Kırşehir sahipsiz olursa böyle olur!

Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa: “Ahiliğin merkezi Kırşehir değil, Kayseri'dir”

Kırşehir sahipsiz olursa böyle olur!

Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’nın, üniversitesinin bir etkinliğinde “Ahiliğin merkezi Kırşehir değil, Kayseri'dir” şeklinde açıklama yapması Kırşehir’in ne kadar sahipsiz olduğunun göstergesi olarak yorumlandı.

Daha önce Konya'da Cumhurbaşkanlığının da katkılarıyla düzenlenen Ahilik Kutlaması etkinliğinde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ahiliğin Merkezinin Konya olduğunu ileri sürmüş ve Kırşehirlilerden gelen tepkileri üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Bu kez de Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa aynısını yaptı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensupları ile “Kampüste Kahvaltı” etkinliğinde bir araya gelen Rektör Kurtuluş Karamustafa, “Biz Kayseri Üniversitesi’nde kep atmıyoruz. Kep bize ait bir şey değil. Şed takıyoruz. Çünkü Kayseri ahilik kültürünün merkezidir. Kırşehir değil, Kayseri ahilik kültürünün merkezidir. O zaman biz bir meslek okuluysak bilgelik ve tecrübe sahibi, işine, eşine, devletine sadakatli, vefalı ve aynı zamanda sabırlı bileşenleri ile çocukları bu ruhla buradan mezun etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamanın ardından gelen tepkiler üzerine Kırşehir Haber Türk Gazetesi’ne açıklama yapan Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, Ahi Evran-ı Veli Hazretlerinin Kırşehir'e yerleşmeden önce Kayseri'de bulunduğunu belirterek “13. Yüzyıl başlarında Horasan'dan Kayseri'ye gelen Ahi Evran (1171-1262) Anadolu Türk insanının ekonomik, sosyal ve kültürel meseleleri ile ilgilenmiştir. Esnaf ve Sanatkarları meslek ve ahlaki planda örgütleyip bir araya getirerek sosyal teşkilatlanmayı oluşturmuştur. Oluşan bu teşkilatlanma sistemi daha sonra Ahilik adı altında devam etmiştir. Ahi Evran Zaviyesi, Esnaf ve sanatkarlar Müzesi gibi birçok kuruluş bulunmaktadır. Burada ilim ve irfan çalışmalarına devam etmiştir. Bunu ifade etmek için böyle bir söylemde bulunduk. Bu yılki üniversitemizin açılış dersini Ahiliğin başkenti Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nin değerli Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya’ya verdirerek Ahiliği ve Ahiliğin en önemli merkezlerinden birisi olan Kırşehir’i ne kadar önemsediğimizi göstermeye çalıştık'' dedi.

Rektör Karamustafaoğlu’nun bu açıklamasını çok talihsiz ve yersiz bulan Kırşehirliler, Rektörü asli görevini yapmaya davet ettiler.

Kardeşliğin, cömertliğin, yiğitliğin, fedakârlığın, doğruluğun, dürüstlüğün, kalitenin, üretimin, ahlâkın, sanatın, aklın ve bilimin esas alındığı Ahilik teşkilatının kurucusu bu faziletli âlim ve mutasavvıf Ahi Evran-ı Veli’nin Moğollara karşı mücadele ederken 93 yaşında şehit edildiğini ve kabrinin Kırşehir’de olduğunu, adını taşıyan bir üniversite ve cami bulunduğunu, her yıl adına Ahilik Haftası ve Ahilik Esnaf Bayramı kutlandığını hatırlatıyor ve Kayseri Üniversitesi Rektörü Kurtuluş Karamustafa’yı gerçekleri öğrenmeye davet ediyoruz.

AHİ EVRAN-I VELİ KİMDİR?

Kurmuş olduğu Ahilik teşkilatı ile sosyal, iktisadi ve siyasi hayatımızı etkileyen; Anadolu’nun vatanlaşmasında ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük rol oynayan, bu sebeple Türk-İslâm tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Ahi Evran 1171 (H.566) yılında İran’ın Batı Azerbaycan tarafında bulunan Hoy kasabasında doğmuştur. Asıl adı Mahmut’tur. Babasının adına ve doğum yerine nispetle Mahmut bin Ahmet el-Hoyi (Hoylu Ahmet’in oğlu Mahmut) denmiştir. Lâkabı “dinin yardımcısı” anlamına gelen Nasiruddin’dir. Ahi Evran’ın çocukluğu ve ilk tahsil devresi memleketi olan Azerbaycan’da geçmiş olsa da, gençliğinde Horasan ve Maveraünnehre giderek o yörede büyük üstatlardan ders almıştır. Bu arada âlim Fahrettin Razi’den aklî (fen) ve naklî (dini) ilimleri öğrenmiştir.

Ahi Evran, bir hac yolculuğu esnasında (tahminen 1204’te), evliyadan Şeyh Evhadüddin Kirmani ile tanışmış ve ondan ders almıştır. Tefsir, hadis, fıkıh, kelâm ve tıp alanında derin bir âlim; tasavvuf yolunda yüksek makam sahibi bir velî olmuştur. Bağdat’ın İslâm dünyasının büyük sanat ve ilim merkezi olması, Ahi Evran’ın çok yönlü yetişmesinde etkili olmuştur. Bu dönemlerde İbn-i Sina, Sühreverdi el-Maktul ve Fahrettin Razi’nin eserlerinden istifade etmiş; Abbasi Halifesi Nasır Lidinillah’ın kurduğu fütüvvet teşkilatını da tanımıştır. XIII. Yüzyıl başlarında Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Muhyiddin Arabî ve hocası Evhadüddin Kirmani ile birlikte Anadolu’ya gelen Ahi Evran, bu tarihlerde hocasının kızı Fatma Bacı ile evlenmiştir. Ahi Evran-ı Veli, Anadolu’da özellikle esnafa İslâmiyeti anlatarak dünya ve ahiret işlerini düzenli hale getirmeleri için nasihatte bulunmuştur. Ahi Evran, yaklaşan Moğol tehlikesine karşı halkı uyarmış, hocasının vefatından sonra da O’nun vekili olmuştur.

Ahi Evran Anadolu’ya geldikten sonra Kayseri’de bir debbağ (deri işleme) atölyesi kurarak, sanat sahibi kimseler arasında çok sevilen bir şahsiyet olmuştur. Moğollara karşı Kayseri’yi savunan Ahileri, Ahi Evran teşkilatlandırmıştır.

1237 yılında I. Alâeddin Keykubat’ın zehirlenerek öldürülmesi üzerine Sultan’la gönül bağı bulunan Ahiler, II. Gıyaseddin Keyhüsrev ve Vezir Sadettin Köpek’e karşı koymuşlardır. Hatta bu dönmede Ahi Evran ve bazı ileri gelen Ahiler Konya’da tutuklanmışlardır.

II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra saltanat naibliğine getirilen Celaleddin Karatay zamanında Ahiler ve Türkmenler üzerindeki baskı kalkmıştır. Bundan sonra kısa bir dönem Denizli’ye giden Ahi Evran tekrar Konya’ya dönmüş; daha sonra da ömrünün sonuna kadar Kırşehir’de yaşamıştır.

Ahi Evran, kaynağını Yesi’den alan kutlu bir davânın gönül erleri ile birlikte bu toprakları vatan yapmaya, Türk ve Müslüman yapmaya öncülüğünü etmiştir. Ahi Evran-ı Veli, özellikle yeni kurulan Ahilik sistemi ile Anadolu’ya göç eden Türkmenlere hem aş hem iş vermiş; onları tekke ve zaviyelerde iyi bir Müslüman ve vasıflı bir meslek sahibi üretici insan haline getirmiştir. Onları hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışan insanlar halinde yetiştirmiştir. Böylece Anadolu’nun iktisadi kalkınmasına ve imar edilmesine öncülük etmiştir.

Ahi Evran 32 çeşit esnafı teşkilatlandırmış; Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında sanatını icra eden bütün esnaflar Türk-İslâm medeniyetinin zirve kuruluşu Ahilik teşkilatının merkezi Kırşehir olduğu için buradan “İcazetname” almışlardır.

Kardeşliğin, cömertliğin, yiğitliğin, fedakârlığın, doğruluğun, dürüstlüğün, kalitenin, üretimin, ahlâkın, sanatın, aklın ve bilimin esas alındığı Ahilik teşkilatının kurucusu bu faziletli âlim ve mutasavvıf Ahi Evran-ı Veli, Moğollara karşı mücadele ederken 93 yaşında şehit edilmiştir 1261 (H.653). Kabri Kırşehir’de kendi adı ile anılan caminin avlusunda bulunmaktadır. (HABER: BEYHAN BALLI)

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2022, 19:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kırşehirli
Kırşehirli - 2 hafta Önce

Önce Konya şimdi kayseri yarın başka bir il sahiplenecek daha sonrada ahi evren hazretlerinin naaşını naklederler kimseden çıt çıkmaz neden çünkü sahipsiz bir kırşehir var 1954 yılından bu güne valilik ayrı çalıyor belediyesi ayrı oynuyor seçilmişler ayrı ayrı havadan oynuyor esnaf birlikleri sivil toplum kuruluşları üniversitemiz halkımız oturmuş seyrediyor enee notlara 1954 de ilçe olan dalları budanan şehir o yıllardan beri yatırım almıyor almadığı gibi söz verilenler yapılmıyor çalınıyor yakın zamandada ahiliği çalacaklar haberiniz ola iyi seyirler kırşehir

SIRADAKİ HABER