Bu yazımı bir hafta önce yazdım defterime. Bir türlü telefonuma yazmayı istemedim. Bir komşumuzun intiharını yakıştıramadım.
Bundan on dört yıl önce eşimizin mezarını ziyarete gittik. Mezarın etrafını toplayıp temizleyip, mezara da su dökerken, bir cenaze getirdiler. Arkadan bir iş makinesi, mezarın hocası. Arkadan da üç kişilik bir otomobil geldi. Çocuklarım gidip yardım edelim deyinceye kadar cenaze mezarına çok çabuk yerleştirildi bile. Kimsesiz olmak da
Çok acı.
Bu günlerde intihar edenler de çok duyulur oldu. Bizim siteden de bir komşumuz intihar etti. Kimi komşular borcu çokmuş, kimileri de hastaymış ağrılara dayanamamış onun için intihar etmiş dediler. Acı bir durum ne olursa, olsun ölüm acı. Yaşamak çok güzel. Dün de memur emeklilerinin Anayasa mahkemesi önün deki gösterilerinde bir polis beylik tabancasıyla intihar etmiş. Onuruma dokunuyor demiş. Kimin onuruna dokunmaz ki başkaları yağ, bal yerken çoğu emeklilerin çok düşük maaş alması, çocukların ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Bu ülkenin bazı insanlarının çok çok rahat yaşarken, ülkenin büyük bir kısmının yaşamaktan bıkmaları Allah’tan reva mı? Ne zaman güzel ülkemizde herkes mutlu olacak. Olabilir mi diye çok düşünüyorum. İnşallah görebiliriz o günleri. Çok güzel günler görmek dileklerimle sağlık ve mutluluk diliyorum canım arkadaşlarım.