Kırşehir'de açılması planlanan altın madeni projesine yönelik tepkiler sürüyor. ÇED olumlu kararına karşı açılan davada gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sırasında köy halkı da yaşadıkları sorunları ve endişelerini dile getirdi.
Çimele Köyü sakinlerinden emekli öğretmen ve hayvancılıkla uğraşan Şeref Yılmaz, maden projesinin yalnızca köylerini değil, tüm Kırşehir'i etkileyeceğini belirterek projeye neden karşı çıktıklarını anlattı.
"Biz ülkenin yararına olan hiçbir şeye karşı değiliz"
Yaklaşık 600-700 küçükbaş hayvan yetiştirdiğini söyleyen Yılmaz, yıllardır köyünde yaşadığını belirterek maden projesine ilkesel olarak değil, yaratacağını düşündüğü olumsuz sonuçlar nedeniyle karşı çıktıklarını ifade etti.
"Ülkenin menfaatine olan hiçbir şeye karşı değiliz. Ancak bu projenin faydasından çok zarar getireceğini düşünüyoruz. Üstelik bu zararları daha maden işletmeye açılmadan yaşamaya başladık. Bu nedenle 'istemiyoruz' diyoruz." ifadelerini kullandı.
"5 bin hayvanın otladığı meralar kapanacak"
Köy ekonomisinin büyük ölçüde hayvancılığa dayandığını belirten Yılmaz, maden sahası olarak planlanan alanın aynı zamanda bölgenin en önemli mera alanlarından biri olduğunu söyledi.
Yılmaz, köyde yaklaşık 5 bin küçükbaş hayvanın bu bölgede otlatıldığını belirterek, meraların kapanmasının hayvancılığı ciddi şekilde etkileyeceğini ifade etti.
Komşu Körpınar Köyü'nde de yaklaşık 60 bin hayvan bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, bölgedeki hayvancılığın zarar görmesinin yalnızca köyleri değil, et üretimini de etkileyeceğini savundu.
"Doğa ve tarihi miras yok olacak"
Şeref Yılmaz, maden sahasında yalnızca mera alanlarının değil, doğal yaşamın ve tarihi değerlerin de tehdit altında olduğunu söyledi.
Bölgede nadir görülen bitki ve hayvan türlerinin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, köyün yaklaşık iki bin yıllık geçmişe sahip olduğunu belirterek kral mezarları, höyükler ve tarihi kalıntıların proje kapsamında yeterince dikkate alınmadığını dile getirdi.
"Sondajlardan sonra suyumuz azaldı"
Köyde son yıllarda yaşanan su sıkıntısına da değinen Yılmaz, maden şirketinin yürüttüğü sondaj çalışmalarının ardından su kaynaklarında ciddi azalma yaşandığını öne sürdü.
Muhtarın zaman zaman su tasarrufu konusunda anons yapmak zorunda kaldığını belirten Yılmaz, bazı dönemlerde köye günde yalnızca birkaç saat su verildiğini söyledi.
Yılmaz, yıllardır akan çeşmelerin kuruduğunu, kuyulardaki su seviyesinin yaklaşık 80-90 metreden 250 metreye kadar düştüğünü iddia ederek, bunun sondaj faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu düşündüklerini ifade etti.
"İliç'i gördük, aynı endişeyi yaşıyoruz"

Maden sahasının Kırşehir şehir merkezine kuş uçuşu yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyen Yılmaz, olası çevresel risklerin yalnızca köylerle sınırlı kalmayacağını savundu.
İliç'te yaşanan maden faciasını hatırlatan Yılmaz, olası bir kaza ya da çevresel kirlenmenin rüzgar yoluyla daha geniş alanları etkileyebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu sadece benim davam, sizin davanız ya da köylülerin davası değil. Bu dava Kırşehir'in davası, Kırşehirlinin davası, hatta ülkenin davasıdır. Çocuklarımızın gelecekte bu zehri solumak zorunda kalmasını istemiyoruz. Bizim sevdiklerimiz de Kırşehir'de yaşıyor."
Bilirkişi raporu bekleniyor
Altın madeni projesine ilişkin ÇED olumlu kararının iptali istemiyle açılan davada gerçekleştirilen keşfin ardından bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporun mahkemeye sunulması bekleniyor. Hazırlanacak raporun, davanın seyri açısından önemli bir aşama olması öngörülüyor.





