Bir türkü söylense bana

Dinse bütün acılarım

Yeşerse bütün dallarım

Eser kalmasa acılardan!

Dinse sızılarım, dinse gözyaşlarım

Ne anam gelse aklıma ne babam

Oğlumla aynı acıyla ölüp gittiler

Ne fark eder, anam 49, oğlum 39

Nasıl dayansın benim yüreğim nasıl

Param pulum olsa, lüks otomobilim

Orta yenlerde tatil

Lüks bir dairem, neye yarar

Bu kadar acılar içinde!

Biteceği yok kederlerin büyüyor günden güne

Çıksam dağlara kanatlanır mı kuşlar misali üzerimden!

Uzansam Akdeniz'e yem olur mu balıklara

…..

Rabbim! Bu ne kadar hüzün

Yaşanır mı kadar kederle

Biraz ışık, biraz bahar

İstemem güz günlerini sararmıştır yapraklar!

Koparılmıştır meyveler, dallar bomboştur

Bakabildiğim kadar bakarım boş dallara

Çıplak

Özgürdür kuşlar kadar, kim bilir vardır

Onların da bir kederi...

Kuşattın dünyamı ey acılar denizi

Nasıl kurtuldum senden bilinmez

Anmak istemiyorum karanlık dehlizleri

Gözü toprak, kalbi toprak, ruhu topraktır

En iyisi düşmemektir bu acılar girdabına

Bilinmez yitik olsa acılarım

Kimin yoluna düşerler bilinmez

Hiç kimse alıp gitmez bunca acıyı…