10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, basın emekçilerine teşekkür etmek ve gazetecilik mesleğinin önemini vurgulamak için her yıl kutlanıyor.
Her yıl 10 Ocak’ta kutlanan Çalışan Gazeteciler Günü, haberin peşinden koşan, doğru bilgiye ulaşmak için mücadele eden basın emekçilerine ithaf edilen özel bir gün. Bu anlamlı tarih, yalnızca gazetecilerin değil; demokrasinin, ifade özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının da simgesi haline geldi.
Günümüzün hızla değişen dijital dünyasında, bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça dezenformasyon da bir o kadar arttı. İşte tam bu noktada, görevini etik değerlerle yerine getiren gazeteciler, toplumun güvenilir bilgiye ulaşmasında kritik bir rol üstleniyor. 10 Ocak ise bu çabanın, emeğin ve adanmışlığın sembolü olarak öne çıkıyor.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kökeni, 1961 yılına dayanıyor. O dönem yürürlüğe giren ve basın çalışanlarına bazı yasal haklar tanıyan 212 Sayılı Kanun, gazetecilerin uzun süredir verdiği mücadelenin bir sonucu olarak kabul edildi. Bu gelişme, dönemin bazı gazete patronları tarafından protesto edilse de, gazeteciler kendi imkânlarıyla “Basın” adlı bir gazete çıkararak dayanışmanın gücünü gösterdi.
İşte o gün, yani 10 Ocak 1961, basın emekçileri için bir dönüm noktası oldu. Önce "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak anıldı, ancak yıllar içinde "bayram" ifadesi çıkarılarak Çalışan Gazeteciler Günü adını aldı.
Gazetecilik, sadece masa başında yapılan bir iş değil. Savaş bölgelerinden afet alanlarına, mahkeme salonlarından sokak röportajlarına kadar her yerde görev başında olan gazeteciler, çoğu zaman zorlu koşullarda çalışıyor. Özellikle yerel basında görev yapan gazeteciler, kısıtlı imkânlarla büyük sorumluluklar üstleniyor.
Ayrıca dijital dönüşümle birlikte gazetecilikte çoklu beceri setleri de önem kazandı. Haberi yazmak kadar, görsel hazırlamak, video çekmek ve sosyal medya yönetmek de artık mesleğin bir parçası. Bu da gazetecilerin iş yükünü artırırken, niteliğin korunması için ekstra çaba gerektiriyor.
Demokratik bir toplumun temel taşlarından biri olan özgür ve bağımsız basın, ancak gazetecilerin haklarının korunmasıyla mümkün olabilir. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, sadece bir kutlama değil; aynı zamanda bir farkındalık günü olarak da görülmeli.
Bugün, basın özgürlüğüne olan inancı tazelemek, gazetecilerin haklarına sahip çıkmak ve etik haberciliğe destek vermek için bir fırsat. Unutmamak gerekir ki; tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik ancak özgür koşullarda filizlenebilir.
10 Ocak, gazeteciliğin toplum üzerindeki etkisini hatırlamak ve gazetecilerin emeğine değer vermek için önemli bir tarih. Bu özel gün, haberin mutfağında gece gündüz demeden çalışan gazetecilerin, sadece bir gün değil her zaman hatırlanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Basın emekçilerine teşekkür etmek, özgür ve güvenilir haberciliğe sahip çıkmakla başlar. Çünkü güçlü gazeteciler, güçlü toplumların sesidir.