Sonbaharın başlangıcı Eylûl ayının siyasî tarihimizde ayrı bir yeri vardır. Her biri yaprak dökümü sayılacak olaylar Eylûl tarihini taşır.

Sonbaharın başlangıcı Eylûl ayının siyasî tarihimizde ayrı bir yeri vardır. Her biri yaprak dökümü sayılacak olaylar Eylûl tarihini taşır. 27 Mayıs 1960 darbesiyle iktidardan düşürülen Demokrat Parti iktidarı yöneticileri ve yandaşları aylar süren duruşmalardan sonra 1961'in Eylûl'ünde bu ayda mahkûm oldular. Sâbık ve sâkıt başbakan Adnan Menderes ile iki bakanı bu ayda idam edildiler. 1950'de tek parti iktidarını devirmiş ve 10 yıl boyunca Türkiye'nin kaderine hükmetmiş Demokrat Parti Kırşehir'de iş yapan Çorumlu bir müteahhidin kısa bir süreliğine ayrıldığı Kırşehir'i geri döndüğünde ilçe olarak bulmasına kızıp açtığı dâva üzerine kuruculardan Adnan Menderes'in de tutuklu bulunduğu Yassıada'dan muvafakatiyle 29 Eylûl'de feshedilerek tarihin çöplüğüne atıldı. Toplumu derinden etkileyen 1980 darbesi de 12 Eylûl'de yapıldı.
Kırşehir'i ilçeliğe düşüren iki siyasî aktörden biri olan Adnan Menderes'in sonu Kırşehir'in âhını aldığından acılarla sona erdi. Kendisi idam edildiği gibi ailesi de perişan oldu. Bir oğlu intihar etti, bir oğlu trafik kazasında öldü, bir oğlu da yine trafik kazasında yaralanarak tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm oldu. Eşi de mahrumiyet içinde yüzüğünü satacak kadar geçim sıkıntısı çekerek hayata veda etti.
Kırşehir'in toplumsal yaşamı Adnan Menderes'ten izler taşıyan olaylarla doludur. Meselâ 1959 yılı Şubat ayının 16'sına rastlayan Pazartesi günü Kırşehir'e ziyareti programlanan ve muhteşem bir karşılama programı hazırlanan Menderes'in bu ziyareti iptal edip ertesi günü Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasını sağlayacak antlaşmayı imzalamak üzere Londra'ya giderken uçağının düşmesi üzerine yaralandığını, heyetten biri bakan ondört kişinin öldüğünü biliyor muydunuz?
YENİ KIRŞEHİR VİLÂYETİNİ İLK KEZ ZİYARET EDECEKTİ
Menderes'in Kırşehir'i ziyaret edeceği 20 gün önceden belirlenmiş, karşılama programını hazırlamak üzere Vali Ahmet Tekelioğlu'nun başkanlığında Belediye'de yapılan toplantıya Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi temsilcileri katılarak kendilerine verilecek görevleri kabul etmişlerdi.
4 Şubat 1959 günü “Başvekilimiz sayın Adnan Menderes'in Şubat'ın 16'ncı Pazartesi günü şeref verecekleri bildirilmektedir” başlığıyla çıkan “Kırşehir Vilâyet Gazetesi”nde de Cevat Hakkı Tarım “Kırşehirlilerin Büyük Sevinci” başlıklı bir yazı kaleme alarak “Yarın, belki yarından da yakın şu isteklerimizin birer birer hakikat olduğunu görür gibi oluyoruz” demiş ve Kırşehir'in âcil çözüm bekleyen sorunlarını altı madde halinde şöyle sıralamıştı:
“1. Modern bir şehir olmak için tabiatın bütün nimet ve şartlarını bağrında toplayan il ve ilçelerimizin müstakbel kalkınma ve gelişmesine, bünyelerinin kabiliyet ve istidatlarına göre esaslı imâr plânlarının yaptırıldığını, imar için gereken imkânların sağlandığını,
“2. Bir ziraat ve hayvancılık bölgesi olan, yalnız vilâyet içinde 10 bin ton yün elde edilen Kırşehir'de bir yün ipliği ve boya fabrikasının açıldığını ve bu suretle Kırşehirlilerin atalarından mevrus sanatları olan halıcılığın ıslahiyle dünya piyasalarında aranılan bir tip haline getirildiğini,
“3. Dörtbin yıl önce bu topraklara hâkim olan Etiler'in ve onlardan sonra gelen milletler ve hükûmetlerin Akova Saravenna, yani su şehri adını haklı olarak vermelerine âmil olan Terme, Karakurt ve Bulamaçlı kaplıcaları üzerinde modern tesisler vücuda getirildiğini, dünyanın dört bucağından sıhhat ve istirahatını arayan insanların koşup geldiklerini,
ZİYARETİ SON ANDA İPTAL ETTİ ve İNGİLTERE'YE UÇTU
“4. Kırşehir ve dolaylarındaki tarihî eser ve âbidelerin restore edilerek, oteller yapılarak bir turist şehri haline getirildiğini,
“5. Yine dört yıl önce kıymetli Başvekilimizin bir eseri olan, seneden seneye artan öğrenci sayısına kâfi gelmeyen ve birçok eksikleri bulunan lise binasının kasabanın (nüfusu o tarihte 20 binin altında olduğundan Kırşehir kasaba sayılıyordu) merkezinde daha münasip bir mahalde inşa ettirildiğini,
“6. Hükûmetimizin Kırşehir'e armağanı olan Devlet Hastahanesi'nin noksan olan mütehassıs doktorlar kadrosunun tamamlandığını,
“Vatan sathında şimdiye kadar hiçbir iktidara nasip olmayan müsbet ve muhteşem bir kalkınmanın yaratıcısı olan Adnan Menderes ve hükûmetinin bu dileklerimizi evet yarın, belki yarından da yakın birer âbide halinde yükselttiklerini görür gibi oluyor, bu toprakların bir evlâdı olarak yaratıcılarına en samimî minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.”
Menderes'i karşılama ve ağırlama programının ana başlıklarına bakıldığında vilâyet hududunda, Hirfanlı Barajı yol ayrımında, Kaman'da, Kurancılı köyünde, Çuğun'da, Helvacılar köyünde ve Kırşehir'de karşılama törenleri yapılacak, Belediyece Öğretmenler Lokali'nde Menderes'in şerefine yüz kişilik bir ziyafet verilecek, İş Bankası'nın şubesi açılacak, çeşitli ziyaretlerde bulunulacaktı.
Ancak bu hazırlıklar işe yaramadı, Menderes yeniden il olduktan sonra Kırşehir'e yapacağı bu ilk ziyareti son anda iptal etti; ertesi gün, yani 17 Şubat 1959 Salı günü öğleden sonra Londra'ya hareket etti.
MENDERES'İN UÇAĞI LONDRA YAKINLARINDA ORMANA ÇAKILDI
Adnan Menderes'in başkanlığındaki Türk heyetini taşıyan Türk Hava Yolları'na ait Vickers Viscount 793 tipi “TC-SEV” uçağının ilk başta Londra'nın merkezine daha yakın olan Heatrow Havalimanı'na inmesi plânlanmıştı. Ancak Heatrow kontrol kulesi yetkilileri başkentteki aşırı sis yüzünden diğer bütün uçaklar gibi Türk uçağını da 25 kilometre kuzeyde bulunan Gatwick Havalimanı'na yönlendirdi. Burada sis kısmen azalsa da görüş mesafesini büyük ölçüde düşürecek yoğunluktaydı. İngiltere Havacılık Bakanlığı'nın yaptığı soruşturmaya göre uçağın kuleyle telsiz irtibatının kesilmesi ve yoğun sis sebebiyle uçak saat 16.58'de âniden bir fırtına ile beraber Londra yakınlardaki ormana çakıldı. Yerde 250 metre kadar sürüklendikten sonra her iki kanadı koptu ve taklalar atarak parçalandı. Newgate Chaffold çiftliğinde bahçıvanlık yapan Peter Weller ve iki arkadaşı da kazaya şahit oldular. Bu üç İngiliz gökyüzünde korkunç bir motor gürültüsü duyduktan sonra sivil bir uçağın hızla üzerlerine doğru inmeye başladığını görmüş ve bulundukları tarlada yere kapanmışlardı. Uçağın ürkütücü patlama sesiyle yakınlardaki ormana daldığını gören Weller yanındaki arkadaşlarından birine bisikletiyle birkaç kilometre uzaklıktaki polis karakoluna gitmesini istedi, sonra da diğer arkadaşıyla birlikte kazazedelerin yardımına koştular.
MENDERES'İN KABURGA KEMİĞİ KIRILMIŞTI
Weller ve arkadaşı olay yerine ulaştıklarında uçağı ikiye ayrılmış bir şekilde buldular. Uçağın gövdesine girip koltuklarda baygın durumda yatan birkaç yolcuyu dışarıya çıkardılar. Kazada Menderes'in ayağı uçağın yarılan tabanına sıkışmış, DP'li Sakarya Milletvekili Rifat Kadızade onun dışarı çıkmasını sağlamıştı. Olay yerine gelen Tony Bailey isimli çiftçi ve hemşire eşi Margareth o sırada Menderes'i takım elbisesi çamur ve kana bulanmış bir şekilde çalıların üzerinde otururken buldular. Menderes İngilizce olarak hiçbir şeyi olmadığını söyledi ve uçaktakilere yardım etmelerini istedi. Tony Bailey uçaktakilere yardım etmeye giderken eşi de kazazede Adnan Menderes'e göz kulak olmak için orada kaldı ve bilincini açık tutmaya çalışarak onu çimenlerin üzerine yatırdı. Margareth "Siz kimsiniz ve bu uçak hangi ülkeye ait?" sorusunu sorunca "Türkiye başbakanıyım. Uçaktakiler de benimle birlikte Londra'daki Kıbrıs görüşmelerine gelen Türk delegasyonudur" yanıtını aldı.
KAZADA BİRİ BAKAN ONDÖRT KİŞİ ÖLDÜ
Hemşire Margareth Menderes'in aralarında bulunduğu üç kişiyi köy evindeki kanepelere yatırdı ve profesyonel tıbbî yardımda bulundu. Olay yerine cankurtaran gelince Menderes London Clinic'te tedaviye alındı. Kazada bakan ve milletvekillerinin de bulunduğu 14 kişi ölmüştü. Dışişleri Bakanlığı kâtibi Güner Türkmen ve Demokrat Parti Çanakkale Milletvekili Emin Kalafat'ın da aralarında bulundukları altı yolcu ve bir mürettebat yaralı olarak kurtulmuşlardı. Başbakan Adnan Menderes'in bir kaburga kemiği kırılmıştı.
Kazada ölenlerin adları ve görevleri şöyleydi:
Ali Server Somuncuoğlu (Basın-Yayın ve Turizm Bakanı), Şerif Arzık (Anadolu Ajansı Genel Müdürü), Abdullah Parla (Türk Hava Yolları Genel Müdürü), Kemal Zeytinoğlu (DP Eskişehir Milletvekili), Muzaffer Ersü (Başbakanlık Özel Kalem Müdürü), İlhan Savut (Dışişleri Bakanlığı 2. Daire Başkanı), Mehmet Ali Görmüş (Basın-Yayın ve Turizm Bakanlığı Özel Kalem Müdürü), Sedat Görmüş (Dışişleri Bakanlığı kâtibi), Burhan Tan (Akşam gazetesi foto muhabiri), Münir Özbek (Baş pilot), Sabri Kazmaoğlu (İkinci pilot), Lütfi Biberoğlu (Üçüncü pilot), Gönül Uygur (Hostes), Gündüz Tezel (Telsiz operatörü).
MENDERES KIBRIS ANTLAŞMASINI HASTANEDE İMZALADI
Menderes'in talimatıyla Kıbrıs görüşmeleri plânlandığı zamanda başladı. Adnan Menderes kazadan iki gün sonra London Clinic'te gözetim altında tutulduğu hasta yatağında Londra Antlaşması'nı imzaladı. Ardından ertesi gün radyolarda yayınlanmak üzere Türk halkına hitaben duygusal bir konuşma yaptı. Kazazedelere yardım eden Tom ve Margareth Bailey çifti ile bahçıvan Peter Weller kısa bir süre sonra Türkiye'ye davet edildi ve Başbakan'ın özel konukları olarak ağırlandılar.
Kaza haberi Türkiye’de şok etkisi yaptı. Ana muhalefet partisi CHP ile DP arasındaki gerginlik ve siyasî çekişmeler bir anda unutuldu; partili, partisiz muhalif kavramı kalktı. Gençlik ve öğrenci kuruluşları, Gazeteciler Cemiyeti, sendika başkanları, siyasî parti genel başkanları yayınladıkları bildirilerle üzüntülerini belirttiler.
CENAZE TÖRENİNDE KIRŞEHİR'İ BİR HEYET TEMSİL ETTİ
Yurdun çeşitli yerlerinde “Menderes’i Sevenler Cemiyeti” kurulurken İstanbul’da Eyüp Sultan Camii’nde toplanan yaklaşık yirmibin kişi Menderes ve diğer yaralıların sağlığına bir an önce kavuşmaları için duacı oluyorlardı.
Başbakan Menderes’in tedavisi sürerken Zürih’te Türkiye ile Yunanistan arasında varılan Kıbrıs Antlaşması Lancraster House’da yapılan son toplantıda İngiltere Başbakanı MacMillan, Yunanistan Başbakanı Karamanlis, Kıbrıs Türk Cemaati adına Dr. Fazıl Küçük ve Kıbrıs Rumları adına Makarios tarafından kabul ediliyor, MacMillan ve Karamanlis antlaşmayı Menderes’le birlikte hastanede imzalıyorlardı.
22 Şubat günü Londra’da düzenlenen büyük bir törenle kaza kurbanlarının cenazeleri uçakla Türkiye’ye gönderildi. Şehitlerden 7’si Ankara’da, 6’sı İstanbul’da, Kemal Zeytinoğlu ise Eskişehir’de törenle toprağa verildi.
Ankara'daki cenaze töreninde Kırşehir'i Cumhuriyetçi Köylü Millet Partili Belediye Başkanı Vehbi Demir'in başkanlığında Belediye Meclisi üyeleri Rifat Akbayır ve Etem Cihan ile Ticaret ve Sanayi Odası Umumî Kâtibi Muharrem Erdaş'tan oluşan dört kişilik bir heyet temsil etti.
MENDERES'İ KARŞILAYAN İNÖNÜ “ŞÜKÜR ALLAH'A” DEDİ
26 Şubat gecesi İstanbul Yeşilköy Havaalanı’nda tarihî anlar yaşanıyordu. Geçirdiği kaza sonucu ölümün eşiğinden dönen Başbakan Adnan Menderes İngiliz Havayollarına ait bir uçakla geldiği Yeşilköy’de partili, partisiz binlerce vatandaş tarafından sevgi çemberine alınıyordu. Menderes'i Türkiye'ye dönüşünde İstanbul havalimanında yüzbinlerce kişi karşıladı. Yol boyunca içinde bulunduğu araç durduruldu, Menderes için kurbanlar kesildi. Menderes İstanbul'a her gelişinde kaldığı Park Otel'e izdiham nedeniyle ancak dört saatte ulaşabildi.
Başbakan Adnan Menderes ertesi gün Eyüp Sultan’a giderek dua etti ve kurban kestirdi. Daha sonra trenle Ankara’ya gitti. Menderes'i taşıyan treni de Ankara Garı'nda Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve CHP lideri İsmet İnönü'nün de bulundukları devlet erkânı ve yine büyük bir kalabalık coşkuyla karşıladı. İki lider arasındaki buzlar çözülmüş, aylardır süregelen gerginlik sona ermiş gibiydi. İnönü Başbakan Menderes’e “Geçmiş olsun, çok üzülmüştük, ama şükür Allah’a” dedi. İnönü’nün bu sözleri Menderes’i çok duygulandırmıştı. İki lider gazetecilere gülerek poz verirlerken çevredekiler bir kazanın yol açtığı bahar havasının sürmesini içlerinden diliyorlardı. Ama bu olmadı. Bahar havası kısa süre sonra bozuldu. Menderes artık kadere doğru yürüyordu...
Başbakan Menderes onbeş ay sonra 27 Mayıs 1960'ta askerî darbe ile devrildi ve askerî yönetimin kurduğu mahkeme tarafından yargılanarak önce iki bakanı, iki gün sonra da 17 Eylûl 1961'de kendisi idam edildi.

DSCN0347 copy

Başbakan Adnan Menderes'in 16 Şubat 1959'da Kırşehir'i ziyaret edeceği haberini “Kırşehir Vilâyet Gazetesi” manşetten duyurmuştu. Ancak Menderes tekrar il olduktan sonra Kırşehir'e yapacağı bu ilk gezisini iptal etti ve ertesi günü 17 Şubat 1959'da Kıbrıs Antlaşması'nı imzalamak üzere Londra'ya hareket etti. Menderes'in başkanlığındaki Türk heyetini taşıyan uçak yoğun sis nedeniyle havaalanına inemeyince Londra yakınlarında ormana çakıldı. Biri bakan ondört kişi öldü. Bir çiftçi ailesi tarafından yaralı olarak kurtarılan Menderes'in kaburga kemiği kırılmıştı. Menderes bu kazadan onbeş ay sonra darbeyle iktidardan uzaklaştırılarak tutuklanacak ve Kırşehir'i ilçe yapmak suçlamasıyla anayasaya muhalefetten Yassıada mahkemesinde yargılandıktan sonra 17 Eylûl 1961 tarihinde idam sehpasında can verecektir.