ABD ve İsrail, sapık bir ideolojinin yeşermesi için okulları, parkları, hastaneleri, konutları vuruyorlar. Daha dünyaya yeni gelmiş gözleri bile açılmayan yavruları Tomahawk füzeleri ile yakıyorlar ve öldürüyorlar. Bu fanatikler, kız çocuklarının okuduğu okulu vurarak 168 masum kız çocuğunu yaşamlarının baharında yok ettiler. Masum bebeklerin yanmış cesetlerini görünce yüreğim yanıyor, söylemek istediğim sözcükleri sıralayamıyorum, boğazım düğümleniyor. Onlar savaşı çıkarmadı ki minicik bedenlerini insafsızca yok ediyorsunuz. Savaşı, Trump denilen adam, sırf Epstein dosyasındaki pisliğinin unutulması için Siyonist Netanyahu’nun tehditleri gereğince çıkardı. Bir ahlaksız sapık savaş çıkarıyor, bedelini milyonlarca çocuk ödüyor. Hiçbir ideoloji, hiçbir çıkar, hiçbir güç hesabı bir çocuğun parçalanmış vücudundan değerli olamaz. İran’da bu yazının kaleme alındığı 10 Mart 2026 tarihinde sivil can kaybı yaklaşık 2.000 kişiye ulaşmıştır. Bu canlardan birisi de 2 yaşındaki Zeynep SEHEBİ idi. Zeynep bebeğin annesi kızının cansız bedenine son kez dokunurken hıçkırıyor, yaşatanlara lanetler yağdırıyordu. Bu manzara gözümün önünden gitmiyor, ağlıyorum ve mırıldanıyorum; “Ya Rab bu uğursuz şeytanlardan kurtuluş yokmu !” Müslümanların felahı mahşerde mi ?

ABD bırakın uluslararası hukuku çiğnemeyi, insani hiçbir kurala uymuyor. Sivil hedefleri vuruyor, savaşın bölgeye yayılması için her türlü kışkırtmayı yapıyor ve savaşa bölge ülkelerini katmak için tuzaklar kuruyor, açık açık baskı yapıyor. Bir sapık senatör var Lindsey Graham, tüm Müslüman alemini tehdit ediyor ve diyor ki; “İsrail, Gazze’yi dümdüz etmeli, biz daha önce Berlin’i dümdüz ettik, Japonya’nın Hiroşima ve Negazaki şehirlerine atom bombası attık, o şehirleri de dümdüz ettik ve Japonya’yı teslim aldık. Bu hareketimiz yanlış değildi. Ben İsrail’in idarecisi olsaydım aynı yolu izler, aynı şeyi yapardım. Çoğu cumhuriyetçi senatörler ve kongre temsilcileri benim gibi düşünüyor.” Derken sapık zihniyetini açığa vuruyor. Üzülerek görüyorum ki, hala içimizdeki beyinsizler, ABD demokrasinin beşiğidir, özgürlük ülkesidir diye naraları atıyorlar. Sapık bir zihniyete sahip gırtlağına kadar günaha ve suça batmış siyasetçiler güruhu, yaşamakta oldukları küresel ve bölgesel sıkışmışlıktan çıkabilmek adına hesapsızca Müslüman ülkelere saldırıyorlar. İnşallah bu savaş onların aleyhine seyreder. “Sel gider kum kalır.” ABD’nin ortaklarına nasıl ihanet ettiği unutulmamalı, Çin ve Rusya açıktan olmasa da İran’ı destekliyor, bu çok açık. Neticede ABD er geç İsrail’i de bırakıp kirli savaşını birilerine ihale edip defolup gidecektir. Baki kalan, acısı tatlısı ile komşuluktur. Selam ve saygılar.