Ahmet gel bir çay söyleyim...

-Sağ ol, he babam... dedi uzaklaştı.

Dik Ahmet olmuş eğri Ahmet. Beli bükülmüş, suratı çorak topraklara benzemiş.

Yüzü, gözü buruşuk. Kendiyle barışık.

Bilmece yüzlü.

Sustum.

Kelimeler birbirini kovaladı.

Cehalet

Gaflet

Atalet

Sefalet

Felaket

Sonrası bütün bu kelimeler ile birlikte zihnim, esarette.

He babam, he babam, he babam!..

Beynim bütün kelimelerle savaş halinde.

Kurtul bu esaretten.

Her canlı dört mevsim yaşamıyor.

Tilki kurnaz, kedi nankör, yılan sinsi.

Bunların hepsi insanda var...

Kavramlar beyin hırsızlardan daha kötü.

Hırsız alacaklarını aldıktan sonra defolup gider, kavramlar öyle mi? girdiği yerde yatılı kalıyor.

Ahmet'in her zaman çömelerek oturduğu yere gittim.

Bir dal sigara verdim.

-Nasılsın Ahmet!? dedim.

-Gördüğün gibi dedi ve sen nasılsın?

He babam diye ekledi.

Ben de pekiyi değilim, Bekir felç geçirdi dememle, cevabını verdi.

-Kader oraya da mı geldi, he babam !? dedi.

- Bir süre cevapsız kaldım...

Aynen öyle Ahmet dedim. Oradan ayrıldım.

Bu cümlesi, zihnimi sefalet esaretinden kurtarmıştı.

İnsan kaderini sevmek ya da kaderine teslim olmak zorunda değildi...

İnsan kaderini değiştirmek ve gerekli mücadeleyi yapabilmek adına öncelikle kendini fethetmeyi başarmak zorundadır. Kendinden kaçan insan yaşamını maskeler ile yaşar. Maskelere sığınarak yaşayan insanlar yüzünden bu dünyanın çekilmez olduğunu bil demek istedim...

He babam.

Bilgili olmak ile bilinçli olmak aynı şey değildi.

Bilgi, her şeyden şüphe duyar, bilinçli ise sorgular, soruşturur, sorarak doğruya ulaşır.

He babam.

Herkesi mutlu edecek bir çözüm maalesef yok.

İnsanın sözüne değil, özüne bakılmalı.

He babam

İşinde Cahil olmak ayrı, pislik olmak çok ayrı.

Kaybını kaybettiğin yerde bekleme, sana kapatılan kapıyı bir daha çalma.

Gerçek sevgi yormaz, yoruyorsa o sevgi değildir.

He babam

Sen çözemesen de ruhumuz ve hafızamız çözecek...

Tâbi önce  DUYGUDAŞ olmak gerekiyor!..

He babam

"Renkler ki

Sularla rü’yadadır;

İncirle, çınarla

-Avuç avuç- duadadır!"

He babam

Modern çağdayız

Kelime çok, anlam az

Yasa çok, adelet az

Geveze çok, konuşan az

Yürüyen çok, anlayan az.

He babam

Tavrın, tarzın, hedefin, farkın olsun.

Davranışlar taklit olmasın.

Düşüncen satılık olmasın, başkası olma.

Kendin ol.

He babam

"Hayatta hiçbir şeyi, hatta benim söylediklerimi bile körü körüne kabul etme. Devamlı şüphe et. Eğer sen bana bir gün 'Baba ben bu çizgiyi benimsedim' diyecek olursan ben sana sadece 'iyice düşündün mü diye soracağım."

Bunu herkese söylemeliyiz...

Hayat, ezbere yaşanacak bir yer değil. Sürüsüne bereket anlamsız yığın içinde olup hayatımızı harap etmeyelim…

Hayatı anlamlı kılacak bir duruşumuz olsun...

Demem şu ki;

He babam, NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR.