Memleket Partisi Kırşehir İl Başkanı Gülay Baltalık:

 “İktidar mensupları, yandaşları ziyaretleri bırakıp da halkın arasına girse tüm gerçekleri görecekler”

Kırşehir'de QR kodlu kapı numarası dönemi Kırşehir'de QR kodlu kapı numarası dönemi

Memleket Partisi Kırşehir İl Başkanı Gülay Baltalık, Ahilik kültürü geleneğine sahip esnafın zor durumda olduğuna dikkat çekerek iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.

“İktidar olmanın sorumluluğunu vicdanlarında ve omuzlarında hissetmesi gerekenler, bu gerçekleri görmüyorlar, insanımızın her geçen gün artan şikâyetlerini duymuyorlar“ ifadeleriyle iktidarı hedef alan Başkan Baltalık, şu açıklamalara yer verdi.

“Her yeni güne yeni bir umutla uyanmak yerine, her yeni güne yeni bir zamla uyanıyor ve her gece yarısı yeni bir zam haberi alıyoruz.  Seçimden seçime çarşıya ve pazara çıkmayı başaran AKP iktidarının, "Görme ve İşitme Kaybı” yaşadığı ortadayken; çarşıda, pazarda, evde, iş yerinde insanımızın en çok duyduğu ve yarın ne olacak endişesiyle kullandığı kelime artık "zam" olmuştur.  Buradan iktidar partisi mensuplarına sesleniyorum. Gelin bu vatandaşın, pazarcının, esnafın halini bir görün. Gerçek ekonomi pazarda. Gerçek enflasyon bu tezgâhlarda. TÜİK’in enflasyonu yalan. Vatandaşın enflasyonu gerçek. Vatandaş bitmiş evine ekmek götüremiyor.  Ahi kültür, gelenek ve değerlerine sahip esnafımız, müşterilerine birkaç gün önce 10 liraya sattığı bir ürünü bugün 15 liraya satmaktan utandıklarını söylemektedirler. Market çalışanları, fiyat etiketi değiştirmekten yorulduklarını belirtmektedirler. Fakat iktidar olmanın sorumluluğunu vicdanlarında ve omuzlarında hissetmesi gerekenler, bu gerçekleri görmüyorlar, insanımızın her geçen gün artan şikayetlerini duymuyorlar.

“Hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik, her geçen gün bir önceki ayı aratır bir tablo ortada. Tüm kesimlerin mutsuzluğu ve güvensizliği çok açık ortada. İktidar mensupları, yandaşları ziyaretleri bırakıp da halkın arasına girse tüm gerçekleri görecekler.

“Sürekli ‘sen, ben, bizim oğlan’ toplanarak salonlarda hamaset yapmakla bu işler olmuyor. Fırınlara, kasaplara uğrasınlar, bayat ekmek, gram ile kıyma alanları, marketlerin kasalarında aldıkları ürünleri ödeyemedikleri için geri bırakmak zorunda olan insanları görsünler. Şüphesiz tüm bu gerçekler ortadayken AKP iktidarının vurdum duymaz yönetim anlayışı dibe vurmuş bir biçimde yuvarlanmaya devam etse de, olan vatandaşa oluyor.

"İğneden ipliğe her şeye zam!" cümlesi bugüne kadar hiçbir zaman böylesine anlamlı ve böylesine gerçekçi olmamışken, AKP iktidarına el insaf artık demekten başka çare kalmamıştır.

“İktidarı ve mensuplarını bir kez daha uyarıyorum. Başta kamuda olmak üzere ciddi bir tasarruf yapılmalı ve bu tasarruf diğer kaynaklarla birlikte acilen tarıma, besiciye, köylüye, üretimde olan tüm kesimlere denetlenerek ve takip edilerek karşılıksız verilmelidir. Halkımızın sürekli ihtiyacı olan başta acil gıda ürünleri ve bebek ihtiyaçlarından KDV tamamen sıfırlanmalıdır.  Döviz garantili mevduat sistemi adaletsizdir. Yoksullara milyonerlerin döviz farkları ödetilmemelidir. Ülkemizin tek çaresi üretimdir. Üretim olmadan refah olmaz, bolluk olmaz, enflasyonla mücadele olmaz. Her şeye rağmen umutsuzluk yok.

“27 milyon genç vatan evladı var bu ülkede. Hiç ayrımsız siyasetin en tepesinden başlayarak, demokrasinin gereği koltuklarından kalkmayanları hep beraber gönderelim; görün bakın ne cevherler, ne yiğitler geliyor. Tepeden tırnağa cesaret; her şey Türkiye’yi sevmekten ibaret”. (HABER MERKEZİ)