TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Ertan Barut, Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) yapay zeka konusundaki değerlendirmesinin daha fazla araştırma ve geliştirme yapılması gerekliliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti.

Barut, ​​​​​​MGK'da yapay zekanın ele alınması ve basın açıklamasında bu konuya yer verilmesine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Ertan Barut, basın açıklamasında, yapay zeka çalışmalarına yönelik ilmi (bilimsel), askeri, iktisadi (ekonomik) ve içtimai (toplumsal) sonuçlara yönelik hazırlıkların yapılması ve ileri seviyede kabiliyetler geliştirmesinin önem ve önceliğine işaret edilmesinin, ülkenin yazılım teknolojileri alanındaki kararlılığını ve milli güvenlik açısından bu alana verdiği önemi bir kez daha gösterdiğini söyledi.

"İlk kez yapay zekanın, bir yazılım teknolojisinin MGK gündemine girdiğini" dile getiren Barut, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ukrayna Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Türkiye'de Baykar'ı Ziyaret Etti" "Ukrayna Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Türkiye'de Baykar'ı Ziyaret Etti"

"Bu açıklama tarihi bir milat olarak kayıtlara girecektir. Bugün hemen hemen kullandığımız tüm teknolojilerin, ekipmanların, sistemlerin, devletin, yani hayatımıza giren birçok şeyin temelinde var olan yazılımın ne kadar önemli bir güç haline geldiğinin bir başka göstergesi olarak karşımıza çıkmıştır.

Yapay zeka, günümüzde sadece teknolojik bir yenilik olmanın ötesine geçmiştir. Askeri, ekonomik ve sosyal alanlarda devrim yaratma potansiyeline sahip olan bu teknoloji, milli güvenlik açısından da stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye'nin bu alanda yerli ve milli üretim yapma zorunluluğu, bağımsızlık ve güvenlik perspektifinden bakıldığında elzemdir. MGK'nın bu değerlendirmesi, yapay zeka alanında daha fazla araştırma ve geliştirme yapılması, yetkinliklerimizin artırılması ve bu alanda lider ülkeler arasında yer almamız gerektiğini, kendi söküğümüzü kendimizin dikmesi gerektiğini ve teknolojide bağımsızlığımızı ilan etmemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır."

"Tren kaçmadı ama hızlanmalıyız"

"2030 yılına kadar bu topraklardan 1 milyon yazılım uzmanı, siber güvenlik uzmanı yetişmesi şarttır. AB stratejisinde 2030 yılı için 20 milyon bilişimci hedefi koymuş durumda." diyen Barut, Türkiye'deki üniversitelerden mezun edilen gençlerle bu sayılara ulaşmanın mümkün olmadığını, acilen daha etkin ve nitelikli programların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

"Yapay zeka treninin kaçmadığına" işaret eden Barut, "Ama elimizi çabuk tutmalıyız ve hızlanmamız gerektiği açık ve net bir şekilde ortada. Bir an önce bilimsel, askeri, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ve siber tehditlere yönelik planlamaları da içerecek şekilde yapay zeka eylemlerine yönelik çalışmalarımızı hızlandırmalıyız." dedi.

Siber saldırılara karşı yapay zeka

Ertan Barut, yapay zekaya son 5 yılda ABD'nin 150 milyar doların üzerinde yatırım yaptığına, dünya sıralamasında 20. sırada yer alan Norveç'te bu miktarın 5 milyar dolar düzeyinde olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin yapay zeka teknolojilerine yaptığı harcama ve yatırımların 500 milyon ile 1 milyar dolar arasında olduğunun altını çizen Barut, bu miktarın kısa ve orta vadede yaklaşık 1,5-4 milyar dolar arasına çıkarılması gerektiğini belirtti.

MGK'nın dikkati çektiği önemli hususlardan birinin de siber güvenlik tehditleri ve sınamalar olduğunu ifade eden Barut, şunları kaydetti:

"Yapay zeka, siber güvenlik alanında devrim niteliğinde çözümler sunmaktadır. Gelişmiş yapay zeka algoritmaları, siber saldırıları daha hızlı ve etkili bir şekilde tespit edip önleyebilir. Bu, özellikle kritik altyapıların korunması, veri güvenliğinin sağlanması ve ulusal güvenliğin teminat altına alınması için hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda, yapay zeka destekli sistemler, siber tehditlerin dinamik ve sürekli değişen doğasına karşı adaptif ve proaktif çözümler sunarak güvenlik açıklarını minimize etmektedir.

Türkiye'nin siber güvenlik alanında güçlü yönleri ve potansiyeli bulunmaktadır. Ancak yerli ve milli çözümler geliştirilmesi, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi, altyapıların güncellenmesi ve mevzuatın güçlendirilmesi gibi alanlarda önemli eksiklikler mevcuttur. Bu eksikliklerin giderilmesi, Türkiye'nin siber güvenlik kapasitesini artırarak, ulusal güvenliğin sağlanması ve uluslararası alanda rekabet edebilmesi açısından kritik öneme sahiptir."

30 bin firma, 200 bin yazılım uzmanı

Türkiye'nin yapay zeka alanında atacağı adımların, sadece teknoloji ve ekonomi değil, milli güvenlik açısından da stratejik önem taşıdığına vurgu yapan Barut, "MGK'nın bu konuda attığı adım, sektörümüzün bu alanda hızla ilerlemesi ve ülkemizin küresel arenada güçlü bir oyuncu haline gelmesi için büyük bir fırsattır. Yapmış olduğumuz slot analizleri çerçevesinde yapılacak yatırımlarla hızlıca zayıf yanlarımızı güçlü hale dönüştürebilir ve oldukça fazla olan fırsatlarımızı değerlendirebiliriz. Türkiye'de 30 bine yaklaşan yazılım firmalarımız ve 200 bini aşkın bilişim yazılım uzmanımızla devletimizin atacağı tüm adımlar, eylemler ve yol haritasını uygulama konusunda yazılım endüstrisi ekosistemi olarak hazırız." ifadesini kullandı.(AA)

Editör: Ayhan Ceylan