Hükümet partisi sanki içeriden sarsılıyor algısı kamuoyunda oluşmaya başladı. Geçtiğimiz hafta AKP MYK toplantısında Genel Başkanın bazı yetkileri alınarak MYK’ ya verilmesi kafalarda birçok cevap bekleyen soruları gündeme getirdi.

Hükümet partisi sanki içeriden sarsılıyor algısı kamuoyunda oluşmaya başladı. Geçtiğimiz hafta AKP MYK toplantısında Genel Başkanın bazı yetkileri alınarak MYK’ ya verilmesi kafalarda birçok cevap bekleyen soruları gündeme getirdi. Pazartesi günü de Hükümet kabinesinin toplantısı sarayda Cumhurbaşkanı başkanlığında yapıldı.
Anadolu’da artık insanlar Başbakanın yetkilerini kullanamadığı, zira Cumhurbaşkanının tüm yetkileri kendinde topladığı ve bunu da sonuna kadar kullandığı kanaati oluşmaya başladı. Halk nezdinde oluşan bu yaygın kanaatin olası bir erken seçimde AKP hanesine olumsuz yansıyacağı aşikâr.
Bugün Kırşehir sokaklarında insanları dinliyorum da, MHP’nin yaşadığı olumsuz iç karışıklıklar ve HDP'nin içinde bulunduğu çıkmaz durumu AKP kendi lehine fırsata çevirmeyi düşünerek bu iki partiyi de baraj altı bırakmak adına bir erken seçimin ufukta görüldüğü düşünceleri bir hayli yaygın.
AKP yetkilisi Mehmet Ali Şahin’in her ne kadar bir “erken seçim yok” dese de, birçok insan olası bir erken seçimin Ekim, Kasım aylarında yapılabileceği ihtimalini konuşuyor bile.
Hatta şu anki görünen tablo ile seçime gidilebileceği gibi, MHP genel başkanını değiştirerek, olmadı Meral Akşener’ in kuracağı yeni partisi ile yine eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında yeni bir parti kurulacağı söylentileri hem Kırşehir’de, hem de genel kamuoyunda sıkça konuşulmaya başlanmış görünüyor. Tabii tüm bunları tarihin akışı içerisinde bekleyip yaşayarak göreceğiz.
Bugün ülkenin içinde bulunduğu bu süreçte;
Terör kan akıtmaya ve can almaya devam ediyor,
İşsizlik her geçen gün artış gösteriyor,
Ekonomik veriler hiç de iyi görünmüyor,
İnsanlar umutsuz, yorgun ve bezgin halde,
Halkın yaşam biçimlerine karşı baskılar artarak devam ediyor,
Yer yer bombalar patlıyor ve şehit cenazeleri yürükleri dağlayıp, ateş düştüğü yeri yakıyor,
Telefon, elektrik, su faturalarını bile ödeyemeyen insanlar çaresiz,
Anadolu insanı fakirleşiyor ümidini her geçen gün biraz daha yitiriyor…
Ülkede böylesi vahim bir tablo yaşanırken, bu duruma nasıl çözüm üretebiliriz, insanları nasıl daha huzurlu yaşatabiliriz düşüncelerinin konuşulup tartışılacağı yerde, maalesef anlamsızca gündeme getirilen erken seçim ve başkanlık tartışmalarını hayret ve ibretle izlemekteyiz.
Sanki erken seçim de neyin nesi desek yerinde olur, 7 Haziran seçimleri yapıldı; ortaya çıkan halkın iradesi beğenilmedi, olmadı bir seçim daha 1 Kasım seçim sonuçları da ortada, şimdi bir erken seçim söylentileri daha…
Peki bunun maliyeti ne olacak?
Erken seçim ülkenin ve insanlarımızın hangi sorunlarını çözecek?
Ülke ekonomisine getireceği mali yükün öyle anlaşılıyor ki hesabı bile yapılmıyor.
Tüm bu yaşananlardan sonra, insanların çaresiz bir şekilde arayış içinde olduklarını, toplumun her kesiminin insanca yaşam alanlarına dönük politika izleyen siyasetçileri aradıkları izlenimi her geçen gün artmaktadır.
Çarşamba günü sarayda yapılan olağanüstü ikili görüşme, ardından AKP de olağanüstü kongre ve Başbakan Davutoğlu’nun aday olmayacağı söylentileri kısa sürede Anadolu’ya dalga dalga yayıldı. Hatta kongre tarihi 22 Mayıs olarak belirlendi bile…
Şimdi daha iyi anlaşılıyor ki.! Hükümet partisinde kazan kaynıyor. Sanki sonun başlangıcı desek daha doğru olur. Tıpkı geçmiş yıllarda ANAP ve DYP’nin başına gelenler bugün AKP’nin başında… AKP içten içe sarsılıyor. Ümidini yitiren insanlar arayış içerisinde…