SAKLI KALAN YAZILAR

"POLİTİKA MERAKININ

BU KADARI FAZLADIR"

“Almanya’da bir ay kaldım. Bu müddet zarfında birçok insanla temas ettim. Bizim gibi sadece iki büyük partisi değil, derece derece ehemmiyetli 12 büyük partisi olan, üstelik tek parti rejiminden demokratik rejime de yeni geçmiş bulunan Almanya’da gündelik politika ile meşgul olan bir adama rastladım; o da Alman Meclisinde muhalefet mebusu idi.

Onun dışında görüştüğümüz insanlar partiler arasındaki münasebetlere dair sorduğumuz sualleri, bu iş kendilerinin ihtisasları içinde olmadığını söyleyerek geçiştiriyor ve pek takip etmediklerini belli etmekten de çekinmiyorlardı. Batı Almanya’yı baştanbaşa dolaştığımız halde gündelik hayatın her sahasına nüfuz etmiş bir politika ile uğraşmak hastalığının izlerine hiçbir yerde rastlamadık. Gazeteleri dünya ahvalinden ve Almanya’nın ana davalarından bahsediyor; mecmualarının orijinal mevzu bulmak için büyük gayretler sarf ettikleri görülüyordu.

Politikayı politikacılara bırakan ve ancak seçim zamanlarında partilere alâka gösteren bu anlayış içinde bir ay geçirdikten sonra buraya gelip bizim gazeteleri açtığı zaman insan nelerle meşgul olduğumuzu, vakitlerimizin yıllardır neden boşuna harcandığını daha iyi anlıyor. Görüştüğümüz her vatandaş işinden gücünden evvel politikadan, partilerarası münasebetlerden, şunun dediğinden, bunun ettiğinden hararetle bahsediyor, bu lâflar ve lâflar belli ki gündelik hayatın başlıca meşgalesini teşkil ediyordu.

İşte bu, vatandaş için de, memleket için de asla iyi bir şey değildir. Kendi işine bütün gayretiyle sarılmayan, politikadan bir şeyler bekliyen insanlardan mürekkep cemiyetlerde gözle görülür bir kalkınmaya imkân yoktur. Heykel kırmayı gaye edinmiş kalabalıkların işsiz güçsüz insanlardan mürekkep olduğu muhakkaktır. Memlekette yeni bir iş sahası yaratarak vatandaşı kalkınmaya davet etmek hükümete düşüyor.“ [Bu yazı Akşam Gazetesinde 1951 yılında Şevket RADO'nun köşesinde yayımlanmıştır]   

***        

Bu haftaki Saklı Kalan Şiirler köşemizin ilk şairi Halim Yağcıoğlu, şiirimiz 1948 yılına ait:

SABAH DÜŞÜNCELERİ  

Şükür gün doğdu penceremden

Ferah aydınlıklarla yıkandı odam

Halım, kitaplarım çiçeklerim

- Günaydın- diyorlar gülerekten

Şükür gün doğdu penceremden 

—--                                                                                                                                                                                        Gazetemi okuyorum, ne tuhaf!

Hâlâ bıkmamış insanlar dövüşmekten

Kimi korkuyor koleradan ölmekten

Kimi açlıktan, karakıştan, sefaletten  

—-

Bütün insanlar için  

Şarkılar söylemek istiyorum

Sükûn, huzur ve bolluk şarkıları

Büyük rüzgârlar gibi gürliyerekten

Bitsin bu sebepsiz didişmeler diyorum

En güzel temennilerle yürekten 

—-

Gelin, canım kardeşlerim, gelin

Bizim için Tanrı'nın nimetleri  

Kırılmasın sırçadan ince kâlplerimiz

Şu kısacık ömrü zehretmiyelim     

Bir bayram yerine dönsün evlerimiz. 

*      

İkinci şiirimiz 1966 yılına ait, unutulmuş şairimiz Ekrem ÖZTÜRK. ALİ’NİN BOZDUĞU ŞİİR

“Sordu, sorduğuna da pişman oldu.”

Cemil yavrum senin baban neci?

Armatööör.

Aykut yavrum senin baban neci?

Fabrikatööör.

Ali yavrum senin baban neci?

Fakir bir işçi.

Yapma be Ali

Bozdun şiiri.