Masaya baktım bugün

Bir şiir gibi duruyordu hayat üstünde

Masa da masaymış ha!

Sen o masada mı yazdın vedanı…

E ben bu masaya kırmızı karanfil mi koyayım o zaman?

Yoksa kırmızı zambaklarla mı süslersin kelimeleri?

Ben nerden bileyim renkleri?

Ben nasıl tanıyayım tenini?

Ben neden yazıyorum yine?

Gafil bir av mıyım?

Yoksa sen hayatı kovalarken, kendini

Benim araya araya bulduğum

O masaya sığdıramadıklarım mı?

Senin gibi yapamadım ben

Çiçekleri, ışığı, öfkeyi, hırçınlığı koyamadım

Ben masaya biraz suskunluk bıraktım, biraz bekleyiş, biraz da içimde kalan soruları

Sen hayatı sığdırmışsın bir masaya, ben ise beklediğim geceleri

Neyse…

Ben Edip değilim…

Ben masaya varını, yoğunu koydukça koyan adam da değilim

Bu şiirin mısra-ı bercestesi benim sanırdım

Ama ben bende de değilmişim

Meğer masaya koyamadığım büsbütün senmişsin