Kırşehir’de 39’uncu Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Geleneksel Yemek Yarışmasında jüri üyesi Doç. Dr. Yener Oğan, Çiğdem mikrofonuna neler söyledi?

Kırşehir’de 39’uncu Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Geleneksel Yemek Yarışması, Kırşehir’in yöresel lezzetlerini ve geleneksel mutfak kültürünü bir kez daha ön plana çıkardı. Yarışmaya jüri üyesi olarak katılan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yener Oğan, etkinliklerin Kırşehir mutfağının tanıtılması ve Türk mutfağına kazandırılması açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın öncülüğünde düzenlenen yarışma, “Ahi Sofrası” ve “Kırşehir Yöresel Yemek Yarışması” olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi. Yarışmada yaklaşık 35 ev hanımı, hazırladıkları yöresel yemeklerle hünerlerini sergiledi.

Yarışmada geleneksel yemeklerin yenilikçi yöntemlerle yeniden yorumlandığını belirten Oğan, jüri üyeleri olarak değerlendirme yapmakta zorlandıklarını ifade etti. Oğan, bazı yarışmacıların geleneksel lezzetleri füzyon mutfak anlayışıyla birleştirerek özgün ürünler ortaya koyduğunu söyledi.

Doç. Dr. Oğan, yarışmanın temel amacının yalnızca dereceye girmek olmadığını vurgulayarak, “Burada aslında bir yarışmadan ziyade Kırşehir mutfağını ön plana çıkarmayı amaçlıyoruz. Kırşehir mutfağı, özellikle İç Anadolu mutfağının karakteristik özelliklerinden birini yansıtıyor. Hamur işleri, et ürünleri ve kendine özgü gastronomik ürünleriyle Kırşehir, yöresel mutfaklar arasında ön plana çıkmayı hak eden şehirlerden biri” dedi.

Kırşehir’in gastronomi alanında şehirler arasındaki rekabette daha güçlü bir konuma gelmesini istediklerini belirten Oğan, Ahilik Haftası kapsamında düzenlenen yarışmaların bu hedefe katkı sunduğunu ifade etti.

Yarışmada hazırlanan yemeklerin restoran menülerinde değerlendirilebilecek seviyede olduğunu söyleyen Oğan, “Bugün tattığım ürünlerin hemen hemen hepsinin, küçük dokunuşlarla bir restoran menüsünde rahatlıkla sunulabileceğini düşünüyorum. İnşallah yöre mutfağımızı ve Türk mutfağımızı daha iyi yerlere taşıyacağız” diye konuştu.

“Yöresel mutfağın temelini bozmadan yenilik yapılmalı”

Yöresel yemeklerin günümüz gastronomi anlayışına uyarlanırken özünün korunması gerektiğine dikkat çeken Oğan, yöresel mutfaklarda sadelik ve basitliğin önemli olduğunu söyledi.

Günümüzde teknolojinin mutfaklara girmesi, tüketici beklentilerinin değişmesi ve mutfakların küreselleşmesinin yeni uygulamaları beraberinde getirdiğini belirten Oğan, “Bazen ürüne çok fazla dokunuş yapma kaygısı yaşıyoruz. Aslında yöresel mutfaklarda sadelik ve basitlik en öne çıkan unsurlar. Ancak günümüzde sürdürülebilirlik, teknoloji, tüketici beklentileri ve küreselleşme değişime yön verebiliyor. Burada önemli olan ürünün temelini bozmadan yenilikler yapabilmek” ifadelerini kullandı.

Yarışmaya farklı yaş gruplarından katılımcıların dahil olmasının kültürel aktarım açısından da önemli olduğunu belirten Oğan, özellikle annelerin, teyzelerin ve ablaların hazırladığı yemeklerin geçmişten geleceğe uzanan bir kültürün taşıyıcısı olduğunu söyledi.

Oğan, “Mutfak dediğimiz şey aslında sürdürülebilirliğin sağlanması ve kültürün gelecek kuşaklara aktarılması demek. Buradaki annelerimizin, teyzelerimizin ve ablalarımızın dokunuşları çok kıymetli. Çünkü onlar kültür aktarımını yarışmaya yansıtıyorlar” dedi.

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 30 öğrenciyle eğitime başladı

Açık Lise kayıt yenileme nasıl yapılır? AÖL 2026 kayıt ücreti 750 TL, son başvuru tarihi ne zaman?
Açık Lise kayıt yenileme nasıl yapılır? AÖL 2026 kayıt ücreti 750 TL, son başvuru tarihi ne zaman?
İçeriği Görüntüle

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi bünyesinde açılan Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nün de kentin gastronomi kültürünün geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.

Bölümde 30 öğrenciyle eğitim-öğretime başlandığını belirten Oğan, öğrencilerin Kırşehir mutfağına yeni bir bakış açısı kazandıracağını söyledi.

Oğan, “Öğrencilerimizin gelmesi bize ayrı bir dinamizm katacak. Onların bakış açıları, yaratıcılıkları ve yeni neslin dokunuşları bizim için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

Ahilik Haftası kapsamında düzenlenecek liseler arası yemek yarışmasının da üniversite öğrencileri açısından önemli bir deneyim olacağını belirten Oğan, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden 13 lisenin yarışmaya katılacağını kaydetti.
Oğan, üniversitenin yeni öğrencileriyle lise öğrencilerinin aynı ortamda buluşacağını belirterek, bu sayede öğrencilerin hem yarışma deneyimi kazanacağını hem de Kırşehir mutfağını yerinde tanıma fırsatı bulacağını söyledi.
“Kırşehir mutfağında söz sahibi olmak istiyoruz”

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü olarak Kırşehir mutfağının gelişimine daha fazla katkı sunmayı hedeflediklerini ifade eden Oğan, öğrencilerin yaratıcılığından yararlanarak yöresel mutfağın geleceğe taşınmasını amaçladıklarını dile getirdi.

Bölümün zaman içerisinde Kırşehir mutfağında daha fazla söz sahibi olmasını istediklerini belirten Oğan, öğrencilerin saha deneyimi kazanmasının bu süreçte önemli olduğunu söyledi.

“Yemeklerde geçen yıla göre üç-dört kat gelişim var”

Ahi Sofrası Yöresel Yemek Yarışması’nda son yıllarda önemli bir değişim yaşandığını belirten Oğan, özellikle yemeklerin yarışma alanında hazırlanmasının yarışmacıların deneyimini artırdığını söyledi.
Geçen yıl ilk kez yemeklerin yerinde hazırlanarak halkın izleyebileceği şekilde meydana taşındığını hatırlatan Oğan, yarışmacıların yalnızca yemek hazırlamakla değil; su, hava, fırın koşulları ve yarışma stresi gibi farklı etkenlerle de mücadele ettiğini ifade etti.

Yarışmalarda kazanmanın yanı sıra katılımın ve Kırşehir mutfağına katkı sunmanın da önemli olduğunu vurgulayan Oğan, bu yıl ortaya çıkan ürünlerin geçen yıla kıyasla büyük bir gelişim gösterdiğini belirtti.

Oğan, “Bu yılki ürünleri geçen yılki ürünlerle kıyaslayacak olursak iki katı bile demiyorum; üç katı, dört katı bir gelişim var. Gerçekten inanılmaz bir değişim görüyoruz. Yarışmalar ve bu tür etkinlikler devam ettiği sürece gelişimin daha da artacağına inanıyorum. Burada kazanan Kırşehir mutfağı ve Türk mutfağı olacaktır” dedi.

Kırşehir mutfağının tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların uzun vadeli yürütülmesi gerektiğini belirten Oğan, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nün de bu süreçte kentin mutfak kültürüne katkı sağlayacağını ifade etti.

Muhabir: Ayşe Hilal Deliorman