Türkiye yine ayakta!..

7 Haziran seçimleri yapıldı. Kırşehir iktidara bu kez beklediği iki milletvekilini vermedi.


Kırşehir’in yeni milletvekilleri Salih Çetinkaya ile Yıldırım Türk oldu. Bunlar da seçimin ardından daha milletvekili olduklarına bile sevinemediler. Şu an eli kola bağlı hiçbir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyorlar.
Zira AKP seçimi kaybetti, tek başına bir parti de hükümeti kuramıyor. Koalisyon hükümeti kurma çalışmalarını sürdürüyorlardı, sonuç olumsuz. Zaten herkes biliyordu ki AKP koalisyon hükümeti kurmayacak, mevcut hükümetle yeni bir seçime gidecekti.
Fakat Türkiye yine ayakta!..
Sinirler gerildi!..
PKK denilen caniler yine yakıyorlar, yıkıyorlar!..
Yine askerlerimiz, polislerimiz şehit ediliyor.
Yine ateş düştüğü yeri yakıyor.
Yine analarının, babalarının, eşlerinin, çocuklarının gözyaşları sel olup akıyor.
Yine diyorum; çünkü bunlar AKP ile sözde barış süreci sürdürüyorlardı.
7 Haziran seçimlerinde yüzde 13 oy oranı ile 80 milletvekili çıkaran PKK’nın uzantısı ya da siyasi kanadı olan HDP’liler ne oldu bilinmez, kendilerine oy veren PKK’lılar talimat almış olmalılar ki yeniden eyleme başladılar.
Yine Doğu ve Güneydoğu illeri başta olmak üzere pek çok ilde sincide, kalleşçe, kahpece şerefli ordumuza, polislerimize saldırıp şehit ediyorlar.
Bu caniler, bu kahpeler ne oldu da yeniden ayaklandılar?
Hatırlayınız 2014 yılında bir yerel seçim, bir Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaşadık. Bu bölücüler bu seçimlerde aldıkları oylarla kendilerinin varlığını ortaya koydular.
Daha önce bu 80 milletvekili CHP’den, sonra da AKP’den seçilmeye başlamışlardı.
Şimdi bunun sorumlusu AKP iktidarı diyebiliriz. Çünkü bunlarla sözde “barış süreci” başlattılar. Sonuç sıfır!
“Çözüm süreci” boyunca sessizliğe gömülen PKK’lılar demek ki daha da silahlanmışlar, daha da yerleşmişler hepsi patlamaya hazır birer canlı bomba olmuşlar.
Güneydoğu’da askerimize, polisimize arkadan saldırırken, askerlerimiz, polislerimiz seyretmekle yetiniyorlardı. Yani onlar ateş ediyor, askerimiz, polisimiz eli kolu bağlı izliyordu.
Bunlara kim talimat veriyordu “Böyle yapacaksınız?” diye…
Şimdi geldiğimiz yere bir bakın.
7 Haziran seçimleri öncesi oy için halkın karşısına bir başka yüzle çıkan HDP’liler ve onların lideri Selâhattin Demirtaş, seçim sonrası aslına dönüp yeniden silahlanıp adi ve kirli yüzlerini göstermeye başladılar.
Anadolu’nun çocukları görev yaptıkları illerde kahpece şehit ediliyor, bu bölücülere oy verenler, 80 milletvekilinin çıkarılmasını sağlayanlar sessizliğe gömüldüler. Namusunuz ve şerefiniz varsa, erkekseniz terörü bitirin.
Her gün polislerimiz, askerlerimiz şehit ediliyor, her ilde şehit cenazeleri kaldırılıyor.
Başımızdaki AKP hükümeti 7 Haziran’da kaybetti. Tek başına hükümeti kuramıyor. CHP ile haftalardır pazarlık yapıp nafile görüşmelerini yaptılar. Sonuç herkesin bildiği gibi sonuçsuz kaldı.
7 Haziran seçimlerinin sonucu alındığı saatlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Biz ana muhalefet görevini yapmak istiyoruz. Biz MHP olarak koalisyon hükümetine yokuz” demişti de toplumun bazı kesimleri gibi ben de karşı çıkmış, tepki göstermiştim.
Şimdi geldiğimiz noktaya bakıyorum da Bahçeli yaptığı açıklamalarda da “Ben meydanlarda milletime söz verdim. AKP iktidarından 13 yılın hesabını, yolsuzlukları, hukuksuzlukları sormayacaksam partime ve bana oy veren Türk milliyetçileri bizden hesap sormaz mı? AKP, CHP ve HDP koalisyon kursunlar” demişti.
Kimi yorumculara göre ABD’nin istediği AKP ile CHP’nin ortak bir hükümet kurması yönündeydi. Ama bazı güçler hükümeti kurdurmadı. Ülke biraz daha uçurumun kenarına itildi.
Şimdi ülkemizin içinde bulunduğu duruma, teröre, AKP’nin koalisyon kuracakmış gibi yapıp haftalardır oyaladığını görünce “MHP haklıymış” dedi insanlar. Çünkü CHP’liler HDP ile de açık, gizli görüşüyorlar. Yani PKK’nın siyasi kanadı HDP’yi CHP’nin kucağına ittiler. CHP’liler de bu durumdan memnun gözüküyorlar. AKP’den hesap sormayacaklarsa CHP-HDP destekli bir AKP hükümetinin kurulması elzemdir diye herkes düşündü ama yukarıda da belirttiğim gibi beklenen olmadı ve ülke yeni bir hükümete kavuşamadı.
Şimdi AKP, MHP ile sözde koalisyon hükümeti kurma adına vakit geçirecek ve ülke Kasım ayında muhtemel bir erken seçime gidecek. Eğer MHP’liler de, CHP’liler gibi AKP’nin bu oyununa düşerlerse göreceksiniz baraj altında kalacaklardır. Zira ülkenin böyle bir senaryoya tahammülü kalmamıştır.
“Seçimin sonucu ne olur mu” diyorsunuz?
Üç aşağı beş yukarı yine aynı olur.
AKP’nin 13 yıllık iktidarı döneminde yaşananları bu millet sanmıyorum unutsun.
Yarın CHP ve MHP meydanlarda haykırmayacaklar mı “Koalisyon hükümetini bizden hesap soracaklar diye kurdurmadılar. Hayali ve nafile görüşmeler yaptık. Terörü başlatanlardan bu millet hesap sormayacak mı?”
Büyük Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni nereden nereye getirdiler?
Geçmişte ülkemiz nice koalisyon hükümetleri ile idare edildi.
Türkiye şimdiye kadar 15 büyük koalisyona tanıklık etti. Bunlardan en uzun süreli olan 1999-2002 tarihleri arasında görev yapan DSP-MHP-ANAP koalisyonu oldu. Bakalım önümüzdeki günler ne getirecek?