Bizim çocukluğumuzda bilgisayar yoktu, cep telefonu yoktu, tablet yoktu. İnanmayacaksınız ama Excalibur veya Monster oyun bilgisayarı bile yoktu.

Bunlar olmadığı için de hâliyle Modern Warfare, Fortnite, Ldague of Legends, Minecraft, Valorant gibi şu anda Dünyanın 10’da birinin oynadığı oyunları oynayamıyorduk.

Peki bunları oynayamıyorduk da gece gündüz evde oturup ders mi çalışıyorduk? Bizim de kendimize göre, böyle pahalı olmayan oyunlarımız vardı ve her fırsatta sokaklarda keyifle oynardık.

Misket, ceviz, kayısı çekirdeği, saklambaç, çelik çomak, birdir bir, uzun eşek gibi oyunlar sokakta, tütütmece, isim bulma, dağ, şehir, nehir gibi oyunlar da evlerde sıkça oynadığımız oyunlardı.

Bu oyunları oynarken; oyun kurallarına aykırı hareket eden, hileye kalkışan, mızıkçılık yapan, oyunu sulandıran ve hatta misket, ceviz oyunlarında “ütüp kaçan” veya kaybettiğini vermek istemeyen kişilere “CILLIYOR” denirdi. Ve bu oyunlarda cıllıyanlar sonraki zamanlarda oyunlara pek kabul edilmez, bir anlamda yalnız bırakılarak cezalandırılırdı.

& & &

Bir insan kamuda veya özel sektörde işe başlarken; ya da SGK ve Bağkur’a dahil olacak bir işe adım atarken, devlet özetle şu taahhütte bulunur: “Siz şu yaşa kadar çalışın, şu kadar yıl da prim ödeyin, siz bu mükellefiyetleri yerine getirdikten sonra da gerisini bana bırakın. Sizi emekli edeceğim, insanca yaşayacağınız geçiminizi ben sağlayacağım”.

İşçisi, memuru, çiftçisi, serbest meslek sahibi insanlar da buna göre yıllarca çalışıyor, bin bir güçlükle primini ödüyor. Emeklilik günü gelip çatıyor. Devletin TÜİK adında bir kurumu var, İstedikleri rakamları o kuruma açıklatıp, bırakın insanca yaşayacak, açlığını karşılayacak bir maaşı bile layık görmüyorlar. Yani hükümet resmen CILLIYOR.

& & &

Cıllıyan bu iktidara soruyoruz:

Yüzde 27 zamla açlık sınırının altında maaş verince asgari ücretli sana biat mı edecek?

SGK, Bağkur emeklisine 20 bin lira maaş verip, elini kolunu bağlayınca teslim mi alacaksın?

Memura, memur emeklisine sadaka gibi zam verince "eyvallah" deyip el-avuç açacağını mı bekliyorsun?

Enflasyon tespiti üzerinde TÜİK marifetiyle her türlü manipülasyonu yapıp düşük maaş ve ödemelerle insanları açlığa mahkum ederken, devletin tüm hizmetlerine, vergilerine, harçlarına, işlemlerine yüzde 50,100,150’lere varan astronomik zamlar yaparak, çaresiz bıraktığınız milyonların, boyunlarını büküp saflarınıza katılacağını mı sanıyorsunuz?

Günlük bir öğün dahi yemek yenemeyecek, aylık 4 bin, günlük 133 lira burs verdiğiniz öğrenciler, yokluk, yoksulluk içinde hazırlanıp kazandıkları okullarını bırakmamak için size trôl mü olur zannediyorsunuz?

Çiftçileri desteklemek için Anayasa tarafından belirlenen rakamın dörtte birini vererek, hayvancılığı geliştirmek için gerekli olan desteğin onda birini layık görerek, hem tarımsal üretim, hem hayvancılık bitme noktasına geldi. İnanılır gibi değil. 780 bin kilometrekare verimli arazisi olan Türkiye, dışarıdan buğday, mercimek, ayçiçeği, nohut, fasulye, sığır eti ithal ediyor. Milyar dolarlarca bu dış ödemelere yıllık verilen faizle bile üreticiye ilaç, gübre, mazot, yem desteği ve ucuz kredi vererek tarım, hayvancılık ayağa kaldırılabilir. Bunları yapmayınca üretimden vaz geçen, yarı aç yarı tok yaşam mücadelesi veren çitçinin, size gelip yalvarıp yakarıp emrinize gireceğini mi hesap ediyorsunuz?

Bu örnekler saymakla bitmez. Fakat “bütçemiz ancak bu kadarına müsait” deyip de işin içinden sıyrılamazsınız. Yan yattı, çamura battı, ayağım kaydı, topuğum çıktı demekle olmaz devlet yönetmek.

“5 yıl boyunca milleti inim inim ağlatırım, seçime birkaç ay kala maaşlara biraz zam yaparım, bazı vergileri affederim, tutuklu muhaliflere biraz kolaylık sağlarım, doğalgaz, petrol bulurum, biraz da milli duyguları şaha kaldıracak gelişmeler oluştururum. Her şey güllük gülistanlık olur” diye düşünüyorsanız, o taktikler artık sökmez. O hayallere fazla kapılmayın.

Gerçek olan bir şey var ki; resmen cıllıyorsunuz. Cıllayan çocukların arkadaşlarınca dışlanıp, bir daha oyunlara alınmadığı gibi, sizin bu cıllamanızın da kesinlikle bedeli olacak. Onun için herkes seçim istiyor.