Kırşehir’in yetiştirdiği büyük halk ozanı Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de aramızdan ayrıldı. Aradan 14 yıl geçti; Bozkırın Tezenesi’nin sesi, bozlakları ve türküleri kuşaktan kuşağa yaşamayı sürdürüyor.
Bir sazın tellerinden yükselen ses, bazen bir şehrin hafızası olur. Neşet Ertaş’ın sesi Kırşehir için böyle bir ses. 1938’de Kırşehir’in Kırtıllar köyünde dünyaya gelen Ertaş, bozlak ustası babası Muharrem Ertaş’ın izinde yetişti. Yörede öğrendiği türküleri ve kendine özgü yorumunu Türkiye’nin dört bir yanına taşıdı.
25 Eylül 2026’da vefatının 14’üncü yılına ulaşırken Ertaş’ın adı yalnızca geçmişte kalmış bir sanatçıyı hatırlatmıyor. “Gönül Dağı”nı dinleyenlerde, bir bozlakta kendi derdini bulanlarda, saz çalmaya yeni başlayan gençlerde yaşamaya devam ediyor. Kırşehir’den çıkan müziğinin ülke genelinde ve yurt dışında tanınması, ardında bıraktığı mirasın büyüklüğünü gösteriyor.
Babasının ayak ucunda, Kırşehir’in gönlünde
Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de İzmir’de vefat etti. Vasiyeti üzerine Kırşehir’de, babası Muharrem Ertaş’ın mezarının ayak ucuna defnedildi. Babasından öğrendiği saz ve söz geleneğini ömrü boyunca yaşatan sanatçının bu son isteği, hayatıyla müziği arasındaki bağı da anlatıyordu.
Bugün Kırşehir’de ve Türkiye’nin dört bir yanında Neşet Ertaş denildiğinde yalnızca bir ses değil; Anadolu’nun acısını, sevgisini ve insan sıcaklığını taşıyan bir gönül dünyası hatırlanıyor. Sazı elinden düştü; türküleri dilden, adı gönüllerden düşmedi.



