26 Mart 1989'da SHP'den Kırşehir Belediye Başkanı seçilen Mehmet Ali Yapıcı'nın 3 Ekim 1989 günü Ankara yolunda trafik kazası geçirdikten bir ay sonra ölümü üzerine 18 Şubat 1990'daki yenileme seçiminde Dr. Cahit Gürses (SHP), Halûk Türedi (DYP), İzzet Yıldırım (ANAP), Ahmet Süngü (DSP), Nail Çalışkan (MÇP), Halit Demirel (RP), Dursun Karadağ (SP) aday olmuşlardı
[caption id="attachment_14217" align="alignnone" width="650"]
26 Mart 1989'da SHP'den Kırşehir Belediye Başkanı seçilen Mehmet Ali Yapıcı'nın 3 Ekim 1989 günü Ankara yolunda trafik kazası geçirdikten bir ay sonra ölümü üzerine 18 Şubat 1990'daki yenileme seçiminde Dr. Cahit Gürses (SHP), Halûk Türedi (DYP), İzzet Yıldırım (ANAP), Ahmet Süngü (DSP), Nail Çalışkan (MÇP), Halit Demirel (RP), Dursun Karadağ (SP) aday olmuşlardı[/caption]DR. GÜRSES'İN BAŞKAN SEÇİLMESİ ANAP'I ERKEN SEÇİME GÖTÜRDÜ
İktidar çıkaramayan 25. dönem milletvekili genel seçimlerinin 26. dönem milletvekili seçimleri adı altında yenilenmesine az bir zaman kaldı. Bir zamanlar Meclis'e altı milletvekili gönderen Kırşehir siyasî tarihinde ilk kez parlâmentoda iki milletvekili ile temsil edilecek duruma düştü. Bunun vebali elbette Kırşehir'den göçü bir türlü önleyemeyen yöneticilerimize ve siyasetçilerimize ait olsa gerektir.
Milletvekilliklerini yine iktidar partisi AKP ile yavru muhalefet partisi MHP'nin alacaklarına kesin gözüyle bakılan Kırşehir'de tabiî ki ana muhalefet partisi CHP de iddialı. 24. dönem seçimlerinde CHP'nin liste başı adayı Dr. Cahit Gürses'ti. Önümüzdeki seçime de CHP yine bir doktoru, çorap fabrikatörü Osman Kök'ü liste başı yaparak giriyor. 23. dönem seçimlerinde CHP'den üçüncü sıradan aday yine Dr. Cahit Gürses'ti. Bundan 25 yıl önce Türkiye'yi ayağa kaldıran bir seçimle Belediye Başkanı seçilerek siyasete ilk adımı atan ve kendini “ocak umudu” ilân eden, “süper zekâlı” çocuklarının birisi dışında hepsi doktor çıkan “Aklıyukalar”dan Cahit Gürses... Her iki doktor adayın kulak-burun-boğaz uzmanı olmaları da CHP'ye özgü bir rastlantı...
KIRŞEHİR DEMOKRAT PARTİ'DEN SONRA İKİNCİ
DİRENİŞİNİ ANAP İKTİDARINA KARŞI YAPTI
Cahit Gürses adı adaylığı eskiyi bilenlere ister istemez 1990 yılında yenilenen Belediye Başkanlığı seçimini hatırlatmış olmalıdır. Cahit Gürses'in Belediye Başkanlığı'nı kazandığı o yerel seçimle önümüzdeki 1 Kasım genel seçimini aynı kefeye koymak doğru olmasa da genç kuşaklara masal gibi gelecek 1990 Kırşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin (ki bu seçim Türkiye'yi yerinden oynatmıştı. Seçimi kaybeden iktidar partisi ANAP aldığı yenilgiyi gururuna yediremeyerek bir yıl önce seçime gitmek zorunda kalmış ve sonunda iktidarı kaybetmişti) öyküsünü anlatmak soluduğumuz seçim atmosferine biraz olsun renk katacaktır. Yıpranan ANAP'ın 1992'de yapılması gereken olağan seçime kadar ayakta kalabilmek ve muhalefetin erken seçim baskısından kurtulabilmek için önemli bir destek olarak gördüğü ve bir siyasî prestij meselesi haline getirdiği, bütün büyük gazetelere ve yazarlara günlerce konu olan tarihî 1990 seçimlerini 1 Kasım seçimleri arefesinde bir kere daha gündeme getirmekle o günleri yaşayanların anılarını tazelerken siyasete meraklı genç kuşaklara da ışık tutmuş olacağız. Şunu da belirtmek isterim ki Kırşehir'in 18 Şubat 1990'da ANAP iktidarına karşı oy vermemekte direnmesi siyasî tarihimize 1950'li yıllarda Demokrat Parti'ye direnmesinden sonra ikinci direniş hareketi olarak geçmiştir. Ve direndiği partilerin sonları iyi olmamıştır.
18 ŞUBAT 1990 SEÇİMİ ÖNCESİ SİYASÎ TABLO
1990 yılında dünyaya gelenlerin hiç bilmediği, o tarihte delikanlı olanların bile zor hatırladığı bir yerel seçim yapıldı Kırşehir'de... Aslında Türkiye'de yapıldı desek daha doğrudur. Çünkü bütün Türkiye 18 Şubat 1990 günü yapılacak bu seçime odaklanmış, Kırşehir ülke gündeminin ilk sırasına oturmuştu. Kırşehir'in olduğu kadar Türkiye'nin de yakın siyasî tarihine büyük harflerle yazılacak bu seçimde yaşananları hangi Kırşehirli merak etmez ki?
Konumuza geçmeden önce o günlerin siyasî tablosunu hatırlatmak yerinde olur. Turgut Özal cumhurbaşkanıdır. İktidarda ANAP (Anavatan Partisi) vardır ve ANAP Genel Başkanı Yıldırım Akbulut başbakandır. Kırşehir milletvekillerinin üçü de ANAP'lıdır ve üç ilçedendir: Şevki Göğüsger (Merkez), Gökhan Maraş (Kaman), Kâzım Çağlayan (Mucur). Seçime katılan diğer partilerden SHP (Sosyaldemokrat Halkçı Parti)'nin başında Erdal İnönü, DYP (Doğru Yol Partisi)'nin başında Süleyman Demirel, DSP (Demokratik Sol Parti)'nin başında Bülent Ecevit, RP (Refah Partisi)'nin başında Necmettin Erbakan, MÇP (Milliyetçi Çalışma Partisi)'nin başında Alparslan Türkeş bulunmaktadır ve MÇP'nin genel sekreteri de bugün MHP'nin genel başkanlık koltuğunda oturan Devlet Bahçeli'dir. Başa güreşen iki partiden ANAP'ın il başkanı Muzaffer Tekeli, SHP'nin il başkanı Sabri Yavuz'dur. Belediye Başkanlığı'na aday olanlar ise Cahit Gürses (SHP), İzzet Yıldırım (ANAP), Halûk Türedi (DYP), Ahmet Süngü (DSP), Nail Çalışkan (MÇP), Halit Demirel (RP) ve Dursun Karadağ (SP - Sosyalist Parti)'dır. Yeniden seçime yol açan olayı da hatırlatalım: 26 Mart 1989 yerel seçimini MÇP'nin 5.029, DYP'nin 4.141, ANAP'ın 2.891, RP'nin 2.037, DSP'nin 1.314 oylarına karşılık 9.661 oy alarak kazanan SHP'li Mehmet Ali Yapıcı Ankara yolunda geçirdiği trafik kazası hayata veda etmişti. Bunun üzerine boşalan Belediye Başkanlığı için yeniden seçime gidilmesi ve seçimin 18 Şubat 1990 Pazar günü yapılması kararlaştırılmıştı.
BAŞTA FATMA GİRİK, ŞÖHRETLER KIRŞEHİR'E AKIN EDİYOR
Genel seçimlerde aldığı oylarla Kırşehir'den üç milletvekilliği kazanan, ancak yerel seçimlerde dördüncü parti olarak yer alan ANAP Belediye'yi SHP'nin elinden almak amacıyla bakanlarını Kırşehir'e yığmaya başlamıştı. Neredeyse bütün bakanlar Kırşehir'e gelmiş, günlerce kalmış, cadde cadde, sokak sokak gezerek seçmen vaat üstüne vaatte yağdırmışlardı. Buna rağmen 25 kişilik Belediye Meclisi'ni 17 üye ile elinde tutan SHP'liler seçimi vermemekte, Belediye Başkanlığı'nı tekrar kazanmakta kararlıdırlar. 32.000 seçmene sahip Kırşehir'de 26 Mart 1990 yerel seçimlerinde 9.661 oy alarak Belediye Başkanı seçilen Mehmet Ali Yapıcı'nın ölümüne partili partisiz bütün Kırşehir halkı üzülmüş, günlerce ağlamıştı. Birden ortaya çıkıp Devlet Hastanesi'ndeki görevinden istifa ederek Belediye Başkanlığı'na aday olan ve Yapıcı'nın ölümünden duyduğu üzüntüyü “Şehit oldu” diye açıklayan Dr. Cahit Gürses Mehmet Ali Yapıcı'nın cenazesi toprağa verilirken mezarına diktiği altı gülle CHP'nin “altı ok”unu benimsediğinin ve seçimi kazanacağının işaretini vermişti. Gürses 12.000 oy almayı hedeflediğini kaydederken “17 Şubat akşamı size vereceğim rakamlar yüzde 2 yanılgı ile tutacaktır” iddiasındaydı. “Kazanacağız, fark yapacağız” görüşünden hareket eden Cahit Gürses “Kırşehir'de yapacağımız başkanlıkla Anadolu'daki belediyeciliğe örnek olacağız” diyor ve ANAP'ın bütün devlet olanaklarını kullandığını işaret ederek “Boşa çalışıyorlar. Kırşehir halkı 26 Mart'ta gösterdiği tavrını keskinleştirecektir” şeklinde konuşuyordu.
BİR AY İÇİNDE TÜRKEŞ ÜÇ KERE KIRŞEHİR'İ ZİYARET ETTİ
Seçimin yaklaştığı haftalarda Başbakan Yıldırım Akbulut ve çok sayıda bakanın ziyaret ettiği Kırşehir'de halk “Başka kim gelecek?” merakı içindeydi. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ve Genel Sekreter Deniz Baykal'ın yanı sıra seçimi SHP'nin alacağını bildikleri halde DYP lideri Süleyman Demirel, RP lideri Necmettin Erbakan, DSP lideri Bülent Ecevit Kırşehir'e gelerek miting yapmışlardı. Hepsinin amacı Belediye'yi ANAP'a vermeyerek ANAP iktidarını erken seçime zorlamak, ANAP dönemine son vermekti. Yalnız liderler ve bakanlar değil, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen ile beraber Şişli Belediye Başkanı Fatma Girik ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur bile Kırşehir'e gelerek Cahit Gürses'e destek vermişlerdi. Seçime bir ay kala MÇP lideri Alparslan Türkeş'in üç kez Kırşehir'i ziyareti muhalefetin seçime ne kadar büyük önem verdiğinin göstergesi olmuştu. Türkeş seçime bir gün kala Ahi Meydanı'nda partisinin düzenlediği mitingte Kırşehir Belediye Başkanlığı seçiminin Türkiye genelinde önem taşıdığını, Kırşehirliler'in bu seçimde ANAP'a oy vermeyerek iktidara yeni bir ders vermiş olacaklarını belirterek şöyle konuşmuştu: “Anavatan Partisi milleti kandırarak oy almaya çalışıyor. Halkı aldatmak demokrasiye ihanettir. Bugün Kırşehir çamur deryası halindedir. Kırşehir'i bu halde bırakanlar ne yüzle gelip sizden oy istiyorlar? Burada seçimi kaybetmekte olduğunu gören ANAP'lılar birtakım kışkırtmalara girebilirler. Bunun için bütün ülkücülerden, bozkurtlardan hiçbir anarşik olaya bulaşmamalarını, kavgaya karışmamalarını, sevgi ve barış içinde, kanunlar çerçevesinde çalışmalarını tavsiye ediyor, istiyor, emrediyorum.”
BAŞBAKAN AKBULUT'UN KADERİ KIRŞEHİR'E BAĞLIYDI
Kırşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi bütün partileri, özellikle ANAP'ı hummalı bir çalışma içine sokmuştu. Siyasî çevreler bir yandan sürekli erken seçim çağrıları yaparlarken Kırşehir seçimlerinin Başbakan Yıldırım Akbulut için de bir dönüm noktası olacağı görüşünde birleşiyorlardı. Başkent çevrelerine göre ANAP Akbulut'un başbakan olmasından sonra en önemli sınavını Kırşehir seçimi ile verecekti. Çankaya tepelerinden sızan haberlere göre Cumhurbaşkanı Turgut Özal da bu seçimin sonucunu bekliyordu. Kırşehir'de Belediye Başkanlığı'nı muhalefet partilerinden birinin kazanması halinde hükûmette büyük çapta değişikliğe gidileceği ifade ediliyordu. Buna göre Başbakan Akbulut görevden alınacak ve yerine Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz getirilecekti. Mesut Yılmaz da tıpkı Yıldırım Akbulut gibi hükûmeti kuracak ve ANAP yeni bir soluk almaya çalışacaktı. Bu durumun farkında olan Başbakan Akbulut Kırşehir seçimini kazanabilmek için elinden geleni yapıyordu ve bütün bakanlara “Kırşehir'e gidilecek ve propaganda çalışması yapılacak” talimatını vermişti. Akbulut'un talimatı gereği hemen hemen bütün bakanlar birer, ikişer gün arayla Kırşehir'e gelerek ANAP adayını destekleme çalışmaları yapıyorlardı.
DYP LİDERİ DEMİREL GÖVDE GÖSTERİSİ YAPARAK OY İSTEDİ
Kırşehir Belediye Başkanlığı seçimi DYP için de büyük önem taşıyordu. Çeşitli kamuoyu araştırmaları yaptırarak son zamanlarda en güçlenen parti olduğunu iddia eden DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel Kırşehir'de gövde gösterisi yaptı. Ahievran Meydanı'nda Kırşehirlilere hitap eden Demirel ANAP'ın Kırşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazanmak için devleti seferber ettiğini söyledi. Kırşehir'de ANAP'ın değil, devletin seçime girdiğini belirten Demirel şeker fabrikası temelinin atılmasını ima ederek “Kırşehirliler şekerle aldanacak çocuk değil” dedi ve partisinin Belediye Başkanı adayı Halûk Türedi için oy istedi. Bundan önceki 26 Mart 1989 seçiminde dördüncülüğe düşmüş ANAP'ın Kırşehir'de seçimi kazanabilmek için “Bir elinde mala, bir elinde kürek” çaba harcadığını söyleyen ve Kırşehirlileri ellerini şakaklarına koyup düşünmeye çağıran Demirel ANAP'ın seçim kazanabilmek için vaad yağdırdığını bildirdi ve ANAP iktidarını “siyasî cenaze”ye benzeterek şöyle konuştu: “Bunlar burada seçimi alabilmek için, 'Bakın, halk desteğini çekmemiş' diyebilmek için buraya devleti yığdılar, bakanları seferber ettiler. ANAP Kırşehir seçimine devleti soktu. Belediye Başkanı ölmeseydi Kırşehir'e bu hizmetlerin geleceği yoktu. Devlet olarak zaten yapmak zorunda oldukları işleri rüşvet haline getirdi. Bunların ömrü dolmuştur. Kırşehir olarak oy verseniz de, vermeseniz de bu ölüyü diriltmek mümkün değildir. Kırşehir'i aldatmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.”
İKTİDAR PARTİSİ ANAP CEPHESİNDE DURUM
Kırşehir Belediye Başkanlığı seçimine büyük önem veren ve devletin bütün imkânlarını seferber eden iktidar partisi ANAP yukarıda da belirttiğimiz gibi seçimi aldığı takdirde Başbakanlık koltuğunda oturan Yıldırım Akbulut da hatırı sayılır ölçüde güç kazanmış olacaktı. Akbulut böylece ANAP'ta ve kabinede daha rahat düzenlemeler yapabilecek, ayrıca ANAP'ın liderliği mücadelesinde büyük avantaj kazanmış olacaktı. ANAP Kırşehir'de seçim öncesi çok büyük bir propaganda çalışmasına girişmişti. Bakanların tamamına yakın bölümü en az birer kere Kırşehir'e gelmişlerdi. Bakanlarla birlikte kamu kuruluşlarının imkânları da Kırşehir'e aktarılmıştı. ANAP adayı İzzet Yıldırım da Kırşehir'in çamur derdini diline dolamış, çıkarılan bir özel gazeteye “Çamur Kırşehir'in kaderi değildir” diye başlık attırmıştı. ANAP geçen seçimde oy kullanmayan seçmenin iktidara oy vereceğini düşünüyordu. Bu amaçla oy kullanmayanlara ceza getirilmişti. Kırşehir'de MÇP'nin güçlü olması nedeniyle ANAP'ın “Ülkücü” kanadı seferber edildi. İktidar partisi 26 Mart seçimini ikinci parti olarak göğüsleyen MÇP'den oy koparmak için ANAP yöneticileri ve bakanlardan, 12 Eylûl 1980 darbesinin akabinde kapatılan MHP'ye yakın isimlerden yararlanma yoluna gitti. ANAP'ın aday gösterdiği İzzet Yıldırım da eski MHP'lilerdendi. İktidar partisi seçim öncesi Başbakan Akbulut tarafından temeli atılan şeker fabrikası ve o günlerde üretime geçmesi beklenen Petlas Lâstik Fabrikası'nı da propaganda malzemesi olarak kullanıyordu.
SAĞDA BİRLİK İÇİN MUHSİN YAZICIOĞLU DEVREDE
Seçim öncesi ANAP, DYP, RP ve IDP (Aykut Edibali'nin Islahatçı Demokrasi Partisi) genel merkezlerine giderek Kırşehir Belediye Başkanlığı'nı SHP'ye kaptırmamak için sağın tek aday çıkarmasını isteyen, ancak bu isteğe cevap alamayan Türkeş'in partisi MÇP Kırşehirlilere bu olayı anlatarak “tabanda birlik” aramaya başladı. MÇP'nin seçim çalışmalarına katılan genel başkan yardımcısı Muhsin Yazıcıoğlu (Sonradan istifa ederek Büyük Birlik Partisi'ni kurmuştu. Ökkeş Şendiller'le birlikte partisinin Kırşehir il merkezini açmak için geldiğinde kendisini daha yakından tanıma imkânını bulmuştum) IDP'nin kendilerini desteklediğini belirterek seçmenlere şöyle sesleniyordu: “Biz bundan önceki seçimlerde Kırşehir'de aday göstermedik ve sola karşı en güçlü adayı destekledik. Ancak geçen 26 Mart seçiminde sağın en büyük partisinin MÇP olduğu ortaya çıktı. Şimdi ANAP'lısı, DYP'lisi, RP'lisi MÇP'yi desteklemelidir ki SHP kazanmasın.” Sağdaki oylara göz diken MÇP seçim için sağda birlik sağlayamayınca DYP'den aday transfer etti. MÇP adayı Nail Çalışkan'ın daha önce DYP'li olduğu öğrenilmişti. MÇP ayrıca Kırşehir'e çevre il ve ilçelerden yığınak yaparak seçime bütün gücüyle asılmaya başlamıştı.
VE EKSİ 5 DERECEDE YÜZDE 100'E YAKIN KATILIMLA SEÇİM YAPILIYOR
Kırşehirliler böyle bir tablo içinde yeni Belediye Başkanı'nı seçmek için sandık başına gittiler. Seçim sıkı güvenlik önlemleri altında olaysız geçti. Partilerin bir genel seçim havası verdikleri seçimde yükselen tansiyonu kar yağışı ve eksi 5 dereceyi bulan soğuk hava düşürdü. Kayseri ve Ankara'dan gelen takviye kuvvetlerle sayısı arttırılan güvenlik kuvvetlerinin kontrolü altında 35 bin 429 seçmen saat 08.00'den itibaren oylarını kullandılar. 14 mahallede kurulan 109 seçim sandığının başında en az 7-8 güvenlik görevlisinin bulunması dikkati çekti. Oy kullanmayana 30 bin lira para cezası getirilmesi nedeniyle seçime katılım oranı yüzde 100'e yaklaştı. Seçime katılan partiler sandık başlarında herhangi bir yanlışlık yapılmaması için sürekli nöbet tuttular. Parti merkezleri seçim boyunca partili seçmenler tarafından tıklım tıklım doldurulurken bazı asılsız söylentiler de yayılmaya çalışıldı. Örneğin ANAP'lı sandık görevlilerinin seçmenlere baskı yaparak kendi partilerine oy vermelerini sağlamaya çalıştıkları şeklindeki söylentiler asılsız çıktı. Türkiye'yi yerinden oynatan, hattâ dış dünyada bile ANAP iktidarının âkıbetini belirlemesi açısından merakla izlenen, nitekim bir yıl önceye alınan erken genel seçimle iktidar değişikliğine yol açan, genç siyasetçilerin alacakları çok dersler de bulunan 18 Şubat 1990'daki Kırşehir Belediye Başkanı seçimi ve sonrasını gelecek yazımıza bırakıyoruz.
O günleri anlatırken İlhami Soysal, Altan Öymen, Güneri Cıvaoğlu, Necati Zincirkıran, Oktay Ekşi gibi ünlü gazetecilerin seçim atmosferinde kaleme aldıkları Kırşehir'le ilgili görüş ve düşüncelerine de yer vereceğiz.