Kırşehir’in sessiz ve sakin bir köşesi olan Ramada Otel altındaki müstakil bahçe evimizde eş dost sohbet ederken konu 15 Temmuz gününe geldi. Şöyle etraflıca bir düşündük de eğer 15 Temmuz günü darbeciler hain emellerine ulaşabilseydi ülkemizde neler olurdu? İnsanlar 15 Temmuz günü hafta sonu rahatlığı ile evine çekilmiş, ilerleyen saatlerde sessiz ve derin uykuya dalarak olup bitenlerden habersiz sabah doğacak güneşle birlikte uyanmayı düşünüyorken… Bir avuç kendini bilmez hainin ülke yönetimine el koyduğunu, TBMM bombalanarak harabeye döndüğünü, İllerde Valilikler ve Belediye binalarının işgal edildiğini, Kamu dairelerinin darbeciler tarafından ele geçirildiğini, Sokağa çıkmanın yasak olduğunu, Evlerin kapıları çalınarak birçok insanın darbeciler tarafından yaka paça suçunu bile öğrenmeden götürüldüğünü, Sokaklarda silahlı ajanların kol gezdiğini, Devlet büyüklerinin nerede olduklarından haber alınamadığını, Sokaklarda insan cesetleri ve akan kanı görüyor olacaktık.

Kırşehir’in sessiz ve sakin bir köşesi olan Ramada Otel altındaki müstakil bahçe evimizde eş dost sohbet ederken konu 15 Temmuz gününe geldi. Şöyle etraflıca bir düşündük de eğer 15 Temmuz günü darbeciler hain emellerine ulaşabilseydi ülkemizde neler olurdu?
İnsanlar 15 Temmuz günü hafta sonu rahatlığı ile evine çekilmiş, ilerleyen saatlerde sessiz ve derin uykuya dalarak olup bitenlerden habersiz sabah doğacak güneşle birlikte uyanmayı düşünüyorken…
Bir avuç kendini bilmez hainin ülke yönetimine el koyduğunu,
TBMM bombalanarak harabeye döndüğünü,
İllerde Valilikler ve Belediye binalarının işgal edildiğini,
Kamu dairelerinin darbeciler tarafından ele geçirildiğini,
Sokağa çıkmanın yasak olduğunu,
Evlerin kapıları çalınarak birçok insanın darbeciler tarafından yaka paça suçunu bile öğrenmeden götürüldüğünü,
Sokaklarda silahlı ajanların kol gezdiğini,
Devlet büyüklerinin nerede olduklarından haber alınamadığını,
Sokaklarda insan cesetleri ve akan kanı görüyor olacaktık.
Belki adına Türk baharı diyeceklerdi ama ülke yangın yerine dönmüş, yer yer silah sesleri, Mısır, Suriye, Irak’ da yaşananları ülkemizde görüyor olacaktık.
16 Temmuz sabahı darbeciler yeni bir düzen kuruyoruz diye, tüm düzenleri yıkacaklardı. Kamu kurumlarında çalışanları mağdur edecekler, bununla da yetinmeyip yanlarına alabildikleri çıkarcı, yandaş, dönek çeteleriyle sokaklara çıkıp Cumhurbaşkanı, Başbakan, Hükümet, Muhalefet parti liderleri aleyhine gösteriler yapacaklardı. Kendilerinin yanında olmayanlara baskı, zulüm ve eziyet etmeyi marifet sayacaklardı. Çünkü onların da üst akılları vardı ve böyle olmasını istiyordu.
Daha bitmedi; Ülkemize gelen turistler hemen tahliye edilecek,
Türk Lirası Dolar ve Euro karşısında değer kaybedecek,
Siyasi istikrarsızlığın yanında bir de ekonomik istikrarsızlık yaşanacak,
İnsanlar su, ekmek ve diğer gıda maddeleri ile ilaç sıkıntısı çekecek,
Güvensizlik ortamının tavan yaptığını düşünerek yaşam mücadelesi verecektik.
Tüm bu durumlar karşısında, kimileri halen perdenin altından bakınmakla yetinecek, Cumhuriyetin göz göre göre yıkılmasına yüreği dayanamayan vatanseverler de sokaklara dökülecek, hainlere karşı gelecek ve iç çatışmalar yaşanacaktı. Asker, Polis kendi içinde Atatürkçü vatanseverler ile darbeciler ayrışacak ve oluk oluk kan akacak, emperyalist ülkeler duruma el koyuyoruz diye gelip ülkemizi işgal edeceklerdi. Evet, çok karamsar bir tablo çizdik ama gerçekleri düşünmek zorunda olduğumuzu da bilmeliyiz.
Darbecilerin ve onların üst ortak akıllarının planlarını Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki Atatürkçü yurtsever askerler ile vatansever halkımız bozdu. Zırhlı araçları sokaklara, uçak ve helikopterleri havaya hapsetti, çetelere, darbecilere, hainlere geçit vermedi.
Vatansever halk, ülkesine ve bağımsızlığına sahip çıktı,
Vatansever halk, toprak bütünlüğüne sahip çıktı,
Vatansever halk, hukukuna sahip çıktı ve
Vatansever halk, Türkiye Cumhuriyetine sahip çıktı.
Son olarak Pazartesi günü başlayacak Kurban Bayramının ülkemize, milletimize ve insanlığa barış huzur ve mutluluk getirmesini dilerken, bütün Kırşehirli hemşehrilerimin bayramını kutlarım.