Yeniçağ Gazetesi’nde tefrika halinde yıllar önce yayınlanan “Atatürk’ün Liderlik özelliği” konulu tarihi yazısını, gazete arşivimden yararlanarak kaldığımız yerden devam ediyorum.
Şurası şüphesiz ki, bütün bir insanlık dünyası, daha yüzyıllar boyu büyük Atatürk’ü aşamayacaktır. O ki, hayatta en hakiki mürşit ilimdir. O ki, çağdaş uygarlıktır ve onun da üzerine çıkmaktır. Bütün bunlar bilim demektir, hareket demektir, uygarlık demektir. Daima ve durmadan ilerlemek, dinamizm demektir. O halde, bize ve dünyaya düşen görev Atatürk’ün düşüncelerini benimseyerek yüceltmektir.
Bir hususu daha işaret etmeden geçmeyelim; Atatürk, Milli kurtuluşun lideri olarak Atatürkçülüğün en büyük ve en sağlam temel taşını Başkumandanlığında koymuştur.
Başkumandanlık belli bir süre için verilmiştir. Süre bitiminde uzatılması gerekmektedir. Atatürk uzatılmasını ister. Meclis ise, uzatılmaması yolunda karar alır. Atatürk kürsüye çıkar; “…Düşman karşısında bulunan ordumu başsız bırakamazdım. Bırakamam ve bırakmayacağım” der. Başkumandanlık da bir defa daha uzatılır. Bunun üzerinde bir an duralım. Atatürk hayatının bir döneminde meşruiyetten ayrılmamış. Demoratik kurallardan ayrılmamış. Demokratik kurallardan şaşmamış. O halde bu nedir, diyenler bulunabilir.
Bu bir milletin ölüm -kalım anında, meşruiyetin ve demokratik kuralların üstündeki tavırıdır. Bu tavır Atatürkçü ideolojinin temel taşıdır. Bu gibi tavırlar Atatürk’ün ordu ve devlet hayatında daima kutupyıldızı örneği parlar. Böylece, Atatürkçü ideoloji, birden bire değil, zamanın akışın içinde, olayların zincirinde, Türk’ün hasletleriyle yoğrularak gerçekleşmiştir. Bu nedenle de öteki ideolojilerden ayrılır. Onlar karşısında muhteşem bir manzaradır. bDünyanın son umut kaynağı olarak, yaşanır, yaşatılır, yaşatılmalıdır.
Bilindiği gibi liderlik güç ve aklın birleşimidir. Akıl olmazsa güç, zalimdir. Güç olmazsa akıl manasızdır. Boştur. Erk ya da güç, diğer kişilerin davranışlarını etkilemede bireyin yeteneği demektir. “Güç ve yetki” kavramlarının birbirleri ile karıştırılmaması gerekir.
Yöneticilik ve Liderlik Arasındaki Farklar
Elbette liderlik ve yöneticilik farklı kavramlardır. Bireyin lider olması için yönetici olmasına gerek yoktur ama lder olmayan birinin yönetici olması mümkün değildir. Lider ve yönetici özellikleri arasındaki farkla ilgili bazı ifadeler aşağıda belirtilmiştir. Liderlik etmek sözcüğü, kök olarak “gitmek, yolculuk etmek , rehberlik etmek” anlamına gelir. Liderlikte bir hareket duygusu vardır. Liderler yeni bir düzen arayışına başlarlar. Keşfedilmemiş bölgeye gitmeye cüret ederler ve yeni, tanıdık olmayan hedeflere doğru bize rehberlik ederler.
Liderler iletişim kurar, yönetici idare eder; lider yenilik yapar. Yönetici bir kopyadır; lider orijinal. Yönetici sürdürür; lider geliştirir. Yönetici sistemlere ve yapıya odaklanır.; lider insanlara odaklanır. Yönetici kontrole bel bağlar; lider güven ilham eder. Yönetici kısa vadeli bir bakış açısına sahiptir. Lider uzun vadeli perspektife sahiptir. Yönetici nasıl ve ne zaman diye sorar; lider neden ve niçin diye. Yöneticin gözü sonuçtadır. Liderin gözü ufuktadır. Yönetici taklit eder; lider yaratır. Yönetici statükoyu (mevcut durumu) kabul eder; lider ona meydan okur. Yönetici klasik anlamda iyi bir askerdir. Lider kendine özgü bir şahsiyettir. Yöneticiler işleri doğru yaparlar; liderler doğru iş yaparlar.