Kırşehir'de Fatma Bacı KYK Kız Öğrenci Yurdunda yaşandığı öne sürülen olaylar, öğrencilerin tepkisine neden oldu. Yurtlarda can güvenliğine ilişkin endişelerin gündeme gelmesinin ardından üniversite öğrencileri, 6 Kasım 2026 Cuma günü saat 18.00'de yurt önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

Motorine büyük indirim: 100 TL sınırı aşıldı, litre fiyatı yeniden çift haneye geriledi
Motorine büyük indirim: 100 TL sınırı aşıldı, litre fiyatı yeniden çift haneye geriledi
İçeriği Görüntüle

"Öğrencilerin Güvenliği ve Barınma Hakkı Güvence Altına Alınmalıdır" başlığıyla gerçekleştirilen açıklamada, olayın bütün yönleriyle araştırılması, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve yurtlarda güvenlik önlemlerinin artırılması talep edildi.

TİP ve Emek Partisi'nden Öğrencilere Destek

Öğrencilerin güvenli barınma hakkı için gerçekleştirdiği eyleme siyasi parti temsilcileri de katılarak destek verdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kırşehir Temsilcisi Damla Yeşilli ve Emek Partisi (EMEP) Kırşehir İl Başkanı Pelin Atarbay, Fatma Bacı KYK Kız Öğrenci Yurdu önünde düzenlenen eyleme katıldı.

Her iki siyasi parti temsilcisi de öğrencilerin güvenli barınma taleplerine destek vermek amacıyla eylemde yer aldı.

"Öğrenciler Kendilerini Güvende Hissetmek İçin Daha Ne Yaşamak Zorunda?"

Öğrenciler tarafından okunan basın açıklamasında, üniversite eğitimi için ailelerinden uzakta yaşayan gençlerin güvenli barınma koşullarına sahip olmasının temel bir hak olduğu vurgulandı.

Açıklamada, "Öğrenciler, eğitim gördükleri şehirlerde kendilerini güvende hissetmek için daha ne yaşamak zorunda?" sorusu yöneltildi.

Öğrenci yurtlarının yalnızca yataklardan ve odalardan oluşan binalar olmadığı, yüzlerce öğrencinin yaşam alanı olduğu belirtilerek güvenlik önlemlerinin yalnızca giriş kontrolleriyle sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi.

"Yalnızca Açıklama Değil, Somut Çalışmalar Bekliyoruz"

Ekran Görüntüsü 2026 11 07 104631

Yaşanan olayla ilgili iddiaların henüz kesinleşmediğini belirten öğrenciler, herhangi bir kişi ya da kurumu peşinen suçlamadıklarını ancak güvenlik endişelerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, "Bizler yetkililerden yalnızca açıklama değil, açıklamaların arkasını dolduracak somut çalışmalar bekliyoruz." ifadelerine yer verildi.

Yurtların güvenlik koşullarının düzenli olarak denetlenmesi, eksikliklerin giderilmesi ve öğrencilerin şikâyetlerini güvenle iletebilecekleri mekanizmaların oluşturulması talep edildi.

Üniversite Yönetimine, YÖK'e ve Bakanlığa Çağrı

Basın açıklamasında üniversite yönetimlerine, yurt müdürlüklerine, Gençlik ve Spor Bakanlığına ve Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) çağrıda bulunuldu.

Öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım ve ekonomik yetersizlikler gibi sorunlarla mücadele ettiği belirtilerek üniversitelerin yalnızca akademik başarılarıyla değil, öğrencilerine sundukları yaşam koşullarıyla da değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Öğrenciler, ilgili kurumların güvenlik konusunda etkin denetim ve koordinasyon mekanizmaları geliştirmesini istedi.

"Öğrencilerin Sesini Duymak Bir Tercih Değil, Sorumluluktur"

Öğrencilerin demokratik haklarını kullanabilmesinin önemine de değinilen açıklamada, eleştiri, itiraz ve talepte bulunmanın temel bir hak olduğu vurgulandı.

"Çünkü öğrencilerin sesini duymak, yönetimlerin bir tercihi değil, sorumluluğudur." ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, öğrenci topluluklarının ve örgütlü öğrencilerin taleplerini özgürce dile getirebilecekleri ortamların korunması istendi.

"Güvenli Barınma Bir Ayrıcalık Değil, Haktır"

Basın açıklamasının sonunda, olayın bütün yönleriyle aydınlatılması, güvenlik eksikliklerinin tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması talepleri yinelendi.

Öğrenciler açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

"Güvenli barınma bir ayrıcalık değil, haktır. Öğrencilerin huzuru bir temenni değil, sağlanması gereken bir sorumluluktur. Üniversiteler öğrencileriyle, öğrencilerin sorunlarına kulak vererek güçlenir. Daha güvenli yurtlar, daha demokratik üniversiteler ve öğrencilerin haklarının güvence altına alındığı bir eğitim hayatı için mücadelemizi sürdüreceğiz."

Muhabir: Hatice Akdoğan