Gündem

Kırşehirli Ozan İsa Erdoğan, Âşıklık Geleneğini 21. Yüzyıla Taşıyor

Kırşehir’in halk ozanı İsa Erdoğan, şiirleri ve kültürel çalışmalarıyla âşıklık geleneğini günümüze taşıyan güçlü bir kalem olarak öne çıkıyor.

Kırşehir’in halk ozanı İsa Erdoğan, şiirleri ve kültürel çalışmalarıyla âşıklık geleneğini günümüze taşıyan güçlü bir kalem olarak öne çıkıyor.

Kırşehir’in Gönül Sesi: Ozan İsa Erdoğan

Kırşehir’in Kortulu köyünde 1948 yılında dünyaya gelen İsa Erdoğan, halk şiirinin yaşayan temsilcilerinden biri olarak hem yerel hem de ulusal kültür belleğinde önemli bir yer edindi. Hayat mücadelesini küçük yaşta omuzlayan Erdoğan, berber çıraklığından maden işçiliğine uzanan bir yaşamın içinden süzülüp gelen dizeleriyle bugün Kırşehir’in kültürel simgelerinden biri. Neşet Ertaş’tan aldığı ilhamı kendi sesiyle harmanlayan ozan, gelenekten kopmadan modern bir şiir dili kurmayı başardı.

KIYŞAD ile Kültürel Mirası Kurumsallaştırdı

İsa Erdoğan yalnızca bireysel şiirleriyle değil, kolektif kültürel hafızayı koruma çabasıyla da ön plana çıkıyor. 2011 yılında kurduğu Kırşehir Yazarlar ve Şairler Derneği (KIYŞAD) ile Türkiye’nin farklı şehirlerinden halk şairlerini bir araya getirerek şiir geceleri, anma programları ve festivaller organize etti. KIYŞAD; Pekmez Festivali, Aşık Said Anma Programı, Âşık Paşa Şöleni gibi etkinliklerle Kırşehir’in kültürel yaşamında aktif bir rol üstlendi.

Şiirlerinde Güncel ve Toplumsal Dertlere Ses Oluyor

İsa Erdoğan’ın şiirlerinde işlediği temalar, halkın gündelik yaşamına ve toplumsal sorunlarına ayna tutuyor. Orman yangınları, kadın cinayetleri, doğalgaz zamları, pandemi süreci, şehit haberleri ve savaş gibi güncel olaylar şiirlerinde sıkça yer buluyor.
Örneğin; “Doğalgaz yakacak paran var mıdır?”, “Pis Korona”, “Zalim Putin” gibi şiirleri, sadece bireysel duygular değil aynı zamanda kolektif bir bilinci yansıtıyor. Erdoğan bu yönüyle halkın dile getiremediği ya da görmezden gelinen meseleleri sanat yoluyla görünür kılıyor.

Âşıklık Geleneğini Söz Sanatlarıyla Yeniden Yorumluyor

Erdoğan’ın şiirlerinde geleneksel halk edebiyatı söz sanatları büyük yer tutuyor. Tezat, teşbih, telmih, kinaye, tekrir ve muamma gibi sanatları ustalıkla kullanarak şiirlerine hem derinlik hem de estetik katıyor.
Örneğin, “Kızılırmak Kanser Olmuş” şiirinde doğa tahribatını teşhis sanatıyla işlerken, “Bal Bir Tanem” şiirinde duygusal yoğunluğu artırmak için tekrir sanatına başvuruyor. Ozanın şiir dili sade ama derin; anlatımı halktan ama evrensel.