Erkek ve kadın, öbür dünyadan yer yüzüne atılmış bir erkek ve kadından doğarak çoğalmışlardır. Dünyaya eşit şartlarda gelmişlerdir. Yeryüzünü terk ederken de geçeceğimiz yol aynı yani, bir madalyonun iki yüzüyüz, ben ve sen. Kadın hayatın devamıdır. O varsa insan var, o yoksa insan yok, kısaca hayatın devamı onun varlığı ile mümkün. Kadının varoluşu erkeğin kaslarına göre değil, Rab’ın taktiri gereğidir. Kadın anadır. Sevginin, şefkatin, merhametin sağanak sağanak yağdığı kucaktır. O yaratılışın eli, mührü, beratıdır. Kadının vücudu Hayla bütünleşir ve hayata kavuşturacağı varlık için her türlü sıkıntıya göğüs gerer, yavrusunu kucağına alıp emzirmeye başladığında ondan mutlu dünyada kimse yoktur. Tarihte O aşağılanmış, hor görülmüş, kimi zaman cadı denilmiş, avlanmaya maruz kalmış, bazen şeytan diye horlanmış, kimi zaman Hz. Adem’e yasak meyve yediren fitneci olarak adlandırılmış, hülasa biz erkekler sadece kaba gücümüze dayanarak onları esirlerimiz sanarak ezmişiz. Oysa onlar ana, bacı, yar olurlar, bizi koşulsuz severler, azı çok etmek için var güçleri ile çalışırlar, gün gelir sığındığımız liman olurlar, duaları ile ayakta durmamızı sağlarlar. Ana rahminde, analarımızın kalp atışlarını dinleyerek huzur buluruz. Kadınsız var olamayız, onlar kuşun bir kanadı ise diğer kanadı erkektir. Kadınlar olmadan uçamayız, onlarsız yaşam eksiktir, çıplaktır, ruhsuz olma; kadına vurma. Çünkü onlar bu günümüz ve yarınımızdır. Kadına şiddet Türk Ceza Kanununda yasaklanmıştır. Hal böyle iken neden kadınlarımıza şiddet uyguluyor, onları darp ediyor, öldürüyoruz. Güç bende deyip onlara el kaldırmak erkeklik değildir.
Türk hukuk sisteminde, kadına yönelik şiddet, hem Türk Ceza Kanunu (TCK) hem de 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gibi düzenlemeler ile ele alınmaktadır.
TCK’da kasten yaralama (m. 86), cinsel saldırı (m. 102), cinsel taciz (m. 105), tehdit (m. 106), hakaret (m. 125) gibi suçlar, kadına yönelik şiddetin farklı türlerini cezalandırır.
Türk Ceza Kanunu’na göre kadına yönelik şiddet suçları ve cezaları şunlardır:
Kasten Öldürme Suçu (TCK md. 81, 82): Bir insanı kasten öldürmek müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır. Eğer öldürme suçu; tasarlayarak, canavarca hisle, eziyet çektirerek, eşe karşı veya kadına karşı işlenirse, ceza ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilir.
Kasten Yaralama Suçu (TCK md. 86): Bir başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığının bozulmasına neden olmak bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer bu eylem kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz. Suçun eşe karşı işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır.
Eziyet Suçu (TCK md. 96): Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışlarda bulunmak iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer suç kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz. Bu suçun eşe karşı işlenmesi halinde, ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası olarak belirlenir.
Cinsel Saldırı Suçu (TCK md. 102): Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmek beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Cinsel Taciz Suçu (TCK md. 105): Bir kimseyi cinsel amaçlı taciz etmek, mağdurun şikayeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK md. 109): Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmekten veya bir yerde kalmaktan alıkoymak bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer bu suç eşe karşı işlenirse ceza bir kat artırılır.
Hakaret Suçu (TCK md. 125): Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunmak üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Tehdit Suçu (TCK md. 106): Bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı ile tehdit etmek altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu (TCK md. 116): Bir kimsenin konutuna rızası dışında girmek altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali (Madde 233/1-2): Aile hukukundan doğan yükümlülükleri yerine getirmeme, örneğin eşine bakmama veya çocuklarına karşı sorumluluklarını ihmal etme durumunda bu madde devreye girer.
Aynı Konutta Yaşadığı Kişiye Kötü Muamele (Madde 232/1-2): Aynı evde yaşadığı kişiye, örneğin eşine veya bakmakla yükümlü olduğu kişilere kötü muamelede bulunmak, TCK’da suç olarak tanımlanır.
Velayet Hakkı Elinden Alınmış Ebeveynin Çocuğu Kaçırması (Madde 234/1-2): Velayet hakkı elinden alınmış bir ebeveynin çocuğunu kaçırması da TCK’da cezalandırılır
6284 Sayılı Kanun, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddet mağdurlarının korunması amacıyla özel olarak çıkarılmıştır. Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını koruma altına alır. Kanun, koruyucu ve önleyici tedbirler öngörür. Koruyucu tedbirler, mağdurların barınma, maddi yardım, psikolojik ve hukuki destek almasını kapsar. Önleyici tedbirler ise, şiddet uygulayanların mağdurlara yaklaşmasını engelleme, iletişim kurmasını yasaklama gibi tedbirleri içerir.
İş Kanunu, işverenlerin, işçilerin kişilik haklarını koruma ve psikolojik, cinsel tacizlere karşı önlem alma yükümlülüğü vardır. İşçinin veya aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak davranışlarda bulunulması, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı verir.
Türk Medeni Kanunu, ailenin ekonomik varlığının korunması ve evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi için çeşitli düzenlemeler içerir.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler (örneğin, CEDAW), kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda önemli hukuki dayanaklar oluşturur. Bu sözleşmeler, ulusal hukuk sisteminin kadına yönelik şiddetle mücadeledeki eksikliklerini gidermeye yardımcı olur ve uluslararası standartları belirler. Tüm kadınlarımıza şiddetsiz, sevgi dolu bir hayat dilerim.