Daha önce 4 hafta süre ile yayınladığımız konu başlığını önceki hafta bitirmiştik. Ancak, Özer Ravanoğlu’nun anılarını tertiplediği 600 sayfalık kitabında okuyucularımın, bilgisine sunulacak bizzat yaşadığı onlarca anıları var. Bu anılardan Ata Yurdumuz Kırgızistan’la ilgili (anılarını ) tesbitlerini yine her hafta tefrika halinde yayınlayacağım. Daha önce4 hafta olarak yayınladığımız yazılarımızı takip etmeyen okuyucularımız için yazarımız hakkında kısa bir özet sunmak istiyorum. Konu başlığımızın yazarı İnşaat Mühendisi Özer Ravanoğlu, 1938 doğumlu 25 yılını Türk Cumhuriyetlerinde Diyanet Vakfı ve TİKA tarafından görevlendirilen bir Türk Milliyetçisi. Ravanoğlu, Ata Yurtlarımızda bir çok kalıcı eser yapımına öncülük etmiştir. Özer Bey’in kendisinden bedelini ödeyerek satın aldığım kitabından yazılarıma alıntı yapabilirmiyim dedim. O da gerekli oluru verdi. “Tanrı Dağları’nın Gözyaşları” adlı kitap Ötüken Yayınevi tarafından basılmış. Yazarımızın bu anı kitabını ve diğer kitaplarını okumak isteyen okuyucularım, Ötüken yayın evinden talep edebilir. Özer Bey’in Kitaplarını alıp okuyacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ediyorum.

Kırgızistan’ın başkenti “Bişkek’te Yaşayan Yabancılar” Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra buraya çeşitli sebeplerle gelenler oldu. Bunlar; Türkiye Türkleri harcinde Çin’den, Köre’den, Tacikistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan, İran’dan, Arap ülkelerinden (Suriye, Mısır, Kuveyt) gelmişlerdi. Tabii bunlara ilave olarak muhtelif ülkelerin misyonerlerini de unutmamak gerekir. Yabancıların bu ülkeye geliş amaçları üç başlıkta toplanabilir.

1.Eğitim amacıyla gelenler 2. Ticaret amacıyla gelenler 3. Seksen yıl devam eden Marksizm’in meydana getirdiği manevi boşluktan istifade ederek kendi amaçlarını yaymak için gelenler. Tek bir cümle olarak ifade edersek; talebeler, tüccarlar, misyonerler.

Gelenlerin milletlere göre sıralaması düşünülürse en kalabalık grup Çinlilerdir. Doğu Türkistan’lı bir Uygur dostumuz, Kırgızistan’da yüzbin Çin’li olduğunu söyleyince çok şaşırmıştım. Şaşkınlığımı görünce şöyle izah etti. Siz şöyle izah etti “Siz sokakta Çinliye raslarsınız Kırgız zanneder ayırt edemezsiniz. Ama biz onlarla yaşadığımız için Çinliyi nerede görsek hemen tanırız, ayırt ederiz. Şu anda Bişkek’te elli beş adet Çin lokantası var.” Dedi. Bu konuşma 2010 yılında olduğuna göre muhtemelen bu sayı zamanla sayıca artmıştır.

Aynı yıl içnde Oş’a gittiğim zaman oradaki dostlara “ Oş’da Çinli varmı diye sordum” Oş’un 20 kilometre dışında bulunan Karasu Pazarında en az 10 bin Çinli var dedikllerizaman ben de Kırgızistan’da yüz bin Çinli olabileceğine inandım. Bu Çinlilerin tamamı ticaret maksadı ile gelmişler. İçlerinde vatandaşlık alıp yerleşenler de varmış. Kırgızlarla evlenen olduğunu da duyuyoruz. Görünen durum bu, ama bu işin kendiliğinden gelişen bir olay olmadığını, içinde siyasi hedeflerinde bulunduğunu düşünüyorum. Fakat kayıtlı Çinli sayısının resmi görevlilerin ifadesine göre 12 bin çıvarında olduğu Türk vatandaşların ise ikinci sırayı teşkil eden yabancılar olduğu da söylenmektedir Sayılar afaki görülebilir ama durumun ciddiyeti de görülmelidir. Devam edecek

Önemli Not: Bazı okuyucularım, bu yazılarımdan dolayı ücret aldığımı sanıyorlar. Yıllardır yerel gazetelerde yazdığım yazılarımdan dolayı hiçbir ücret talebim olmamıştır. Amatörce C. Allah ömür verdiği müddetçe yazmaya devam edeceğim.