Bir fotoğrafı olsaydı anamın
Siyah-beyaz kırklardan kalma
Gelinliğini bilmem, ana olarak
Kalsaydı bize hatıra
Kolay mı sekiz çocuk En büyüğü asker Kartal'da
Diğerleri boy boy en küçüğü üç yaşında
Kim bilir ne çileler çekti anam
Ne acılar, kahırlar onları büyütmek için
Bu çayırlar onunda, patates mısır tarlaları
Anamın bir fotoğrafı olsaydı
Taksaydım albümün baş köşesine
Babamla beraber baksaydık yüzlerine saatlerce
Hasretle, hayranlıkla
Annemin başında tülbent, babamda şapka
Elinde tespih Oltu taşından
Bir fotoğrafı olsaydı anamın ekmek yaparken
tandır başında, tarla sularken
Ah! Ne yaptın zalim felek, ne yaptın!
Anamı aldın kırk dördünde, oğlumu otuz dokuzunda
Tüttü burnumda taze ekmek kokusu
Bu zulümdü, zulmetti, nasıl dayansın yürek kocaman çifte acıya
Senelerce geçmedim mezarlıktan, su yoluyla
Elimde bakır kaplar geçip giderdim uzaklardan
Ama yoktu ağıların uzağı, yakını
Ah! Anamı görseydim başında tülbentiyle...