Gündönümü ve üç ayların başlangıcı. Uyku tutarsa en uzun geceyi geçirdik.
"İnsan; yorula yorula yürür,
Kırıla kırıla büyür."
79 Yıllık yaşam içerisinde nice günler gördük. Çok yorulduk, kırıldık. Ne yorgunluğumuzu, ne de kırgınlığımızı belli etmedik.
İnsanlar düzlüğe çıkınca, sizinle çıktığı yokuşu unutuyor. Birlikte yokuş çıktığımız insanlar gün geldi işleri yoluna girince o yokuşları unuttu. Ama yorulduğumuz ve kırıldığımız içimizde uhde kaldı.
Orucu bizimle tutanlar bayramı başkası ile yaptılar. Vefası olmayanlar vaktimizi çaldılar. İncindik ama dürüstlüğümüz sebebiyle incindiğimizi kimselere söyleyemedik.
Zaman öyle kötü oldu ki; herkes hızlıca arkadaş, çabucak dost, bir çırpıda düşman oluyor. Bileti kesilmiş ama hareket saati belli olmayan bir yolcuyuz bu dünyada.
Saat kırıldı diye vakit durmuyor. Geçen yılda uzun geceler bitmiş, yine gün dönmüştü. Dünyanın dönüşü bize bir şey kazandırmıyor, sadece ömrümüzden bir şeyler alıp götürüyor.
Kendimi üzdüğüm kadar kimseyi üzmedim hayatta. Sevdim sevilmedim. Yardım ettim ihanet gördüm. Hayatımda hep pohpohlayıp, pehpehleyenler oldu. Onlarda işleri bitince döndüler.
Gün döndü diyoruz. Gün normal seyrinde dönüyor. Ya insanların dönmesine ne dersiniz? Canımızı yakacağını çok iyi bilen dostlarımız var.
"Mutluluğu tasarlayamazsın,
Varsa yaşarsın, yoksa bakarsın."
Mutluluk bizi görünce nereye gitti anlayamadım? Mutluluğu yüksek sesle anlattım. Hasedin uykusunun kaçacağını nereden bilirdim ?
Gün döndü dedik ! Gün dönümünde karlar yağardı. Şimdi ne bir kar ne de yeteri kadar yağmur yağıyor. Barajlarda suların eksildiğini hep birlikte görüyoruz. Bu kimin suçu ? Mevcut suları biz kaçırmadık mı ?
"İhanet dostların işidir, düşmanların değil."
Doğaya ihanet ettik. Ağaç dikmedik, mevcut olanları da kestik. Yeni su çıkarmaya çalışmadık, mevcut suları bilinçsizce hareket ederek daha derinlere kaçırdık.
Birilerinin hilesine çarpılıp aldatılarak dolaba uğradık. Bilenlere sormadık kimseye kulak asmadan iş görüp dikine gittik. Gerçekleşmesine imkan olmayan umut taşıyıp ham hayal peşinde koştuk. Doğru yolu gösterenlere göz belerttik.
Çalışmadık. İşimiz uygun gittiğinde katmerli kazanç sağlayıp, aşığı çift oturttuk. Bazı yerlerde su bulunduğunu ve çıkarılmasını isteyenlere fıkırdaşarak güldük.
Şimdi çağıl çağıl akan sular hayal oldu. Dalımızda omuzlukla su çekmeye başladık. Lakin yine de akıllanmadık. Suların akıllı bir şekilde kullanılmasını isteyen kişilerin bir daha sesini çıkarmayacak şekilde kötülük ederek çanına ot tıkadık.
Gönül ne kadar affet dese de, kırgınlık baki kalıyor suları hor kullananlarda.
Yarından itibaren yavaş yavaş günler uzamaya başlayacak. Kısa günleri geride bıraktık. Uzun günlerimizde hayırlı işler yaparak, sularımızı zayi etmeyelim. Su olmazsa yanmış ciğerlerin kebabı olursunuz.
"Bayramda borç ödeyene,
Ramazan kısa gelir."
Kış günleri ve kısa günler geçecek. Bahar ve uzun yaz günleri gelecek. Yine gün dönümleri olacak. Yaz günlerine iyi hazırlanmamız için su kaynaklarımıza dikkat edelim. Bilinçsizce kuyu açmayalım. Su kaynaklarımızı tüketmeyelim.
Başınıza karlar değil, güller yağsın isterim. Bizler çok gün dönümü gördük. Sizler bizlerden daha çok görün. Kırmayın, incitmeyin, kırılmanın ne demek olduğunu kırılan insanlara sorun.