DEM Parti'nin 20/01/2026 tarihinde Mardin'in Nusaybin ilçesi, Kamışlı sınırında yaptığı toplantı sonrası olaylar çıktı. Sınır hattına yürümek isteyen grup, polis tarafından kurulan barikatla karşılaştı. Barikatı aşmaya çalışan göstericiler, polise taşlarla saldırdı. Yaşanan arbede sırasında sınır hattındaki Türk bayrağı indirildi ve terör örgütü lehine sloganlar atıldı.
Suriye'de Şam yönetiminin, YPG/SDG kontrolündeki bölgelerde ilerleyişinin sürdüğü bir dönemde, kasıtlı olarak sınırla içiçe olan Mardin ili, Nusaybin ilçesinde DEM Parti tarafından provokatif bir grup toplantısı düzenlendi. Bu toplantıya bir çok teröristte katıldı. Toplantının ardından terörist gruplar sınıra doğru yürüyüşe geçerek karşı tarafa geçmeye teşebbüs etti. Bunun üzerine güvenlik görevlileri bu alçaklara dur dedi.
Aynı saatlerde, sınırın Suriye tarafında bulunan Kamışlı'dan gelen YPG destekçileri de geçişlere kapalı olan sınır kapısı önünde gösteri yaptı. Yaşanan bu gerginlik sırasında, terör örgütü sempatizanlarının, sınır hattında yer alan tampon bölgede bulunan Türk bayrağını indirdiği tespit edildi.
Bayrak bir ülkenin en önemli varlığıdır, çünkü bayrak bir ülkeyi temsil eder ve özgürlüğün sembolüdür. Bayrak o ülkenin namusudur. Bağımsız her ülkenin kendine ait bir bayrağı vardır. Vatanı vatan yapan dalgalanan bayraktır. Vatan ve bayrak sevgisi oldukça, milletleri bölmek ve parçalamak mümkün değildir.
Mithat Cemal KUNTAY’ında dediği gibi; “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Bayrak sadece bir bez parçası olmayıp tüm milletin altında toplandığı bir bağımsızlık simgesidir. Tüm milletin beraberliğini sağlayan şehitlerimizin kanı ve ayyıldız’dan oluşan kutsal bir emanettir. Bayrağımız ülkemizin ulusal değerlerini taşımaktadır. Geçmişte yaşadığımız savaşları, toprak uğruna canlarını feda eden şehitleri temsil eden şanlı bayrağımıza uzanan pis elleri kırmak her Türk oğlunun en önemli görevidir.
Arif Nihat ASYA bayrak sevgisini yazdığı şiirle sembolleştirmiştir. Bu şiiri her Türk oğlunun ezberlemesi ve ahfadına ezberletmesi gerekir. Bu şiirde şair; “ Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selâmlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver. Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar: Yurda ay yıldızının ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün Kızıllığında ısındık; Dağlardan çöllere düştüğümüz gün Gölgene sığındık. Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı; Barışın güvercini, savaşın kartalı Yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin altında doğdum. Senin altında öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim!” Demiştir. Bu büyük şaire Allah’tan rahmet diliyorum. Kalınız sağlıcakla.