2022 KPSS sınavında sahtekârlık yapıldığı tespit edildi.

Sınavların 2022 yılı Eylül ayında yeniden yapılacağı duyuruldu. Bu duyuru toplumu çok memnun etti. Kararı yürekten alkışlıyoruz. Ancak sadece sınavın yeniden yapılacak olması, yürekleri soğutmaz. Yapılması gereken o kadar çok konu var. Yargımızın bu konuyu bağımsız yargı özelliğinde çalışması ve bu suça ortak olan kimler varsa, hiçbirinin gözünün yaşına bakmadan, sorgusu yapılmalı ve toplumun vicdanını kanatan tüm sorumlular anasından doğduğuna pişman edilmelidir. Zaten yargı bu konuda gereken şekilde görev yapmadığı, görev yaptırılmadığı için, bunu bildikleri için, fırsat eline geçtiğinde, aynı suçları işlemeyi göze almaktadırlar.

Ülkede ÖSYM adıyla bildiğimiz bir kurumumuz vardır. Bu kurumun başta birinci derecede görevlisi vardır. ÖSYM kurumunun başkanı vardır. Bu başkana bağlı başkan yardımcısı, yardımcıları vardır. Yönetim kurulu üyeleri vardır. Sınav tarihinin kararı bunlar tarafından alınır. Sınav komisyonları ve bu komisyonlarda görev yapacak kişilerin kararı, bunlar tarafından belirlenir.

Soru kitapçıkları bu kadro tarafında kontrol edilir. Bu komisyon tarafından, kitapçıkları matbaada bastırılır. Bu kitapçıklar sıkı kontrol altında İl Milli Eğitim Müdürlüklerine dağıtılır. İl Millî Eğitim Müdürlükleri tarafından belirlenen okul müdürlüklerine ve bu okullarda sınav komisyonlarına dağıtılır. Güvenlik konusunda hiç aksamalara fırsat verilmez. Sınava katılacak gençlerin bir dakika bile olsa, sınav alanına girmesi kabul edilmez. Gencin gözyaşlarına bile bakılmadan sınava alınmaz. Sınavın sonlandırılması, soru kitaplarının, cevap kâğıtlarının toplanması, güvenlik içinde genel merkezde toplanması. Çok sıkı tedbirler içinde cevapların okunması, sonra öğrencilere aldıkları puanların açıklanması gençlerin günlerini meşgul eder.

Bakın benim mesleğim olmadığı halde, yukarıda yapılan işlemleri sıralamaya çalıştım. Düzenlenmede her doğru ve her yanlış zincirleme her görevliyi ilgilendirir. Bilmek zorundadır. Bilmediklerini de kaynağından öğrenmek zorundadır.

Bakıyoruz. Sınav sahtekârlığı yapılmış ve bu sahtekârlık tespit edilmiştir. Sınav iptal edilmiştir. İşte bu durumdan sonra yargının elini vicdanına koyması, zincirin halkalarını hiç birini atlamadan sorgulanması ve bir daha bu gibi yolsuzluklara ve hırsızlıklara meydan verilmemesi gerekir.

Bu konuyu şunun için anlatmaya çalıştım. 2010’lu yıllarda da sınav sorularının bir çete tarafından el altından satıldığı ve dağıtıldığı tespit edildi ve sınav iptal edildi. O sorular EĞİTİM BİLİMLERİ soruları idi. Beş yüz kişi bu sorulardan tam puan aldılar. Yani yüz puan aldı. O sorulardan sorumlu olan kızın 120 sorunun 110 tanesini cevapladığı halde yüz puan alması mümkün değildi. Söylediğim kız, üniversiteyi 87,5 not ortalaması ile bitirdiği halde, daha sonra yapılan sözlü öğretmenlik sınavında 85 not verildiği halde atanamayan öğretmenlerden biridir.

Dahası mı?

Temmuz ayında yapılan KPSS sınavını için yapılan masraflar trilyonlarcadır. Eylül ayında da yine trilyonlar harcanacaktır. Bu masraflar için yapılacak işlem nedir? Bana göre ülkeyi ve ÖSYM kurumunu bu kadar masrafa sokanlar tam olarak tespit edilmeli ve bu paralarda o kişilerden tahsil edilmelidir. Davanın sonucuna bakalım. Baştaki birinci derecede sorumluların bir ceza almayacakları, hatta evet efendimcilerden, kamuoyunun gözünü boyamaca üç-beş kişinin cezalandırılacağı, konunun üzerine bir soğuk su dökülerek kapatılacağı iddiaları var. Böyle olunca da eski tas, eski hamam sürüp gidecektir.

Oysa sınava giren gençler, onların aile fertlerinin sıkıntıları, özlemleri, hayal kırıklıkları, gelecek kaygıları, bu uğurda uğradıkları ekonomik kayıpları için ne demeli? Ben bir şeyler içimden söyledim. Sizde bir şeyleri sessiz olarak söyleyin. Kimse duymasın.