Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu.
Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
Birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar "Üç" dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu.
Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.
Nazım Hikmet Kuvayı Milliye Destanından.
Bugün;
Büyük Taarruzun ilk günü.
Millî Mücadelemizin son savaşı 25 Ağustos'u 26 Ağustos'a bağlayan gece sabaha karşı Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kocatepe'den başlatılmış 5 gün süren Büyük Taarruzun sonunda 30 Ağustos 1922 de Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zaferle sonuçlanmıştır.
Bozguna uğratılan, emperyalist ülkelerin güdümündeki işgalci Yunan orduları 10 gün süren süpürülme harekatıyla 9 Eylül'de İzmir'de denize dökülerek Anadolu'muz Vatanımız işgalden kurtarılmıştır.
Büyük Taarruzun başladığı 26 Ağustos'tan 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesine kadar geçen 5 günlük sürede Başkomutanımızdan, erimize kadar bütün kahramanlarımız doğru dürüst çok kısa dahi olsa da bir uyku uyumadan bu güzel vatanı bize bırakmak için canlarını, bedenlerinin bir kısmını gözlerini kırpmadan kaybettiler. Bir kısmı canlarını, bir kısmı uzuvlarını verdiler. Toprağa düşenler ebedi uykularına dalarak, bizim bugün evlerimizde rahat uyumamızı, vatanımız da özgür yaşamamızı sağladılar.
Büyük Taarruzun yıldönümünde; bizlere büyük zaferleri yaşatan, vatanımızda bağımsız yaşamamızı sağlayan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere komuta kademesinde bulunan tüm subaylarımıza, erlerimize, şehitlerimize, gazilerimize, bütün kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, minnet duygularımızla önlerinde saygı ile eğiliyorum.