Mutluluk için kısa bir bilimsel tarif yapmak gerekirse bir duygu çeşididir. Mutluluk; dozu, miktarı algılanma şekli ve görünürlüğü, bedene yansıması olarak oldukça farklılık gösterir. Üzüntü, kaygı, öfke heyecan gibi duyguları anlamak ve dışa vurmak nispeten daha kolayken mutlulukta durum karmaşıktır. Bazen ağlatır, bazen güldürür, kimi zaman da ürpertir mutluluk.
Bir sıcak kahve içmekte, lapa lapa yağan karda ilk ayak izini bırakmakta mutluluktur, uzun uğraşlarla gelen başarıda mutluluktur. En bilinen haliyle sevgiliye kavuşmaktır mutluluk.
Mutluluk bir algıdır. Mutluluk sana göredir bana göredir. Ġtiraz etmeye ya da ikna etmeye kapalıdır. Kimine göre sonbaharda yaprakların dökülmesi bir vedalaşma iken, kimine göre kışın gelişinin müjdecisi olan bir kavuşmadır. Dökülen sonbahar yaprağı bir sonuç olarak algılanırsa hüzün, görevini tamamlamak olarak algılanırsa mutluluktur.
Mutluluk bir ihtiyaçtır. Aç iken lezzetli bir yemekle buluşmak, uykusuzken konforlu bir yataktır mutluluk.
Mutluluk bir özlemdir. Bu yalnızca bir dostu özlemek değildir. Seni sen yapan bazen değerlerini, bazen de rutinlerini özlemektir. Bir kitap okumayı, bir kek pişirmeyi ya da dans etmeyi özlemektir mutluluk.
Mutluluk bir bakıştır. Aynı resme bakıp farklı şeyleri tebessüm etmektir.Görmekle etkilenmek arasındaki farktır mutluluk.
Mutluluk bir hazdır. Fakat her haz bir mutluluk değildir. Ġştahla yenen koca bir dilim pasta haz verirken sonunda her zaman mutluluk getirmez.Minik minik birleştirilen puzzle parçaları yaparken haz bitirince başarma destekli mutluluk getirir.
Mutluluk kavuşmaktır. Olmamışı, gelmeyeni beklemektir. Pişirmek için fırına koyduğun keki fırın camından izlemek ve balon gibi şiştiğini görerek hissettiklerinle onu eline aldığın andır. Beklediğin filmin vizyona girmesidir. Bindiğin uçağın piste yavaş yavaş sürtünmeye başladığı andır mutluluk. Böylelikle yeryüzüne kavuşmaktır mutluluk.
Mutluluk bazen de zamansaldır. Bir zaman, bayram sabahı giyilecek kırmızı papucun hayaliyken; bir zaman da konforlu ışık saçan bir ayakkabıya sahip olmada bir kırıntı bile değildir.
Mutluluk bazen de zannetmektir. Zandan kurtulmanın da tek yolu gerçek mutlulukla tanışmaktır. Bazen de çok istenen bir şeyi geldi sanmak ve ardından gelen hayal kırıklığıdır. Mutluluk aranamaz, alınamaz ve talep edilemez. Bunun farkına varmakla zandan kurtulunur. Nazlıdır mutluluk herkes anlamaz dilinden.
Mutluluk yalnızlıktan çok hoşlanmaz. Bundandır ki gelirken yanında bir miktar hüznü, endişeyi getirir. Nazlanan mutluğu elimizde tutmak için gelen kaygı farkında olmadan uzaklaştırır bizi mutluluktan. Diğer duygular o kadar özgüvenlidir ki gelirken ona hiç de ihtiyaç duymazlar.
Mutluluk aslında kendimiz. Her duyguyu davranışı bir nebze öğreniriz fakat iş mutluluğa geldiğinde pekte öyle olmaz. Mutluluk içimizden filizlenir. Mutluluk tam olarak bu yüzden bir algı, bir ihtiyaç ve bir özlemdir.<< TUĞBA TEKĠN
MUTLULUĞU GÖRME ALGILA
Tuğba Tekin
Yorumlar