Bu yazı bir başka köşe yazarının kaleminden alıntıdır. Ancak anlattıklarının aynısını bende düşünüyor söylüyordum.

Sevgili köşe yazarımız benim düşüncelerime tercüman olmuş. Onun bu söylemlerini siz Kırşehir halkı da duysun diye köşemde yayınlıyorum. Yani anlayacağınız bu yazı bir alıntıdır.

***

“Askıda ekmek”

Millet askıda ekmekle karnını doyuruyor, hava karardıktan sonra pazarda “Çıkma sebze topluyor, battaniyeye sarılıyoruz ucuz kıyma kuyruklarında bekleşiyor, fiyatı uygun diye kırık yumurta satılıyor bu ülkede artık, dünden kalan bayat simit satılıyor, son kullanma tarihi geçmiş ürünler bile alıcı buluyor maalesef…”

Hal böyle iken AKP milletvekiline bakıyoruz 150 bin dolarlık saat takıyor millet sürünürken, böyle görgüsüzlük olur mu diye haber yapılınca özür dileyeceğine, inadına yapar gibi bu defa 450 bin dolarlık saat takıyor milletin vekili olarak. Ne kadar zengin olduğunu göstermekten tuhaf bir zevk alıyor, bir başka AKP milletvekiline bakıyoruz millete dönüp “Gazze’ye gidin diye çağrı yapıyor, kendi Maldivlere gidiyor, bir başkasına bakıyoruz Monako’ya gidiyor, istakoz yiyor, milletin gözüne sokmak istercesine sosyal medya hesabından yayınlıyor, bir başkasına bakıyoruz “Şam’a gidip Emevi Camii’nde namaz kılacağız” filan diyor ama Şam’a gideceğine Amsterdam’a tatile gidiyor, elinde binlerce dolarlık çantası var göstere göstere poz veriyor.

Bunlar yetmezmiş gibi en son AKP’nin Tekirdağ Milletvekilini izliyoruz. 500 bin liralık milletvekili maaşıyla geçinemediğini söylüyor, demeye kalmıyor, CHP’den AKP’ye transfer olan Mersin milletvekiline bakıyoruz kendileri 500 bin lira maaş alırken, 20 bin lirayı reva gördükleri emeklileri fırçalıyor, “Emekli maaşı 20 bin lira diye tepinip duruyorlar” diyor.

*Millet biziz, aslolan biziz. Bunlar milletin vekili..

*Dolayısıyla… Millet olarak vekillerimize tanınan imkanları öğrenip, kendimizle kıyaslamamızda fayda var..

*Özellikle altını çizelim, milletvekilleri “maaş almıyor, ödenek alıyor” zaten bu kelime oyunu sayesinde yaklaşık 500 bin lira alıyorlar. Maaş denilen kavram, hukuken, bir kadro karşılığında çalışan personele geçimini sağlayabilmesi için aylık olarak ödenen paradır.

Milletvekilleri herhangi bir “kadro” karşılığında çalışmıyor, çünkü milletvekilliği diye bir meslek yok. Dolayısıyla bunların aldıkları paranın adı maaş değil ödenek… Peki bu ödenek nasıl belirleniyor. En yüksek devlet memurunun aldığı maaşa endeksleniyor. En yüksek maaşı alan devlet memuru kim? Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, onun maaşını ödenek olarak milletvekillerine veriyorlar. Aynı zamanda emekli oldukları için çift dikiş maaş alıp, o en yüksek maaş alan devlet memurunu da ikiye katlıyorlar.

*Bununla bitmiyor… Ödenekle beraber her milletvekiline “yolluk” veriliyor. Ne kadar veriliyor? Ödeneğinin yarısı kadar veriliyor. Yani maaşlarının yarısı kadar yolluk alıyorlar. “500 bin liraya geçinemiyorum” diyen milletvekili mesela benzin parası almıyoruz diyor, halbuki her ay maaşının yarısı kadar yolluk alıyor benzini o parayla alıyor, otopark parası öderse onu bile bu yolluktan ödüyor, seyahatlerinde yiyor içiyor bu yolluktan ödüyor.

*Bununla da bitmiyor… TBMM’yi temsilen giderse, mesela meclis adına yurtdışına gezmeye gidiyorlar. Otel, uçak, yeme-içme bütün masraflar devlet tarafından karşılanıyor. Üstüne de harcırah alıyorlar. Evet yurtdışına gezmeye gitti diye üstüne para ödeniyor.

*Bununla da bitmiyor… İki yıl milletvekili olursa emekli oluyor çift maaş alıyor. Eğer iki yıl milletvekilliği yapmadan görev süresi sona ererse TBMM tarafından bir kıyak daha yapılıyor, henüz emekli olamamış vekillerin sigorta primleri yine en yüksek devlet memuru için esas alınan prim üzerinden dört yıl boyunca TBMM tarafından ödeniyor.

*Bununla da bitmiyor… Milletvekillerinin, eski milletvekillerinin, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının heeeeeeeeeepsinin hastane ve tedavi masrafları devlet tarafından karşılanıyor. Milletvekilliği bittikten sonra bile en kral özel hastaneye gidiyorlar, en iyi labaratuvar’a gidiyorlar, kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının bütün hastane ve tedavi masraflarını devlet ödüyor. Bizzat meclis başkanı itiraf etmişti, iki ayda bir gözlük değiştiren milletvekili var, otuz iki dişine birden implant yaptıran milletvekili var, hatta rezaletin daniskası milletin parasıyla ç…ne mutluluk çu..ğu taktıran milletvekili olduğu iddia edilmişti.

Yazının devamını 2. Bölümde anlatacağız…