partiler birbirlerine dayatmayı bırakmalıdırlar. Çünkü ülkemizin buna tahammülü kalmadı.
Koalisyon hükümetini kim kurmazsa, kim sorun üretir kaçarsa, onun sonu siyasi parti çöplüğünde noktalanır.