Yeni partinin kuruluşunu eleştirenler, acaba Özgür Özel ve ekibinin AK Parti’ye boyun eğmesini mi bekliyordu?
İlginçtir; yıllardır “köşe yazarı”, “aydın”, “entelektüel” ve “üstat” olarak tanınan bazı isimler, yeni kurulan partiyi itibarsızlaştırmak için adeta seferber olmuş durumda.
O halde onlara şu soruyu sormak gerekir:
CHP’ye yönelik siyasi ve hukuki baskılar karşısında siz olsaydınız ne yapardınız?
Ortaya atılan butlan tartışmalarını kabul edip eski yönetime teslim olarak Cumhur İttifakı’nın işini kolaylaştırmayı mı seçerdiniz, yoksa siyasi mücadelenizi farklı bir zeminde sürdürmek için yeni bir yol mu çizerdiniz?
Belediye başkanlarının tutuklandığı, görevden alındığı, yerlerine kayyum atandığı ve yargı süreçlerinin yoğun biçimde tartışıldığı bir ortamda, sessiz kalıp gelişmeleri kabullenmek mi doğru olurdu; yoksa demokratik siyaset içinde yeni bir alternatif üretmek mi?
Asıl tartışılması gereken budur.
Ne var ki milyonlarca takipçisi olan bazı köşe yazarları ve yorumcular, bu sorulara cevap vermek yerine yeni partiyi hedef almayı tercih ediyorlar.
Yıllardır kamuoyuna yön veren kalemlerin bu yaklaşımı, birçok okurun onların tarafsızlığına ilişkin değerlendirmelerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Eleştiri elbette demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Ancak eleştiri, iktidarı denetlemek yerine yalnızca muhalefeti yıpratmaya dönüştüğünde, toplum da bunun nedenlerini sorgulamaya başlar.
Siyasi görüşler farklı olabilir. Fakat demokrasi, farklı düşüncelerin özgürce yarışabildiği bir zemindir.
Yeni bir siyasi hareketi daha doğduğu gün mahkûm etmeye çalışmak, demokratik rekabet anlayışıyla bağdaşmaz.
Akp’nin 24 yılından çok memnun olmuşlar ki yeni partiye tahammül edemiyorlar.
Sanki Yeni Parti iktidar olduda arkadaşlar icraatlarını eleştiriyor.
Akıl tutulması diye işte buna denir.
Beyler güneş balçıkla sıvanmaz.
Özgür Özel ve arkadaşları yapılması gerekeni yaptı.
Kendilerini tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun.