Kırşehir soğuk günler geçiriyor… Kar, fırtına, tipi, buzlanmış yollar, hastalıklar, kazalar, bir de bunlara geçtiğimiz pazar akşamı 5 şiddetinde yaşadığımız depremi ilave edersek Allah esirgesin her an her şeye hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ne mutlu ki bizlerin başımızı sokacak, sıcak bir çorba içecek, ayağımızı uzatıp yatacak sıcak yuvamız var.

Kırşehir soğuk günler geçiriyor…
Kar, fırtına, tipi, buzlanmış yollar, hastalıklar, kazalar, bir de bunlara geçtiğimiz pazar akşamı 5 şiddetinde yaşadığımız depremi ilave edersek Allah esirgesin her an her şeye hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Ne mutlu ki bizlerin başımızı sokacak, sıcak bir çorba içecek, ayağımızı uzatıp yatacak sıcak yuvamız var. Allah sahip olduğumuz imkânlardan bizleri mağdur etmesin.
Yaşadığımız bu soğuk havalarda kim bilir sığınacak bir yeri, sıcacık evi, içecek çorbası, kışlık giyeceği olmayan kaç insan var.
Okula giden ayağında ayakkabı, üzerinde kaban olmayan kaç öğrenci var.
Orta yaş gurubuna gelmiş veya yaşı daha fazla olan kaç vatandaşımız bu soğuk havalarda inşaatlarda köprü altlarında aç susuz yatıyor.
Kaç kişi açlıktan veya giyecek elbisesi olmadığından donarak ölüyor.
Kaç vatandaşımız çöplükten ekmek topluyor.
Hastane köşelerinde kimsesiz kaç vatandaşımız şifa bekliyor.
Yaşlılar yurdunda kaç büyüğümüz gözleri yolda geldi gelecek deyip evlat yolu bekliyor.
Bizlerin sıcak evlerinde rahat ve huzurlu oturabilmemiz için bu soğuk havalarda sınırda kaç askerimiz nöbet tutuyor, kaç polisimiz devriye geziyor, aynı zamanda vatan haini, millet düşmanı bölücü teröristlerle kaç askerimiz, polisimiz savaşıyor, şehit oluyor.
Hiç bunları düşünüyor muyuz?
Askerlik görevi vatan borcudur hepimiz yaptık ama hadi şu an sahip olduğumuz imkanlara sahip olmasaydık, yiyecek bir lokma ekmeğimiz, içecek bir tabak sıcak çorbamız olmasaydı halimiz ne olurdu, bunların yerinde bizler de olabilirdik?
Kolay mı çöpten ekmek toplamak o insanlar zevk için mi çöpleri karıştırıyorlar?
Hadi evi barkı olmayan, soğuk havalarda inşaatlarda, köprü altlarında yatan bizler olsaydık halimiz ne olurdu?
Kolay mı, sokaklarda yatmak?
Hiç kimse zevk için çöpten yiyecek toplamaz, sokaklarda yatmaz. Bu insanların yerinde biz de olabilirdik.
Düşmez kalkmaz bir Allah.
Yukarıda değindiğim konularla bizlerin sahip olduğu imkânları karşılaştırdığımız zaman halimize şükretmemiz gerekiyor.
Evlerimiz sıcak, yiyecek ekmeğimiz içecek çorbamız var, eşimiz, çocuklarımız var, sağlığımız yerinde çok şükür.
Ancak birkaç saniye sonrasının dahi ne olacağı belli olmayan dünya hayatında insanoğlu büyük bir yozlaşma ve doyumsuzluk içerisine girerek sahip olduğu değerlerin kıymetini bilmediği gibi şükretmeyi unutmuş sürekli olarak daha çok servete, lüks evlere, son model arabalara sahip olmayı hedeflemekte, çok para kazanmanın hesabını yapmaktadır.
Fakirler, yoksullar, aç susuz yatanlar kimsenin umurunda olmadığı gibi herkes kendi havasında davul çalıyor ama kimsede halinden memnun olup ta şükretmiyor.
Herkes Rabbena hep bana, hep benim tarlama diyor.