Çocukluğumdan beri 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı çok severim.
Çalıştığım otuz yıl boyunca her 23 Nisan Bayramı hazırlık çalışmalarında görev aldım. Öğrencilerimle hep çocuklar gibi güldüm, mutlu oldum, eğlendim.
Taaa ki 2012 yılına kadar. Eşimin artık kemoterapiye dayanamayıp eksik bırakıp hastaneler serüveninden eve dönünceye kadar. Bir türlü ağrıları geçmiyordu. Çekilen ped de artık hiç kanser hücresi kalmamıştı ama İsmail iyi değildi. 21 nisanda tekrar yoğun bakıma aldılar. Yine barsak tıkanması olmuştu. Ameliyat ettiler. Kızım ve damadım ellerinden gelenin bin fazlasını yaptılar. İyileştirebilmek için. Ama eşim iyiye değil gittikçe kötüye gitti. 23 nisanı 24 nisana bağlayan gece kaç kez kalbi durup çalıştırmışlar ve 24 Nisan günü hakkın rahmetine kavuştu. Demek ki her bayram mutluluk getirmiyordu.
Bizi bırakıp gideli on yıl oldu, on yıl. "Ne ben seni unutabildim ne bu gönlümü avutabildim." Unutamam sevgilim seni. Ruhun şad, mekânın cennet olsun. Hasta olduğun günlerde öğrendiğim çok önemli bir şeyi yine yapmaya devam ediyorum. Ağlarken gülmeyi öğrenmiştim. Çok acı ama iyi bir şey ağladığım zamanları göstermedim sana üzülmeyesin diye. Şimdi de kimse bilmesin diye.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nız kutlu olsun İsmail İnce Öğretmenim.
Bayramınız kutlu olsun canım arkadaşlarım sağlık, mutluluk ve uzun bir ömür diliyorum her birinize.