Denizli’de 7 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen sarsıntılar, kentteki aktif faylara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Honaz ilçesinde kaydedilen peş peşe depremlerin ardından gözler Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un Denizli hakkında yaptığı değerlendirmelere çevrildi.

Şener Üşümezsoy Denizli için ne dedi?

Şener Üşümezsoy, Denizli ve çevresindeki fay hatlarını değerlendirirken özellikle Pamukkale Fayı üzerinde durmuştu. Üşümezsoy, Buldan’dan başlayarak Karahayıt ve Pamukkale üzerinden Denizli yönüne uzanan hattın deprem potansiyeline dikkat çekmişti.

Üşümezsoy, söz konusu fayın yaklaşık 6,5 ile 7 büyüklüğüne ulaşabilecek bir deprem üretme potansiyeli taşıdığı yönünde değerlendirmelerde bulundu.

Honaz'da meydana gelen son depremlerin ardından Üşümezsoy'un bu açıklamaları sosyal medyada yeniden paylaşılmaya ve arama motorlarında araştırılmaya başlandı.

Denizli’de deprem bekleniyor mu?

Denizli, aktif fayların bulunduğu ve deprem tehlikesinin yüksek olduğu bölgeler arasında yer alıyor. Ancak bir bölgede aktif fay bulunması, belirli bir tarihte büyük bir deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor.

Bilimsel olarak depremlerin gününü ve saatini önceden kesin biçimde belirlemek mümkün değil. Bu nedenle Üşümezsoy'un açıklamaları da belirli bir tarihe yönelik “deprem olacak” tahmini olarak değil, fayların üretebileceği olası deprem büyüklüğüne ilişkin bir değerlendirme olarak ele alınmalı.

Kurumlararası iş birliği için görüşme gerçekleştirildi
Kurumlararası iş birliği için görüşme gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Denizli’de 7 büyüklüğünde deprem olacak mı?

Şener Üşümezsoy'un gündeme gelen açıklamalarında Pamukkale Fayı'nın 6,5-7 büyüklüğü civarında deprem üretme potansiyelinden söz ediliyor.

Ancak bu değerlendirme, Denizli'de yakın zamanda kesin olarak 7 büyüklüğünde bir deprem yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bir fayın deprem üretme potansiyeli ile depremin ne zaman gerçekleşeceğinin tahmin edilmesi birbirinden farklı konular.

Bu nedenle “Denizli'de 7 büyüklüğünde deprem olacak” şeklinde kesin bir ifade kullanmak bilimsel açıdan doğru değil.

Kaynak: HABER MERKEZİ