Terör ve barışçılar

Ülkemizde meydana gelen üzücü olaylar nedeniyle 1 Kasım 2015 tarihinde yapılacak olan seçimlerde Kırşehir’in durum değerlendirmesini, siyasi parti adaylarını, kazandıkları taktirde Kırşehir’e yatırım olarak kazandıracakları seçim vaatlerini bir türlü gündeme getiremiyoruz, gündem, olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki seçim havasına bir türlü giremedik. Gözümüz Kırşehir’in sorunlarını, meselelerini, seçimleri, siyasi gelişmeleri görmez oldu.


Bir gün üç şehit, bir gün beş şehit, bir gün on beş şehit.
Bu günkü yazımda 1 Kasım seçimlerini, Kırşehir’deki siyasi parti adaylarının çalışmalarını ve seçim vaatlerini kaleme alacaktım. Ancak biri Yarbay, ikisi Astsubay olmak üzere üç askerimizin şehit olması, benimde mili ve manevi konulara hassas olmam nedeniyle konu değişikliği yapmama neden oldu.
Yıllardır yazıyor ve söylüyorum ABD, AB ve diğer haçlı devletlerinin ülkemiz üzerinde oynadığı oyunlar ve satın aldığı maşalar aracılığıyla birliğimiz, beraberliğimiz bozuluyor, istikrarımız her alanda güç kaybediyor. Türkiye’yi bölmek, parçalamak, güçsüz bir devlet haline getirmek için plan üzerine plan yapılıyor, oyun üzerine oyun oynanıyor. Bu oyunlara, planlara maalesef ülkemizde uşaklık eden satılmışlarda katılınca terör belasıyla yatıp, kalkıyoruz.
Hal böyle olunca ister istemez Ankara’da yüz iki kişinin öldüğü patlama öncesinde yapılacak olan barış mitinginin organizatörleri nerede, barışçılar nerede demeden yapamıyor insan.
Şu hale bakın ki;
Birileri Ankara’da barış mitingi düzenleniyor, mitingden bir gün önce HDP Genel Başkan Danışmanlığını yapan ve 1 Kasım seçimleri için HDP den milletvekili adayı olan kişi “ bombalar Ankara’da patlayacak twiti atıyor .“ miting sabahı “ bu meydan kanlı meydan” sözleriyle halay çekiliyor, tam o anda bombalar patlıyor ve yüz iki kişi ölüyor.
Ülkemizin, birliğini, bütünlüğünü bozmaya amaçlı bu olayları tasvip etmemiz söz konusu olamaz.
Ancak HDP’ den milletvekili adayı olan birisinin “Bombalar Ankara’da Patlayacak” twiti attıktan saatler sonra bombaların patlaması, o gün doksan beş kişinin öldüğü mitinge HDP eş başkanlarının, milletvekillerinin, yöneticilerinin her zaman olduğu gibi bu tür olaylardan üç, beş saat veya bir, iki gün sonra gelmeleri de manidardır.
Çünkü ne HDP yöneticileri, ne de onların eşleri, çocukları veya diğer yakınları bu mitinglere icabet etmeyip, ya İstanbul’da üç büyüklerin maçlarını seyrediyorlar, ya pikniğe gidiyorlar.
Şu hale bakın Ankara’daki mitingin adı barış mitingi;
Maalesef bir tane Türk Bayrağı Yok.
İstiklal Marşımızı okumak yok,
Şehitlerimize saygı duruşunda bulunmak yok
Dillerinde “ Bu meydan kanlı meydan sözleri var.”
T.C. Devletine hakaret var.
Kırk yıldır terör estiren, Türk Askerini, Polisini şehit eden, kundaktaki bebekten, doksan yaşındaki yaşlısına kadar masum vatandaşları öldüren terör örgütü için katil PKK diyen yok, tek bir söz yok, kınama yok, protesto yok.
Bu olaydan bir gün önce hamile eşinin, kızının yanında şehit edilen polisimiz için barışçıların sesi çıkmıyor. Ağlayan yok, kınayan yok.
Ben bu yazıyı kaleme almadan önce bir Yarbayımız, iki Astsubayımız Şehit edildi HDP yöneticilerinden ve barışçılardan yine çıt yok, yine ses yok
Çıkan tek ses “ Katil Devlet “
Onların yandaşları ölünce katil devlet.
Peki askerlerimizin, polislerimizin şehit edilmesinde, kırk bin vatandaşımızın öldürülmesinde de mi katil devlet.
Acaba hangi devlet doğup büyüdüğü, ekmeğini yediği, her haklardan fazlasıyla yararlandığı, dış güçlerin maşası olmuş, dağlara çıkarak Türk Askerine, Polisine silah sıkmış, şehit etmiş, vatanına ihanet eden teröristleri milletvekili seçtirip, dokunulmazlık zırhına alır, koruma verir, en yüksek düzeyde maaş verir, bir eli balda, bir eli balda yaşatır.
Hangi devlet kendisine hakaret edenlerin, ihanet edenlerin ailelerine maaş bağlar.
Bunları söylerken vicdanınız daha önce bitler, pireler içerisinde, kurtlu yemeklerle, makarnalarla, banyo, duş yapmadan kokmuş vaziyette yaşamını sürdürdüğünüz, Türk Askerini, Polisini şehit ettiğiniz dağlarda mı kaldı ?
623 yıl dünyaya hükmeden, gittiği her yere adalet götüren, dini inancı, mezhebi ne olursa olsun insanlara eşit haklar ve özgürlükler tanıyan, hiçbir vatandaş ayrımı yapmayan T.C. Devleti katil;
Kırk bin kişinin katili PKK terör örgütü masum öyle mi ?
Allah (C.C.) önce akıl fikir, sonrada içinize hidayet versin.
Nankörlüğün bu kadarına pes doğrusu.