Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre, 2025 yılında 193.793 çift boşanma kararı alarak aile mahkemelerine başvurmuştur. Boşanmalardan 191.371 çocuk doğrudan etkilenmiştir. Boşanma davalarının kabul ile neticelenmesi akabinde, çocukların velayetlerinin yaklaşık yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4 babaya verilmiştir. Boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk 5 yılında, yüzde 20’si ise 6. İle 10. Yıl arasında gerçekleşmiştir. yüzde 46’sı ise 10. Yıldan sonraki devrelerde gerçekleşmiştir.

Boşanmalar sonrasında çocukların dünyasında derin izler, onarılması çok zor acılar bırakılıyor. Boşanma, çocuklarda kaygı, depresyon, öfke, okul başarısındaki düşüş, uyku-yeme bozuklukları ve düşük öz güven gibi duygusal ve davranışsal sorunlara yol açtığı gibi, güven duygusu sarsılan yavrular terk edilme duygusuna da kapılıyorlar. Çocukların bazıları içine kapanırken, bazılarının daha fazla saldırgan bir tutum sergiledikleri gözlemlenmiştir. Anne ve babanın boşanması hiç kuşkusuz hem çocuklar, hem de ebeveynler için oldukça zor ve stresli bir süreçtir. Çocuk açısından olaya yaklaştığımızda, boşanma tarihine kadar en fazla bağlı olduğu anne ve babasına boşanmadan sonra eşit olarak ulaşamayacak ve dünyası bir anlamda bölünecektir. Boşanma sonrası çocuk, sosyal ilişki sorunları yaşayacak, arkadaşları ile ilişki kurmada zorluklar çekecektir. Anne ve babası devamlı tartışan çocuklar, huzur içinde yaşamlarını sürdüremeyecek psikolojik sorunlar yaşayacaklardır. Ebeveynler çocukların gözleri önünde tartışırlarsa, çocuklar geleceğe güvenle bakamamakta, bir çoğu yetişkin olduklarında evlenmekten korkmaktadırlar.

Şayet eşler, Beş-S kuralını uygularlarsa yuvalarını huzur içerisinde yürütürler, çocuklarını da saadet içerisinde büyütürler. Beş-S kuralı nedir.? Sevgi, saygı, sabır, sadakat ve sorumluluktur. Eşler, bu Beş-S kurala uyarlarsa boşanmalar asgariye iner, çocuklarda sevgi, saygı ve huzur içerisinde çok büyük başarılara imza atarlar. Hoşca kalınız.