Söyle Bana Erzincan

Halâ duruyor mu o heykel

Yerli yerinde, hükümet konağı bahçesinde

Dayamış çaresiz bir kadın

Başını İsmet Paşa'nın bağrına.

Medet ya Allah’ım, medet ya Paşam

Bir ben kaldım ailemden

Kocam, anam-babam-çocuklarım

Tamamı toprak altında

Yedi günde ulaşmış Ankara'ya deprem

Haberleri telleri çökmüş ulaşımın

Erzincan dümdüz ne bina var ne insan!

Gömüldü kederlerle elli bin insan

Söyle bana Erzincan, izin vermediğin keder

Izdırap, kin ve nefret

Dolaşıyor mu sokaklarında

Duruyor mu yerinde bin pencereli

Erzincan Askeri Lisesi

Dindirmek için acıları, elemleri

Halâ çağlıyor mu Girlevik Şelâlesi?

Huzurunda kurulmuştur masalar

Vuruyor mu sazın tellerine

Ali Ekber Çiçek: Kadir Mevlâm senden

bir dileğim var/Beni muhannete muhtaç eyleme

Söyle bana Erzincan halâ buluşuyor mu Yenişehir'de

Sevdalılar?

Belki aşk yüklüdür tren vagonları...

Yağmur bir lütfudur insanlığa Tanrı'nın

Dilerim her gün yağmurla bezensin

Gezip soluk aldığımız sokaklar, caddeler

Dağlarda yolcular, tepelerde kuşlar, kartallar

Ne kadar yücedir yağmurların kuşattığı gökyüzü

ağaçlar, yapraklar, meyveler

Ey bulutlara saklanmış cesur damlalar

İnin yeryüzüne, kuşatın dünyamızı

Hüzünlüdür bütün insanlık, yaşadığı yağmurlarla

Hangi sanatçının eseridir hüzün ve yağmur

Bulunmaz hiçbir zaman ne şarkılarda ne türkülerde

Hicranla bakar yeryüzüne, gökyüzüne bütün sevdalılar

Okulda hüzün, caddede hüzün

Akşam hüzün, sabah hüzün

hüzünle öldürüldü sekiz çocuk bir öğretmen

katilde beş tabanca bir tüfek

uluorta dalmış okula

boşlukta kalmış çocuk,

Isa Aras öldürmüş sekiz arkadaşını ve

öğretmenini kendini ispat için!