AHİ Evran Üniversitesinin 26-27 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlediği “V111. Uluslararası Ahilik Sempozyumu’’nda bildiri sunan Erciyes Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kasım Özgen’nin “Ahilik Teşkilatı Arka Planında Tasavvufi Fütüvvet” bildirisinde fütüvvet ve Ahilik konusunda kaleme aldığı bilgiler:

Arapça “kardeşim” anlamına gelir, Türkçede cömertliği ifade eden akı kavramından türetildiğini iddia edenler de vardır. Tasavvufi fütüvvet kültüründe yetişenler ‘’uhuvvet/kardeşlik” kavramının dindeki önemini bildikleri için İslam dünyasında, özellikle Anadolu’da çok kolay yaygınlaştı ve çeşitli esnaf birliklerinin kurulmasına öncülük etmiştir. Abbasi halifesi Nasır Lidinillah (ö. 1225) siyasi, sosyal ve iktisadi olarak durumu bozulan toplumun yeniden refaha kavuşturmak için fütüvvet cemiyetlerinin büyük katkısı olacağını düşünmüş ve bu cemiyetlerinin inşasına destek olmuştur.

Ayrıca halife adına daha sonra fütüvvetnameler denilen metinlerle bu birlik ve cemiyetlerin ilke ve kaidelerini tanzim etmiş ve çeşitli yerlere fermanlar göndererek bu fütüvvet teşkilatlarına halkın girmesini kolaylıklar sağlamıştır. Anadolu Selçuklu devletiyle ilk temas (1204) 1. Giyasettin Keyhusrev zamanında olmuştur. 1.Giyaseddin Keyhusrev hocası Sadreddin Konevi’nin babası Mecdüddin İshak’ı Bağdat’a Halife Nasır’a elçi olarak göndermiş, o da dönüşünde Muhyiddin İbnü’l Arabi, Evhadüddin-i Kirmani ve şeyh Nasirüddin Mahmud el Huyi gibi büyük mürşit ve mutasavvıfları Anadolu’ya getirmiştir. Bundan sonra Anadolu’nun her tarafında fütüvvet kültürü zirve yapmış ve Ahiliğin kuruluşu da gerçekleşmiştir. Özellikle 1. Alaeddin Keykubad zamanında halifenin ünlü mutasavvıf Şehabeddin es Sührevverdi’yi Anadolu’da Ahiliğin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. Öte yandan tasavvufi fütvvet anlayışının ilkelerine göre başta eğitim olmak üzere Anadolu’daki sosyal ve iktisadihayatı Ahilik teşkilatına göre yeniden şekillendirilmesinde Şeyh Nasirüddin Mahmut’un (Ahi Evran) (ö.1262) çok büyük rolü olmuştur.

Anadolu Selçuklu Devleti zamanında Ahilik teşkilat, fütüvvet ilkelerine göre islah edilmesini sağlıyor ve mal, kalite kontrol, fiyatların denetlenmesi gibi görevleri başarı bir şekilde yerine getiriliyordu. Ayrıca bu dönemde teşkilata ilk defa girenlere feda/yiğit ve çırak adı verilir, esnaf arasında inzibatı temin edenlere yiğitbaşı veya sever denilirdi, daha çok üstat konumunda olan ahilik unvanı ise sonra kazanılırdı. Bir şekilde ne kadar esnaf teşekkülü varsa her birinin ayrı reisleri olup en büyüğüne “Ahi Baba” unvanı verilirdi. Öte yanda Ahilik Osmanlı Devlet kuruluşunda da önemli bir etkisi vardır. İlk Osmanlı Padişah ve vezirlerinin çoğu ahi teşkilatına mensup kişilerdir. 1. Murad’ın Şed kuşandığı ve fetihler sırasında teşkilattan faydalandığı bilinmektedir. Ahilik teşkilatı bütün ilkelerini tasavvufi fütüvvetin eğitim sisteminden alır ve ahiliğin nizamnamelerine fütüvvetname adı verilirdi. Yiğitlik, yiğit başı, ahilik, üstatlık, kethüda, fütüvvetnameler, gedik/lonca bağlamak kavramları ahiliğin belli başlı temel kavramlarındandır

Konumuzu yakından ilgilendirdiği için kısaca fütüvvetnameler kavramına değinmekte fayda var. Fütüvvet/yiğitlik kültür felsefesinin temel ilkelerini tasavvuf eğitimini konu edinen ve 8. Yy’den başlayıp meslek teşekküllerine nüfuz eden ve bunların nizamnamesini sağlamaya yönelik özel risalelere genellikle fütüvvetname denir. Arabçada “kitabü’l- fütüvve” Farsçada ve Türkçede ise Fütüvvetname denilir. Ancak fütüvvet tasavvufi ve eğitimini merkez alır. Fütüvvetname ise özellikle 13. Yy’dan sonra ahilik sisteminin ön plana çıkmasından sonra teşkilatı fütüvvet ilkelerine göre nizamname çerçevesinde yapılan mesleki nitelikteki düzenlemelere de fütüvvetnameler denilir. Ancak fütüvvetnameler fütüvvetten bağımsız olduğu düşünülmemelidir. Kitabü’l- fütüvve ismi genellikle tasavvur kaynaklarına, fütüvvetnameler ise nizamnamelere gönderme yapar. D. edecek