250 Bin şehit verdiğimiz ve Türk’ün zaferi ile sonuçlanan Çanakkale Deniz savaşının 18 Mart 2026 tarihi 111. yıl dönümü İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan ve Anzaklardan oluşan düşman kuvvetleri arkalarında 252 bin ölü bırakarak geldikleri gibi gittiler Çanakkale Harbi bizim için bir ölüm kalım savaşı idi Maazallah, Çanakkale’de mağlup olsaydık ne Kurtuluş Savaşı’nı mağlup olsaydık de ondan sonra bugünkü Türkiye’yi kurabilirdik.

Dardanos Tarabya’sının topçularının tarama gemilerine nefes aldırmıyordu. Saldırı amacı ilkin boğazın girişini koruyan Anadolu yakasındaki Kumkale ile Orhaniye’de Rumeli yakasında Ertuğrul ile Seddülbahir’deki tabyaları yok etmekti. İkisi Fransız dördü İngiliz olmak üzere altı zırhlı bu işi başarmak için görevlendirilmişti. Bu gemiler 12.000 ile 10.000 metreden bataryalar üzerine ateşe başlamışlardı.

İlk ateşi açan HMS Cornwasllis zırhlısının topçu subayı Yüzbaşı Harry Minchin, bunu büyük babasına yazdığı bir mektupla gururla anlatmaktadır. “İlk topa ateş emrini verdim ve daha ilk ateşte isabet kaydettik. Onların mevzileri dışında olduğumuzdan ateş oranı çok ağırdı, dakikada bir mermi falan. Öğlene kadar devam ettik. Öğleden sonra bize ve Vengeance 8.00 ile 5.000 yarda kadar yaklaştık ve Vengeance epey yoğun bir ateş altına girdi. Biz hemen onu desteklemeye koştuk ve gemideki bütün toplarla kaleye ateşe başladık. Her top yaklaşık olarak dakikada iki mermi atıyordu. Bu numaralı tabya sır taşı, duman, alev ve toz yığını halinde havaya uçtu. Ondan başka bir tabyadan üzerimize ateş başlayınca hemen o yana döndük. Birkaç kere çok yaklaştıysa da biz hiç isabet almadık. Ateş hızımız onları şaşırtmış olmalıydı. İnsanın çevresine dakikada 1500 kilo mermi yağması epey sinir bozucu olmalı.”

Türk bataryaları mevzilerinin kısalığından susmak zorunda kaldılar. Saat 12.00’dan sonra zırhlılar kıyılara yaklaşarak 7000 metreden ateş etmeye başlayınca bataryalar da karşıt ateşe geçtiler. Ateş şiddetliydi iki gemi isabet aldı. Amiral Carden saat 17.30’da geri çekilme emri verdi. Dış bataryaları bir günde tahrip etmek ümit, bu seretle suya düşmüş oluyordu. Ertesi gün başlayan fena hava saldırıyı 25 Şubat’a kadar geciktirdi.

25 Şubat’ta dış bataryalar, yarıda kalmış saldırıya tekrar başladı. Bu kez saldırıya 12 düşman gemisi katıldı. Bataryalar top mevzilerinin alanına giren gemilere güçlü bir karşılık verdiler. İkisine önemli isabetler kaydetmeye muvaffak oldular. Ne var ki bu yüzer kaleleri seyirlerinden alıkoyacak olanaklara sahip bulunmuyorlardı. 25 Şubat’tan beri artık susmak zorunda bırakılmışlardı. Düşman savaşın sonuçlarını almak için tabyalara deniz erleri çıkarmış ve henüz kullanabilecek gibi görünen bir iki topu tahrip ettirmişlerdi. Dış bataryaların susturulması işi bu suretle sona ermiş bulunuyordu. ‘6 Şubat’tı izleyen günlerde ve havanın elverişliliği ölçüsünde saldırı planının ikinci ve üçüncü bölümlerine yani iç bataryaların tahrip edilmesine gidilmişti.

Not: Konunun bütünlüğü ve güncelliği nedeniyle yazımızı bu bölümle bitiriyorum. 18 Mart 2027 yılı itibari ile kaldığımız yerden devam edeceğiz.